Sandık kurulları ve TİP endişesi
Seçimlere 33 gün kaldı. Siyasi partiler pazar akşamı itibariyle milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na teslim ettiler. Şimdi eksiklerin tamamlanması, itiraz süreçleri ve 19 Nisan itibarıyla listelerin kesinleşmesi söz konusu…
19 Nisan tarihinin bir başka önemi daha var. Listelerin kesinleşeceği bu tarih itibarıyla sandık kurullarının seçimine başlanıyor.
Seçim güvenliği açısından hayati derecede önemli sandık kurullarına üye vermede bazı partilerin sıkıntı yaşaması olası… Mevcut tablo bize bazı partilerin sandık kurullarına üye veremeyeceklerini gösteriyor. Bunun için ittifakların alternatif bir çalışmaya ihtiyaçları var.
CHP, ittifak içindeki dört partiyle kendi çatısı altında ortak liste; İYİ Parti ile tek çatı olmadan 16 ilde ortak liste hazırlayıp YSK’ya teslim etti.
CHP’nin aday listesinde Saadet, DEVA, Gelecek, DP ve İYİ Parti’den 76 aday yer aldı. Bunların 38’inin seçilmesi yüksek olasılık olan yerlerden olduğu belirtiliyor ki bu bilgiyi bir önceki yazımda vermiştim.
Diğer adaylar ise yaratılacak sinerji ile listeye avantaj sağlayabilecek yerlerden gösterildi. Bu adayların bir bölümü de seçilemeyecek.
CHP ve İYİ Parti’nin ortak listeyle seçime girecekleri 16 ilin 9’unda İYİ Parti, 7’sinde ise CHP aday çıkarmıyor.
Tarihin en tecrübesiz seçim yargısıyla ve iki turlu cumhurbaşkanlığı seçim sistemiyle sandığa gidiyoruz. Ayrıca 6 Nisan’da yürürlüğe girmiş olan yeni seçim kanunumuz var.
Yeni yasaya göre il ve ilçe seçim kurulu başkanları kura yöntemiyle belirleniyor. O seçim çevresinin en kıdemli hâkiminin görevlendirilmesi söz konusu değil artık.
Kuradan kim çıkarsa o başkan olacak. Ayrıca bir süredir seçim kurullarında kıdemli ve tecrübeli isimlere görev verilmediği duyumları var. Seçim müdürleri, müdür yardımcıları ve zabıt kâtiplerinin tecrübeli memurlar olmaları şüphesiz ki çok kritik…
Sandık kurulu başkanları ve ikinci memur üye daha önce siyasi partilerden atanıyordu; 2017’den sonra memurlardan atanıyor. Hatta bazı sendikalardan YSK’ya isimler veriliyor.
“Tarihin en önemli seçimine gidiyoruz” deniliyor…
Siyasi parti liderleri, kadroları sahada olacak. İttifaklar, siyaset sahnesine yeni çıkmış partiler, yeni oluşumlar ve yeni siyasi figürler var. Her açıdan sürprizlere açık bir seçim…
Çok geniş bir kitle sahada olacak ve yeni yaklaşımlar sürece damgasını vuracak.
Sandık kurullarının oluşumu, oyların nasıl kullanılacağı, sayım ve tasnifin nasıl yapılacağı, YSK’ya nasıl iletileceği ve nasıl açıklanacağı, şikayet ve itirazların sonuçlandırılması…Bütün süreçler belli.
Sandık kurullarının görev ve yetkileri YSK tarafından belirlenip Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre sandık kurulu bir başkan, 6 asıl ve 6 yedek üyeden oluşacak. Sandık kurulu başkanının göreve gelmemesi halinde, kamu görevlileri arasından belirlenen üye, bu üyenin de bulunmaması durumunda en yaşlı üye kurula başkanlık edecek.
Bu madde aklımızın bir köşesinde dursun; biz devam edelim;
Seçimde ittifaklar ve ortak listeler var. Dolayısıyla kendi logosu kurumsal kimliği ile seçime girmeyen partiler ve bir önceki seçime katılmamış olan partiler, sandık kurullarına üye veremiyor.
İlgili madde şöyle diyor: “Sandık kurulu; yurt içinde bir başkan, bir ihtiyar meclisi/heyeti üyesi ve son yapılan milletvekili genel seçiminde en çok oy almış olan beş siyasi partinin üyesinden oluşur. Kurul üye sayısı üçten az olamaz.
İlçe seçim kurulu başkanı, o seçim çevresinde seçime katılan ve ilçede teşkilatı bulunan siyasi partilerden, son milletvekili genel seçiminde o ilçede en çok oy almış olan beş siyasi parti tarafından, seçim takvimi dikkate alınarak kendilerine tanınan beş günlük süre içinde bildirilen birer asıl ve birer yedek üye isimleri arasından sandık kurulu üyelerini tamamlar.”
SANDIK KURULLARI RİSKİ
Bu yöntemle tespit edilen sandık kurulu üye sayısı beşten az olduğu takdirde, eksik kalan üyelikler, aynı şartları taşıyan diğer siyasi partilerden, aldıkları oyların büyüklük sırasına göre tamamlanıyor. Oylarda eşitlik olması halinde kura çekiliyor.
Buna rağmen 5 asıl ve 5 yedek üyenin tümü belirlenemediği takdirde, seçim çevresinde seçime katılan ve o ilçede teşkilatı bulunan diğer siyasi partiler arasından kura çekiliyor.
Şimdi gelelim hayati meseleye; birçok oy kullanma noktasında sandık kurullarının oluşamama tehlikesi var. Daha net ifadeyle sandık kurullarının, partilerin istediği şekilde oluşmaması ya da eksik üyeyle toplanması riski bulunuyor.
Bazı partilerin kadroları yok, bazı partiler seçime katılmadıkları için üye veremiyor ve yeni kadro çalışması yapmak için yeterli süre de bulunmuyor.
Seçime ilk defa katılacak olan partiler, kendi listeleri ile gireceklerse en az 41 ilde aday göstermeleri gerekiyor. Bu partilerin yeterli kadroları bulunmuyor; kurullara zar zor üye verebiliyorlardı.
Mevcut tabloda; HDP, DEVA, Gelecek, Saadet, HÜDA-PAR, DSP ve diğer bazı partiler sandık kurullarına üye veremeyecek.
Bunun istisnası var…
Başka bir partinin adı altında kurullara üye verilebiliyor ancak koşulları var. Başka bir partinin çatısı altında üye verebilmek için sandık kuruluna üye bildirme hakkı olan bir partinin olumlu görüşü olmadan başka bir parti üyesini, sandık kurulu üyesi olarak gösteremiyor.
Başka bir siyasi parti üyesinden olur alınırken, ilgili kişinin yazılı beyanı alınır ve ilçe seçim kuruluna listeyle birlikte verilir.
Çok kritik bir hatırlatma ile noktalayalım; idare amirleri, zabıta amir ve memurları, Askeri Ceza Kanunu'nun 3. maddesinde yazılı sivil memurlar dâhil askeri şahıslar, TBMM üyeleri ve adaylar sandık kurullarına seçilemiyor.
TİP ENDİŞESİ
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Emek ve Özgürlük İttifakı çatısı altında ancak kendi logosu ve listesiyle seçime giriyor. TİP, 49 bölge ve 52 seçim çevresinde milletvekili adaylarını belirleyip YSK’ya sundu. Meclis’te yaptığı muhalefet ve toplum nazarında öne çıkan milletvekilleriyle dikkat çeken TİP’in seçim bildirgesinde, “Halkın Kırmızı Çizgileri” başlıklı bir bölüm yer alıyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “güçlü ortak adayı” destekleyecekler ve beyannamelerinde şöyle diyorlar:
“Gerçek bir halk egemenliğine gidecek yolun önündeki ilk engeli aşmak amacıyla Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek adam rejimi karşısındaki güçlü ortak adayı destekleyecek, Parlamento seçimlerinde sosyalist seçeneği yurttaşlarımıza sunacak, mecliste ve sokakta halkın taleplerinin takipçisi olacağız.”
Seçim şarkıları Sezen Aksu’nun, “Karşıyım” adlı parçası…
Topluma karşı gördükleri her şeye, herkese karşı oldukları için kararsızların, kaygılıların ve tepkililerin oyların alabilirler.
İşte bu durum, listelerindeki bazı adaylar nedeniyle rahatsızlık uyandıran CHP’nin de dikkatini çekti. CHP’de ciddi bir TİP endişesi başladı.
Parti içinde yapılan değerlendirmelerde özellikle ittifak ortağı partilerden listeye giren adayların yol açacağı rahatsızlığın, parlamento seçiminde CHP’ye gelecek oyların TİP gibi partilere kaymasına sebep olacağı vurgulanıyor.
Bu kaygı, haksız da sayılmaz. Çevremdeki birçok seçmen, milletvekili listelerini beğenmediğini söylüyor ve oyunu parlamento seçiminde başka partiye vereceğini ifade ediyor.
Muhafazakar seçmene kapı aralayayım, tabuları yıkayım derken, eskinin unutulmuş-kötü hatıralarını canlandıracak yaklaşımlar, seçmeni milletvekili listelerine küstürebilir!..