Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ülkemiz, 28 Mayıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimi için ikinci tura giderken seçmenin işi daha kolay; adayların ve partilerin işi ise daha zor olacak.

        Her ne kadar Cumhurbaşkanı adayı Tayyip Erdoğan lehine olan 4.5 puanlık fark ve parlamentodaki sandalye ağırlığı, üstünlük gibi görünse de maçı çevirebilmek için yeterince argüman var.

        Bu seçimin tartışmasız bir netlik üretmemesi bir yana, farklı bir açıdan bakarsanız seçmen, kesin kararını vermek için 15 gün süre daha aldı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin belki de en güzel tarafı bu. İlk turda yüzde 50 artı 1 ile yüksek toplumsal desteği alamayan aday, ikinci tura kadar seçmeni ikna etmeye çalışıyor. Seçmen bu süre zarfında kararını gözden geçirme fırsatı buluyor. Bir yandan da gözünün ucuyla parlamentodaki yapıya bakıyor.

        Seçmen, net şekilde parlamentoda bütün partilere beraber çalışın dedi. Aksini söyleseydi. İki ittifaktan birine anayasayı değiştirecek çoğunluğu verirdi. Bir uzlaşı olmadan ya da Türkiye’nin kurucu değerlerini, milli hassasiyetlerini gözetmeden veyahut da halka sormadan kimse anayasayı değiştiremeyecek. Burası çok önemli…

        Vatandaş bu konuyu güvenceye bağladı ve anahtarı cebine koydu. Milli hassasiyeti olan partiler parlamentoda dengeyi değiştirecek çoğunlukta milletvekili sayısı ile yer alacak...

        Şimdi ikinci aşamaya geçildi. Bu 15 günde vatandaş düşünüp taşınacak, önüne gelen tabloda bir eksiklik, aksaklık, hata var mı yok mu? Ona bakacak. Yapmış olduğu tercihi ya devam ettirecek ya da yeni bir yaklaşımla düzeltmeye gidecek.

        Bu sonuçlardan sonra CHP’nin bir hayli karıştığını söyleyeyim. Kampanya ekibi baştan sona değişti. Bu kısa sürede Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Canan Kaftancıoğlu sahada daha aktif olacak. Kampanya sürecine doğrudan etki edecek kararlar alıp uygulayabilecekler.

        YENİ SÖYLEM TUTAR MI?

        Millet İttifakı partilerinin liderleri, hasar raporu çıkarmak ve ikinci tura giderken bazı önemli kararlar almak üzere dün bir araya geldi. Süre kısa, oluşan tablo nedeniyle işleri zor. Ancak daha denkleme girmemiş 12 milyon vatandaşın oyu var.

        Yapılan değerlendirmeler, Kılıçdaroğlu’nun bu süreçte daha milliyetçi bir tutum ve söylem geliştireceğine yönelik. Bunu çok iyi kurgulamak ve retoriği iyi seçmek gerekir. Çünkü seçmenin ikna olması o kadar kolay olmadığı gibi yaşananlar nedeniyle ikinci tur sandığına küsen seçmen de var.

        Açıkçası, ilk öncelikleri ikinci tur sandığına küsmüş seçmeni ve hiç gitmemiş olanları bir şekilde ikna edip sandığa götürmek. Bu, Cumhur İttifakı için de geçerli. Daha seçimin ilk turu bitti. İkinci turda aynı motivasyonu sağlamak herkes için zor. Devlet gücünü de kullansanız, vatandaşı bir şekilde ikna edip sandığa götürmeniz gerekiyor.

        TÜRKİYE İÇİN KARAR VER

        Size birkaç sıcak bilgi aktarayım;

        Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu için ikinci tur propaganda sürecinde, “Türkiye için #KararVer” sloganı kullanılacak. Aynı zamanda, “Haydi değişim” sloganına yer verilecek.

        AK Parti ise, “Bir kez daha, güçlü şekilde hazırız” diyecek.

        Millet İttifakı, AK Parti’nin meydanlarda yaptığı, Kılıçdaroğlu’nu terör örgütüyle işbirliği halinde gösteren videolu propagandanın karşılık bulduğunu görünce benzer bir dili kullanma kararı aldı. Irak’ın işgali sürecinde AK Parti’nin olumsuz tutumu, Rahip Brunson'ın ABD'ye iadesi, Cemal Kaşıkçı olayı, AK Parti'nin geçmişteki vatandaş tepkisini çeken politikaları, çözüm sürecinde Habur’da teröristler için mahkeme kurulması, Oslo süreci çok sık şekilde işlenecek.

        Vatan, millet, bayrak, birlik ve beraberlik vurgusu daha fazla öne çıkarılacak. Süre az, vatandaşı ikna etmek kolay değil ancak milliyetçilik vurgusu daha fazla öne çıkacak.

        İkinci önemli mesele, vatandaşta oluşan tükenmişlik, adaletsizlik ve aldatılmışlık duygusunun giderilmesi olacak.

        Sinan Oğan’a ait olduğu tahmin edilen ancak öyle olmayan yüzde 5’lik oyun döndürülmesi için kampanya yapılacak.

        Deprem bölgesine özel yeni bir çalışma başlatılacak. Sandığa gitmeyen 8 milyon seçmen, yanlışlıkla ya da protesto amacıyla geçersiz oy kullanan 1.3 milyon seçmenle birlikte milliyetçi hassasiyetleri nedeniyle tercihini Erdoğan’dan ve Kılıçdaroğlu’ndan yana kullanmayan toplamda 12 milyon seçmene yönelik bir propaganda çalışması yürütülecek.

        Çok zor bir iş ancak başarılırsa denklem değişebilir…

        Diğer Yazılar