Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Yaz başından beri Margot Robbie ile Ryan Gosling’in fotoğraf ve videoları viral viral ortalıkta uçuşuyor. Sarılı yeşilli neon kıyafetlerle Los Angeles Venice Beach’te patenle geziniyorlar mesela, Barbie ve erkek arkadaşı Ken olarak. Yine Venice Beach’in alışveriş, yeme-içme ve galeriler caddesi Abbot Kinney’de 60’lar tarzı bol paça kesimli başka kıyafetlerle dolaşıyorlar, yine Barbie ve Ken olarak.

        Hazirandan beri Barbie ve Ken yağıyor medya ve sosyal medyadan. Bütün bu tantana ta 2023 yazında vizyona girecek Barbie filmi için. Kesin tarihiyle 21 Temmuz 2023.

        Filmin çekimleri öyle sükse yaptı ki, Avrupalı turiste hitap eden bazı seyahat acenteleri Los Angeles tanıtımlarını Barbie dünyasıyla takviye ettiler; GIA Travels Venice Beach’teki kaykay ve paten parkında Barbie ve Ken gibi kayılabileceğini duyuruyor, sonra The Salon Venice kuaför salonunda saçları platine boyatıp eklemeyle Barbie’leşmek; Venice Soleil salonunda Barbie gibi pembe ojeli manikür yaptırmak mümkün. Abbot Kinney yolu da “shop till you drop” için müsait, boho-chic butiklerde retro tarzından moderne dönemsel Barbie kıyafetleri ve aksesuvarlar bulabilmek, wellness deneyimlerini tadabilmek bakımından. Liste, otellerin sunduğu Barbie tarzı havai yaşam seçenekleriyle uzayıp gidiyor.

        REKLAM

        “OKUDUĞUM EN İYİ SENARYO”

        Yetenekli Greta Gerwig’in yazıp yönettiği Barbie’nin nasıl bir film olacağı çok büyük merak konusu. Bu arada senaryoya erkek arkadaşı Noah Baumbach da ortak. Ryan Gosling “Hayatımda okuduğum en iyi senaryo” diyor. Margot Robbie bir röportajda şu esrarlı cümleyi kuruyor: “Filmle ilgili her ne düşünüyorsan, düşündüğün şey değil. Barbie, istediğini bilmediğin şey olacak.”

        Warner Bros resmi hesabından paylaştığı ilk karede Barbie’yi pembe cabriosunun direksiyonunda göstermişti; pırıl pırıl tasasız uçuk sarışın bir Margot Robbie. Ardından Ken geldi; saçlar platin, karın kasları yerinde ama yüzünde ebleh bir ifadeyle Ryan Gosling.

        Seyrettiğim son filmlerinde ikisi de Barbie ve Ken olmaya o kadar uzak ki; Once Upon a Time in Hollywood’da öldürülmeden finali gören Sharon Tate rolünde Margot Robbie ve tırnak sökmeli işkence dahil baştan sona şiddet dozu yüksek olmasına karşın bir John Wick heyecanı vermeyen Gray Man’de tetikçi CIA ajanı “Six” rolündeki Ryan Gosling. (Filmde iki saat aksiyon şiddeti var ama nedense bir durgunluk hissi veriyor, Bir Zamanlar Hollywood’da hippilerin Leonardo DiCaprio’nun evini bastığı sahnede asit trip halindeki Brad Pitt çevresinde dönen üç – beş dakikalık Tarantino şiddetinin yanına bile yaklaşamıyor).

        Robbie ve Gosling oyunculuğunda karakter yönleri ağır bastığı için de Barbie’nin nasıl bir film olacağı merak uyandırıyor. Barbie’nin 60 küsur yıldır bitemeyen sorunlu imajını artık nihayet düzeltecek bir yapım mı olacak? Filmin böyle bir derdi olmasa da en azından kahramanın problemli geçmişiyle bir şekilde bağlantı kurulacağı tahmin ediliyor. Yönettiği Lady Bird ve Küçük Kadınlar en iyi film dalında Oscar adayı olan Greta Gerwig’in eli değdiği için hikaye sürprizlere açık.

        REKLAM

        Filmin yapımcıları arasında üretici firma Mattel’in prodüksiyon şirketi Mattel Films de bulunduğu için pop kültüre uyumlu bir entelektüel ve ideolojik değişim mi hedefleniyor sorusu ortaya atılıyor. Ama acaba buna gerçekten ihtiyaç var mı? Şart mıdır bu zamanda Barbie’nin imajıyla uğraşmak?

        İmaj meselesi ağır, çünkü Barbie’den astronot, itfaiyeci, politikacı, doktor ve hatta pandemide bilim kadını yaptılar, engellisini tekerlekli sandalyeye oturttular, protez taktılar, model Winnie Harlow gibi vitiligolu Barbie çıkardılar, mantıksız ve imkansız beden ölçülerine kalça ve baldır eklediler yine de “gerçek dışı ölçüleriyle küçük kızlara yanlış imaj dikte ediyor” diskurlarını bitiremediler. Ben de bir kız çocuğu büyüttüm, çok Barbie’si oldu ama bebeğe özendiğine hiç tanık olmadım. Belki de Berlin’den aldığım ilk siyah Barbie ile Mattel’in artık salt şarışın – mavi gözlü Barbie saplantısını bırakıp diversity faslına geçtiği döneme rast geldiği için olabilir.

        Bir fenomen olarak Barbie’nin en ironik yanı, Mattel şirketini kuran ve bebeğe şeklini veren Ruth Handler’in bu işe, kadını geleneksel anne rolünden çıkarmak için soyunmuş olması. Handler’in niyeti 1950’li yıllarda kız çocuklarına rol model olarak anneliği aşılayan emzikli oyuncak bebeklere bir alternatif yaratmaktı. Hani neredeyse feminist bir çaba, fakat Barbie’nin o aşırı uzun bacakları ve dar kalçalarıyla gerçek dışı ölçüleri yok mu! Kadını idealize bir kalıba sokarak kız çocuklarının özgüvenini hırpaladığı için çok eleştirildi, erkeklerin fantezi dünyasını yansıtmakla suçlandı.

        Sanki bütün oyuncaklar gerçek hayata paralel varlıklarmış gibi bilim alemine bile dert oldu da iyice hesaplayarak sonunda 99-46-84’lük ölçülere sahip bir insanın vücuduna iç organların sığamayacağına karar verdiler. Tabii oyuncak ayılar, trol ve ejderhalar da fantastik varlıklar, ancak Barbie gibi özdeşlik kurulabilecek nesneler değil. Mesele bundan ibaretti ve o gün bugündür hesaplaşma bitmedi.

        REKLAM

        Tam adı Barbara Millicent Roberts olan Barbie 1959’da piyasaya çıkmıştı. Bir süre single kaldıktan sonra 1961’de erkek arkadaşı Ken çıkageldi.

        Şimdi de ilk kez beyazperdeye geçiyorlar. Hollywood Reporter’ın yazdığına göre filmde Barbie yıllardır yaşadığı pembe evrenden çıkarak gerçek dünyaya adım atıyor ve bebek ölçülerinde değil sahici kadın kıvamında hayata uyum sağlamaya çalışıyor.

        ÇOK BARBİE VE KEN OLACAK

        Filmin kadrosu kalabalık. Will Ferrell, Simu Liu, Kate McKinnon, America Ferrera, Issa Rae, Michael Cera, Emma Mackey de var. Ferrer’in oyuncak şirketi patronunu canlandıracağı tahmin ediliyor. New York Times muhabiri Kyle Buchanan’ın Cannes Film Festivali’ndeki söylentilere dayanarak ortaya attığı iddiaya göre filmde değişik tiplerde birçok Barbie ve Ken olacak, kadro bu nedenle zengin; “Duyduğuma göre Simu Liu ve Ncuti Gatwa da Ken’i oynuyor. Issa Rae ve Hari Nef de farklı Barbie’ler” diye tweet attı Buchanan.

        Barbie’nin 60 yılı aşkın sürede geçirdiği değişim göz önüne alınırsa, sarışın Barbie ve Ken’le yetinmeyip Afrika ve Asya kökenli ve transgender versiyonlarla yelpaze çıkarmak çok makul. Küçük Kadınlar ve Lady Bird rolleriyle Greta Gerwig’e yakınlığı bakımından Saoirse Ronan’ın da Barbie’lerden birini oynayacağı dedikodusu var, ancak şu an başka bir filmin çekiminde olduğu için zamanı uyduramayacağı söyleniyor.

        EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET

        Filmin yapım ortakları arasında Margot Robbie’nin prodüksiyon şirketi LuckyChap Entertainment de var. Robbie’ye göre Barbie 60 yıllık serüveniyle kız çocuklarını hayal dünyalarında prenseslikten başkanlığa kadar yükseltti ve bu film aynı zamanda Robbie’yi Hollywood’un en çok kazanan kadın oyuncusu mertebesine yükseltti; ücreti 12 milyon dolar.

        En çok kazanan kadınlar arasında ikinci sırada Stranger Things’le parlayan Millie Bobby Brown var; Netflix’in devam filmi Enola Holmes 2’deki rolü için 10 milyon dolar aldığı söyleniyor. Ardından 2023’te vizyona girecek Oppenheimer’daki rolüyle 4 milyon dolar kazanan Emily Blunt geliyor. Tabii bu rakamlar erkek oyuncuların açık ara çok gerisinde kalıyor. Tom Cruise’un Top Gun: Maverick’ten kazancı 100 milyon dolar; Will Smith’in Emancipation’dan 35 milyon dolar ve Leonardo DiCaprio’nun Killers of the Flower Moon’dan 30 milyon dolar.

        Ryan Gosling’in de Barbie’den yüksek kazanç sağlaması beklenebilirdi. Ancak yapımdan sızan bilgilere göre pek öyle değil. Margot Robbie, “Filme Greta Gerwig’in feminist vizyonu damga vuruyor” demişti. Nitekim iki başrol yıldızının ücretinde eşitlik söz konusu. Gosling’e de 12 milyon dolar ödeniyor. Eşit işe eşit ücret Hollywood’da pek nadir rastlanan bir durum.

        Diğer Yazılar