Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Zamanlı zamansız birine telefon açtığımda, “Müsait misin?” diye soranlardanım. Ama beş yıl önce dehşetle farkettik ki, çok da “müsait” bir girizgah değilmiş. Çünkü Türk Dil Kurumu güncel sözlüğüne göre “uygun, elverişli“ anlamına gelen müsait, aynı zamanda “Flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen kadın” demekmiş! Bu tür kullanıma da müsait olduğunu ilk kez duyduğumuz sözcük Ali Püsküllüoğlu’nun Türkçe Sözlüğü’nde de parantez içinde (Kadın için) olmak kaydıyla “kolayca elde edilebilen“ şeklinde tarif buluyordu.

Bir gazetede çıkan haber üzerine kadınlar olarak hep birlikte itiraz ettik, tanımın sözlükten çıkarılması için imza kampanyaları başlatıldı, konu Meclis’e kadar taşındı. Hatta o dönem Meclis Başkanvekili olan Meral Akşener, “Kadın örnek istemiyoruz kardeşim, bunu yapmayın… Meclis kapanana kadar herkesin ağzından çıkan sözcüğe dikkat edeceğim“ demişti kürsüdeki klasik üslubuyla.

TDK önce Türkçe Sözlük’teki bütün tanımların yeniden dikkatle okunup düzenleneceğini açıklasa da “müsait“ ile birlikte diğer ayrıştırıcı ve cinsiyetçi içeriğin sözlükten çıkarılması talebi mahkemeden döndü; sonra da gündemden düştü.

Müsait’in gizli varlığı sansasyonel bir keşifti, matbuata hakim erkek zihni ve dilindeki cinsiyetçiliğin, kadını aşağılayan bakış açısının daniskasıydı ve sözlüğü didikledikçe “oynak“ kadından “yollu“ kadına daha neler çıkmıştı neler. “Pekmezi küpten, kadını kökten al” gibi hiç işitmediğimiz deyişleri de öğrenmiş olduk. Sözlükleri biraz karıştırsak, çoktan farkedilmesi gereken kadın düşmanlığını bir haber aracılığıyla yeni keşfetmiştik.

Üzerinden beş yıl geçti, şimdi tekerleği yeniden keşfediyoruz.

Basın İlan Kurumu, Dr. Mehmet Gedizli’nin Türkçe isimler ve fiiller gibi çeşitli sözlüklerini yeniden basarak medya kuruluşlarına göndermiş. İçerikte “Oynak – işveli kadın“, “Yollu – kolayca elde edilen kadın“, “Taze – genç kadın“, “Karı ağızlı – dedikodu yapan erkek“ gibi kadını aşağılayan tanımlamalar var. Erkek sözcüğünün karşılığı ise “Sözüne güvenilir, mert.“ Yine bir gazete keşfedip yayınladı ve müsait döneminden tanıdık fırtına yeniden koptu. Kadınların hakaret dolu ifadelerle aşağılanıp erkeklerin yüceltildiği yazıldı çizildi. Fakat aynı kelimeler birebir aynı yan anlamlarıyla TDK sözlüğünde de var.

Basın İlan Kurumu da haberi ilk veren gazeteye hitaben “Yaptığımız hizmeti takdirle karşılayacak yerde yalan, yanlış haber yazıyorsunuz“ diye cevap verdi. Oynak, müsait, kirli (aybaşı durumunda bulunan kadın!) ve yollu gibi kelimelere ait bazı tanımların sözlükten çıkarılması için TDK’nın davalık olduğu mahkemelerin ret kararlarından örnekler aktarıldı.

Açıklamada deniliyor ki; “Basın İlan Kurumu, gazetelerin Türkçe kelimeleri, deyimleri doğru kullanmaları, gazetecilerin ve muhabirlerin ellerinde bir kaynak kitap olması için hâlihazırda piyasada olan sözlüklerden oluşan bir kaynak eseri yeniden yayımlama yoluna gitmiştir…”

Kadınlara karşı önyargılı ve cinsiyetçi dile karşı yıllarca çabalamış bir editör olarak kelimelerin doğru kullanılması kaygısını anlıyorum da; örneğin “esnaf” sözcüğünün ikinci anlamı bir muhabirin ne işine yarar, onu anlamıyorum. Esnafın aynı zamanda ”kötü yola sapmış kadın“ anlamına geldiğini de ilk kez duyduk. TDK hangi edebiyat şaheserinden alıntı yaptıysa – çünkü kitap ve yazar adı yok – “Esnaftan bir kadın” diye de örnek yerleştirmiş. Oysa esnafın ilk anlamı olan “küçük sermaye ve zanaat sahibi” açıklamasına, “Kendileri balıkçı olmayıp da balık satan esnafı da severim” örneği var Abasıyanık’tan. “Serbest“ kelimesini de “ağırbaşlı olmayan, hoppa kadın“ olarak algılıyor aynı erkek zihni.

MÜSAİT’İN ESRARLI YÜKSELİŞİ

“Müsait” tartışmasının bir ilginç yanı da, TDK’nın bile ikinci tanımın sözlüğe nasıl girdiğine pek vakıf olmamasıydı. Kurum o dönem “masa başında kelimelere yeni anlam katmıyor, yazı dili ve günlük dilden alıyoruz” babında açıklama yapmasına karşın, müsait’in sözlükteki seyrini muğlak bırakıyordu. Kelime ilk kez 1918’de tespit edilmiş, Ömer Seyfeddin’in Yeni Mecmua’da yayınlanan “Nakarat” öyküsünde geçen “Ne müsait kız. Bana tuhaf tuhaf gülüyor. Eliyle manasını anlamadığım işaretler yapıyor” ifadesi, “Teklifsiz konuşmada müsait: Flörte temayülü olan” şeklinde Meydan Larousse Ansiklopedisi’ne girmiş. Sonra da aynı anlamıyla bir daha okuyup duyan olmadığı halde TDK Sözlüğü’nün 1983’teki 7’nci baskısına alınmış. TDK, “O dönem sözlüğü hazırlayanlar hangi düşünce ile bu anlamı müsait kelimesine ilave ettiklerini bilmiyoruz. Ancak 1983’ten beri Sözlük’ün her baskısında aynı şekilde devam etmiştir” diyor.

TDK sözlüğünde halen “Teklifsiz konuşmada Flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen (kadın)” olarak yerini koruyor. İnsan merak ediyor tabii, kolayca flört edebilen erkeklerin teklifsiz konuşmadaki karşılığı ne oluyor. Ya da erkekler “kolay veya zor flört edebilen“ diye ikiye ayrılmıyor da bir standart türü mü var bunun?

VE O DİL ÖYLE EVRENSEL Kİ…

Google’a “müsait“ yazınca “Kolayca elde edilebilen, flörte hazır kadın“ çıkıyor karşınıza. Google’ın Türkçe Sözlüğü Oxford Languages tarafından sağlanıyor. 150 yılı aşkın deneyimiyle 50’den fazla dilde güvenilir sözlük yayıncısı olduğu notu düşülüyor. Dijital çağda kitap sayfalarında gizli kalmıyor arkaik dil; arama motoru bulup çıkarıyor.

Bu arada Oxford demişken… Gündelik kullanım bahanesiyle kadına yönelik cinsiyetçi tanımlar, İngilizcenin dünyadaki en kapsamlı sözlüğü olan Oxford Dictionary’de de fazlasıyla mevcut. “Kadın“ kelimesinin karşılığında argo tanımların sonu gelmiyor; “Bitch“ ve o…u anlamındaki diğer argo sözcüklerden başlayıp “Parça, bagaj, kısrak, piliç, bıldırcın ve jüpona“ varıncaya kadar. Bu nedenle cinsiyetçi dilin sözlükten ayıklanması için feminist gruplarca geçen yıl imza kampanyası başlatıldı.

Oxford yetkilileri “Yazın ve gündelik konuşma dili nedeniyle sözlüklere girmiş tanımları bir gecede çıkaramayız“ derken, kadınlar şunu söylüyordu: “Bu tanımlarla kadını cinsel obje olarak gören zihniyeti teşvik ediyor, zehirli dili yayıyorsunuz. Google gibi arama motorları da bu kavramları bulup yaymaya devam ediyor, internetteki kadın düşmanı iklime böylece katkıda bulunuyorsunuz…“ Evet, öyle oluyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00