Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Kahramanmaraş merkezli iki depremin vurduğu 10 ilimizde maalesef can kaybı ve tahribatın boyutu gün geçtikçe artıyor. İlk gün yaşanan kargaşa, hazırlık-koordinasyon eksikliği ve kaos, alınan tedbirlerle iyileşme eğilimine girse de hem sert kış koşulları, hem de çok büyük alanın yıkıma uğraması ve teknik aksaklıklar, enkazdaki vatandaşlara müdahaleyi güçleştiriyor.

        Buna rağmen arama-kurtarma ekipleri çok iyi işler çıkarıyor. Çok sayıda vatandaşımız enkazdan canlı şekilde çıkarıldı.

        Yurt dışından destek için gelen kurtarma ekipleri de başarılı sonuçlar almaya başladı. Onlar da çok sayıda vatandaşımıza ulaştı...

        Türkiye Taşkömürü Kurumu’na bağlı uzman madenciler, gece yarısında bile minik evlatlarımızı gözyaşlarıyla ve şükürlerle enkazdan çıkarıyor.

        Nasıl ki, kaybettiği evladının elini bir saniye bile bırakmayan babanın görüntüleri yüreğimizi paramparça ettiyse; TTK ekiplerinin Hatay Kırıkhan’da çocukları kurtarırken sergilediği sevinç, gözyaşlarına boğdu hepimizi… Ulusça kalbimiz bölgedeki insanımız için çarpıyor. Herkes elinden gelenin fazlasını yapıyor.

        Bütün zorluklara ve yüreğimizi yakan acı görüntülere rağmen umudumuz sürüyor… Biliyorsunuz en son umut ölür…

        Bu arada Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgedeki Mehmetçik sayısını artırdı. Bu yazıyı yazarken sevk edilen Mehmetçik sayısı 17 bini geçmişti. Bunun, moral motivasyon kadar, yardım çalışmaları için de önemli olduğunu dile getirmiştim… Hayati bir meseleydi. Yetkililer, bu konudaki önerileri dikkate aldı.

        REKLAM

        Uzman kurtarma ekiplerinin sayısı kadar, sahip oldukları teknik ekipman, elektrik ve akaryakıt imkânı, fiziki şartlar da büyük önem taşıyor. Ekiplerin kurtarma faaliyetlerine odaklanmaları ve konsantrasyonu için vardiyalı çalışmaları gerekiyor. Çünkü zamanla ve hipotermi tehdidi ile de mücadele ediyorlar.

        Deprem bölgesinin psikolojisinin yönetimi de çok önemli. Bunun için de tedbirler alınması gerekiyor. Vatandaşlarımız henüz kurtarma çalışması başlatılamamış olan yerlerde yakınları için enkazın başında endişeyle bekliyor. Her yere yetişmek çok zor…

        Aynı zamanda artçı depremler hız kesmeden sürüyor. Kandilli verilerine göre; ilk gün aralıksız olmakla birlikte hala 5’in üzerinde onlarca artçı şok meydana geliyor…

        GSM şirketleri de iletişimi açık tutmak ve sorunları gidermek için çok yoğun çaba harcıyor. Kesik olan baz istasyonları tekrar devreye alınıyor. Bazı binalar yıkıldığı ya da enerji sağlanamadığı için servis dışı kalan istasyonlar başka bölgelere taşınıyor. Hasarlı binalara giriş mümkün olmadığı için farklı formüller işletiliyor.

        VATANSEVERLİĞİ KANITLAMA ZAMANI

        Şu anda enkaz altında yaşam mücadelesi veren vatandaşlarımız olduğu için öncelik arama-kurtarma faaliyetlerinde. Bütün birimler doğal olarak buna odaklanmış durumda. İkinci konu ise bölgede bulunan vatandaşlarımızın iaşe ve konaklamalarının sağlanması…

        Bu maksatla sağlıklı koşulları bulunmayan bölgeden tahliyeler gerçekleştiriliyor. Sevdiklerini ve evlerini kaybetmiş olanların önemli bir bölümü hala araçlarında yaşıyor. Bu aşamadan sonra enkazı kaldırma ve yaraları sarma, inşa sürecine girilecek.

        Dediğim gibi öncelik mümkün olan en fazla sayıda vatandaşı canlı olarak enkazdan çıkarmada…

        Bütün ulusun gönüllü olarak seferber olduğunu net şekilde görebiliyoruz. Her ne kadar yardım faaliyetlerinde bazı ayrımcı yaklaşımlar olsa da vatandaşın gündeminde böyle bir konu yok.

        REKLAM

        Şimdi gerçekten seferber olma ve vatanseverliği kanıtlama zamanı.

        Bu topraklardan kazanan, bu topraklara vefa borcu olanların şimdi millete ve vatana borçlarını ödeme zamanı. Şimdi değilse ne zaman? Gücü olmayandan bahsetmiyorum ancak önce insanımızı sonra çöken binaları ve şehirleri tek tek ayağa kaldırmalıyız…

        DOĞAL AFET İLANI

        Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 ilin doğal afet alanı ilan edildiğini açıklamış ve üç ay boyunca Olağanüstü Hal ilan etmişti. Resmi Gazete’de yayımlanan OHAL ilanı bugün TBMM’de görüşülerek kabul edilecek. Doğal Afet ilanı Resmi Gazete’de yayımlanmadığı için vatandaşlarımız haklarını tam olarak bilmeyebilirler...

        7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun; deprem (yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında hükümler içeriyor. Buna göre afet alanı ilan edilen bölgelerde:

        - Bütün sağlık hizmetleri, bölgedeki herkese ücretsiz verilir. Devlet hastanelerinin yanı sıra, askeri hastanelerde ve özel hastanelerde bulunan hastalara da ücretsiz bakılır.

        - Bölgedeki ordu birlikleri, kendilerinden istenecek yardımları yapmakla zorunlu tutulur.

        - Yapılardaki hasarı tespit etmek için, gerekirse bütün illerden teknik heyetler görevlendirilir. Bunun için ilgili bakanlıklar, hükümet tarafından bölgede görevlendirilir.

        - Bölgedeki yurttaşlar, devletin ilgili birimleri tarafından bilgilendirilir ve bilinçlendirilir.

        - Kamu personeline düzenli bir şekilde yolluk, harcırah, avans ödenir.

        REKLAM

        - Bölgedeki her bir ailenin ve her bir bireyin psikolojik ve sosyolojik tedavisi için sosyal hizmet uzmanları ve psikologlar görevlendirilir.

        - Tüm maddi kayıplar devlet tarafından ödenir. Binaların yıktırılması ya da boşaltılması gereken hallerde bu durum mal sahibine bildirilir.

        - Bütün binalar ve yapılar için ayrı ayrı hasar tespit raporu düzenlenir. - Hasar görmüş binaların tamiri yapılıncaya kadar içine girilmesine izin verilmez.

        - Evleri yıkılmış veya zarar görmüş yurttaşlara yeni ev tahsis edilir.

        - Esnaf için bütün bankalarda faizsiz kredi imkânı sağlanır.

        - Bütün şirketlerin, esnafların veya kişilerin devlet birimlerine ve bankalara olan borçları silinir veya borç süresi uzatılır.

        - İmar planının değiştirilmesi gereken yerlerde, planlar 5 ay içinde yaptırılır.

        - Afetzedelerin taşınmasını gerektirecek durumlarda, bütün giderler bakanlık tarafından karşılanır.

        - Eğitimi aksayan öğrencilere ek sınav imkânı sağlanır ve merkezi sınavlarda öğrencilere ek puan verilir.

        - Mülki idare amirlerine, belediye başkanlarına ve belediye meclislerine önemli yetkiler verilir.

        DOĞAL AFETLER BAKANLIĞI

        Bu deprem bize birçok eksiğimizi ve hatamızı da göstermiş oldu. Alt yapı eksiklikleri, imar affı gibi düzenlemelerle dayanıksız yapılara ruhsat verilmesi, denetim noksanlıkları, doğal afetlere hazırlık yapılmaması, uzman uyarılarının dikkate alınmaması, eğitim ve bilgi noksanlığı, eğitimli arama-kurtarma yedek ekip eksikliği, askeri birliklerin afetlere hızlıca sevki ve en önemlisi afetlerde kurumlar arası-iller arası-yerel yönetimler arası koordinasyonu sağlayacak güçlü bir birimin eksikliğini can yakıcı şekilde gördük… Sonuç ortada; onbinlerce insanımızı yitirdik, şehirlerimiz yıkıldı.

        Ekonomik tahribatın büyüklüğünü daha sonra konuşacağız. Şimdi kurtarmaya odaklanma zamanı…

        REKLAM

        Türkiye’nin stratejik olarak iç güvenlik açısından bazı birimlere ihtiyaç duyduğunu bu deprem gösterdi bize. Devletin temel görevi, yurttaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamak, sağlıklı koşullarda yaşamalarını sağlamaktır…

        Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen’le konuşurken şu önerisi dikkatimi çekti:

        “Doğal Afetlerle Mücadele Bakanlığımız olsaydı bu bölge için önceden planlama ve hazırlık yapardı. Türkiye’de gecikmeden deprem, iklim değişikliği, sel ve benzeri afetlerle mücadeleden sorumlu Doğal Afetlerle Mücadele Bakanlığı kurulmalı.

        Nasıl ki Milli Savunma Bakanlığımız dış tehditlere karşı sorumlu bakanlık, nasıl ki İçişleri, iç tehditlere karşı sorumlu bakanlık ise Doğal Afetlerle Mücadele Bakanlığı da doğal tehditlerden sorumlu bakanlık olmalıdır.”

        Ben de bu önerinin altına imzamı atarım. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; şehircilik, altyapı, imar, konut, çevre konularından sorumlu ise doğal afetlerden ve iklim değişikliğinden sorumlu ayrı bir bakanlık kurulması gerekir.

        Bu son afetin, bizim için bedeli çok ağır oldu. İnsan hayatı her şeyden kıymetli…

        Diğer Yazılar