Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Geçen yıl hücresinde intihar eden cinsel saldırı suçlusu seri pedofil Jeffrey Epstein'ın suç ortağı ya da medya diliyle “madam”ı Ghislaine Maxwell’in bugün New York’ta ilk kez yargıç önüne çıkması bekleniyor. Daha doğrusu geçen 2 Temmuz’da tutuklandıktan sonra konulduğu Brooklyn’deki federal cezaevinden videoyla Manhattan’daki mahkeme salonuna bağlanacak. Belki de ilk kez, ilk ağızdan dökülmüş sözcükleri duyulacak Maxwell’in.

Çünkü, 1990’ların ortalarından başlayarak onlarca kız çocuğunun mağdur edildiği Palm Beach merkezli korkunç bir cinsel suç ve fuhuş ağının içinde olmasına karşın, kamuoyuna direkt tek bir açıklaması yok, hep üçüncü şahısların ağzından dinliyoruz hikayesini. Çok hikaye anlatılıyor, ancak bunların hiçbiri esrarengiz kadın imajını silemiyor.

“Kimdir bu Ghislaine Maxwell” sorusu hep “ABD’de siyasi ve nüfuzlu çevrelerle yakın ilişkisi olan İngiliz sosyetik” tarifiyle yanıt buluyor. “Epstein’ın bu çevrelerle kaynaşmasını sağlayan eski sevgilisi ve sonraları kız çocuklarını 200 dolar karşılığı masaj bahanesiyle Epstein’ın ağına düşüren işbirlikçisi” olarak devam ediyor profil.

New York Güney Bölge Savcılığı, Ghislaine Maxwell'e yönelik suçlamaları 2 Temmuz'da açıkladı.

Ghislaine portresinin diğer dayanağı, bir dönemin medya kralı Robert Maxwell’in kızı olması. Ghislaine’in kimliğinden çok babanın trajediyle sonuçlanan sıradışı hayat hikayesini anlatan bir profil çıkıyor karşımıza. İkinci Dünya Savaşı’nda sürgündeki Çekoslovak ordusunun Yahudi neferlerinden biri olarak Normandiya’da çarpışıp, daha sonra İngiliz ordusuna katılan ve İngiltere’ye iltica edip İşçi Partisi milletvekilliğinden medya krallığına kadar yükselen Robert Maxwell’in dokuz çoçuğunun en küçüğü Ghislaine. Anlatılanlara göre babasının gözdesi. Nitekim, Robert Maxwell’in 1991’de Kanarya Adaları’nda denize düştüğü yatın adı da “Lady Ghislaine”. Maxwell’in kalp krizi geçirerek düşüp boğulduğu söyleniyor, ancak madalyalı savaş kahramanı olarak anılırken hırsız çıktığı için, ölümünü şüpheli bulanlar çoğunlukta.

Maxwell’in gazetelerinden Daily Mirror’un eski editörü Roy Greenslade intihar ettiğini düşünüyor. Çünkü o tarihte Maxwell’in, şirketlerinin emeklilik fonlarında 460 milyon sterlinlik yolsuzluk yaptığına dair soruşturma yürüyordu ve Greenslade’e göre patronu hapse girecek adam değildi. Foto editörü Ken Lennox ise “O teflon adamdı, üzerine hiçbir şey yapışmazdı. Güverteden denize işerken 140 kilo olduğu için düştü ve öldü” diyor. “Babasının kızı” dediği Ghislaine’in acı kayıp üzerine nasıl yıkıldığını da anlatıyor.

Cannes Film Festivali, 1987. Ghislaine, anne ve babası Robert ve Betty Maxwell'le birlikte.

Greenslade’in anlatımına göre Maxwell canavar bir babaydı, ailesine pek kötü davranırdı. Fakat Ghislaine’e özellikle düşkündü, oğullarından ayrı tutardı. Bir keresinde, Ghislaine henüz gencecikken denizde tehlikeli bir dalışta ölümden döndüğü için “sürekli riskli, aptalca şeyler yapıyorsun” diye azarlamış, kız zekice ve tatlı dille babasını yatıştırmış, çıkıp gittikten sonra da Maxwell, Greenslade’e dönüp gururla “Aynı benim gibi…” demişti.

Babasının ölümü üzerine ailenin sözcüsü olarak süreci, medyayla temasları gayet akıllıca yönetmiş, sonra da Amerika’ya göç etmişti. Greenslade’e göre zimmet skandalından ötürü beş parasız gitmişti Ghislaine ABD’ye. Peki, cep delik olduğu halde New York’un krema tabakasında nasıl çevre edindi, orası karanlık. Ama kimilerine göre de Ghislaine’in gizli bir fondan geliri vardı.

Bir zamanlar finans sihirbazı diye tanımlanan Epstein’ın da milyarlık servetini nasıl yaptığı tam bilinmiyor. Parasını yönettiği müşterileri kimlerdir, net bir bilgi yok. Ancak en azından bilinen tek müşterisi, Victoria’s Secret’ın da dahil olduğu “L Brands” şirketinin patronu Leslie Wexner’in “46 milyon dolarımı zimmetine geçirdi” şeklindeki suçlaması, belli bir fikir verebiliyor.

FOTOĞRAFLARDAKİ GHISLAINE

1961’de Fransa’da dünyaya gelen Ghislaine Maxwell, Fransız adı taşıyor. İngiltere’de seçkinlerin yatılı okulu Marlborough Koleji’ni bitirdikten sonra Oxford Üniversitesi’ne gidiyor. 20’li yaşlarda Londra sosyetesinde yükseliyor, babasının gazetesi The European’da çalışıyor. Babasının ölümünden sonra ABD’ye yerleşiyor ve İngiliz vatandaşlığının yanı sıra ABD vatandaşlığını da alıyor. Epstein’la birlikte New York’ta sosyal hayatın merkezinde.

Çok sayıda fotoğrafın parçası ama o fotoğrafların kolajından net bir kimlik profili çıkmıyor ortaya. 2000 yılından kalma bir karede Donald Trump, müstakbel eşi Melania ve Epstein’la birlikte Palm Beach’te. Ama o karenin esas çocukları Trump ile Epstein. İkisinin kulüp ortamlarında çok sıkı fıkı olduğunu gösteren bir video da var. Trump bir zamanlar diyor ki; “Jeff’i 15 yıldır tanırım. Harika adamdır, çok eğlencelidir. O da benim gibi güzel kadınlardan hoşlanır ve hepsi de gençtendir. Hiç şüphe yok, Jeffrey sosyal yaşamın tadını çıkarmasını bilir…” Fakat geçen yıl Epstein nihayet adaletin pençesine düşünce Trump şu açıklamayı yapar: “Palm Beach’te herkes ne kadar tanıyorsa o kadar tanıyorum. Sanırım 15 yıldır hiç konuşmadım. Hayranı da değildim…”

Yıl 2000. Trump ve henüz evli olmadığı Melania, Epstein ve Maxwell'le birlikte Palm Beach'te.

Bir başka karede Ghislaine Maxwell, Chelsea Clinton’ın düğününde; 2010 yılındaki düğün fotoğraflarında hemen gelinin babasının arkasında gülerken görülüyor. Clinton’ın sözcüsüne göre Maxwell’in davet edilmesinin nedeni, o sıralar Chelsea Clinton’ın arkadaşı Gateway şirketinin kurucusu milyarder Ted Waitt ile çıkıyor olması.

Ancak aynı Ghislaine Maxwell, 2009 yılında eski Başkan Clinton’ın Global İnisiyatif programında da sahne arkasında. Başkan Clinton, Epstein’ın sonraları “Lolita Ekspres” diye anılan özel Boeing 727’siyle yapılan Afrika seferine bile çıkmıştı. Clinton Vakfı’nın demokratikleşme, yoksulların kalkındırılması ve AIDS’le mücadele çalışmaları çerçevesinde olmuştu bu gezi. Clinton, vakfa 25 bin dolarlık katkıda bulunan Epstein’ı “Global piyasalara hakim başarılı bir finansör, bilime vakıf bir şahsiyet ve adanmış bir hayırsever” olarak nitelemişti zamanında.

İşte böyle her karede konu dönüp dolaşıp diğer aktörlere geliyor. Bir başta fotoğrafta Kraliçe Elizabeth’in oğlu Prens Andrew, yanında Virginia Giuffre, arka planda da Ghislaine Maxwell var. Şimdi 30’lu yaşlarda olan Virginia, Maxwell tarafından küçük yaşta fuhuşa zorlandığını, bu kişilerin arasında vali ve senatörlerin yanı sıra Prens Andrew’un da bulunduğunu iddia ediyor, kulüpteki dansta prensin nasıl terlediğinden tutun, Londra, New York ve Virgin Adaları’nda birlikte olduğu mekanlara kadar nice ayrıntılar veriyor.

Prens Andrew böyle bir fotoğrafın çekildiğini bile hatırlamadığını söylüyor, soruşturmada New York savcılarıyla işbirliğine de yanaşmıyor. Fakat Daily Telegraph’ın geçenlerde ortaya çıkardığı başka bir fotoğraf, prensle Maxwell arasındaki bağı gayet net açıklıyor. 2002’de çekilmiş bu fotoğrafta Ghislaine Maxwell, Kevin Spacey ile birlikte Buckingham Sarayı’nda tahtta oturuyor. Gazetenin haberine göre Prens Andrew, saray turu yaptırırken çekilmiş bu poz. O tahta oturmak, Kraliçe’ye ve monarşiye saygısızlık anlamına geliyor. Düşünün Westminster Kilisesi’ndeki taç giyme koltuğuna bile bugüne kadar kimse oturmuş değil. Saray bu konuda yorumda bulunmuyor. Tahta oturan diğer kişinin, cinsel saldırıyla suçlandığı için dışlanan aktör Kevin Spacey olması da cabası. Spacey'nin Epstein’ın özel uçağıyla Afrika’ya yapılan seferde Bill Clinton’a eşlik ettiği de biliniyor.

Ghislaine Maxwell, Kevin Spacey ile birlikte Buckingham Sarayı'nda tahtta...

Ghislaine Maxwell’in yakın çevresinden olduğu söylenen kişiler, basına açıklamalarında kadının soruşturmada kraliyet ailesiyle ilgili konuşmayacağını söylüyor. Örneğin Ghislaine'nin arkadaşı, eski yatırım bankacısı Laura Goldman, “Prens Andrew hakkında asla bilgi vermeyeceğini söyledi bana. Dostu olduğu için onun hakkında konuşmaz” diyor.

Ghislaine Maxwell hakkında konuşan üçünçü sahışlardan biri de, kendisi gibi ABD’de yaşayan ablası Christine’nin çocuklarının eski dadısı Sydney Proctor. Dadının dediğine göre 1990’larda Ghislaine, Epstein’la ayrılığının derin yaralarıyla ablasının evine geliyor. Ghislaine 24 saat kalıp ayrılıyor, abla Christine Epstein’ın kardeşine zulmünden ötürü çok öfkeleniyor. Fakat Christine Maxwell, “Sydney Proctor ile bu konuları konuştuğumu kesinlikle hatırlamıyorum” diye açıklama yapıyor.

Ghislaine Maxwell’in nerede yaşadığı da tutuklandığı güne kadar bir sırdı. CNN Int’e konuşan Maxwell’e yakın bir kaynak, geçen yılın aralık ayında Miami-New York uçağında Ghislaine’in yanında oturduğunu ve yaşadığı yeri sorduğunda “Orada burada, her yerde” yanıtını aldığını söylemişti.

Maxwell’in yeri yurdu, geçen yaz Epstein’ın tutuklandığı günden beri sorgulanıyordu. Medya peşindeydi. Bir İngiliz gazetesi yerini bildirene 10 bin sterlin ödül vaat etmiş, bazı gazeteler de Brezilya sahillerine kadar uzanan adresler vermişti. Bir kaynağa göre de Boston yakınlarında Manchester-by-the-Sea’de okyanusa nazır 3 milyon dolarlık bir malikanede Cargometrics adlı teknoloji firmasının 43 yaşındaki CEO’su Scott Borgerson ile birlikte yaşıyordu.

Bütün bu süreç içinde Ghislaine Maxwell’in güncel tek fotoğrafı (altta) ortaya çıktı. O da, bir fast food lokantasında çekilmiş ve New York Post’ta yayınlanmıştı.

5 MİLYON DOLARLIK KEFALET TEKLİFİ

Neticede Epstein artık hayatta olmadığı için soruşturmanın merkezindeki kişi olarak Ghislaine Maxwell, New Hampshire Bradford’da geçen aralık ayında nakit parayla aldığı evde bulunarak tutuklandı. Avukatları geçen hafta mahkemeye yaptıkları başvuruda, Maxwell’in “destekçileri” tarafından sağlanacak 5 milyon dolar kefaletle cezaevinden salınıp evde gözetim altına alınmasını teklif ettiler.

Savcılık makamı, güçlü bağları olan Maxwell’in kaçma riski nedeniyle hapiste tutulmasını istiyor. Avukatlar ise “Ghislaine Maxwell, Jeffrey Epstein değildir” notuyla Maxwell’in olumsuz gelişmelere rağmen ABD’de kaldığını, ABD vatandaşı olan iki ablası ve ABD’de dünyaya gelmiş yeğenleriyle yakın dostları ve isim annesi olduğu çocuklarının sıkı desteğine sahip olduğunu, sürekli temasta bulunduklarını, koronavirüs nedeniyle sağlık riskinden ötürü de serbest bırakılması gerektiğini belirtiyor. Kefalet talebinin bugün mahkemede ele alınması bekleniyor.

Netflix dizisinde Palm Beach polisinin bütün çabalarına karşın Epstein’ın görünmez çevrelerce nasıl korunduğu ve 2008’de savcıyla anlaşarak cinsel istismardan sadece 13 aylık bir hapis cezasıyla paçayı sıyırdığını izledik. O anlaşmayı yapan Florida Savcısı Alexander Acosta, Trump'ın Çalışma Bakanı'ydı ve geçen yıl skandal patlayınca istifa etmek zorunda kaldı. O dönemde Epstein’la suç ortaklığı soruşturulan dört kadın da, yargılanmamak üzere savcıyla anlaşmaya varmıştı. Fakat aralarında Ghislaine Maxwell yoktu. Dolayısıyla bugün Maxwell’in 35 yıl hapis istemiyle yargı önüne çıkarılmasında bir engel yok. Kefaletin kabul edilmeyeceği yönünde de iddia çok.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!