Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bu hükümetin en büyük özelliği,kafasına koyduğunu fazla düşünmeden yapması ve zorda kalınca da ‘’ben yaptım oldu’’anlayışında dayatmasıdır.

        Dikkat edin,Recep Tayyip neyi değiştirmek istiyorsa değiştiriyor.Kopan kızılca kıyametlere pek aldırmıyor,yazılan çizilenlere hiç kulak asmıyor,bu tavrıyla da freni tutmayan bir Başbakan görüntüsü taşıyor.Bu görüntü tehlikelidir, siyasette fren tutmazsa ve balata kontrolleri sıkça yapılmazsa,duvara şiddetle toslamaya doğru bir gidiş başlar.

        Siyaset de tıpkı otomobil kullanmaya benzer.Aşırı sürati kaldırmaz,kontrolsüz gidişi kabul etmez,hatalı sollamaya hiç gelmez.Kurallara uyacaksın,trafik polisinin ikazlarını dinleyeceksin,kafanın dikine gitmeyeceksin.Ayağın hep gazda olmayacak,freni iyi ve zamanında kullanacaksın ki kaza yapmayasın.

        Politikada kaza da başa beladır.Kaskosu filan olmadığı için,zararın tümünü sürücü karşılar.Bazen hayatıyla,bazen de hürriyetiyle, demir parmaklıklar arkasında ömür törpülüyerek öder bedelini.O dönemlerde iyi gün dostlarının hiçbiri kalmaz etraflarında. Bunları unutmamak lazım.İnşallah bizimkilerin kaderi kötü olmaz.Türkiye iyiyse politikacı da iyidir.Ama kötüye gidiş başlamışsa,politikanın ve politikacının tepesinden kara bulutlar hiç eksilmez.

        Başbakanın inatçı bir tabiatı var.Gürültüye pek aldırmıyor,tezahüratın her türlüsüne alışık.Bunu eski futbolculuğuna ve tribünlere oynama alışkanlığına yorabiliriz.Ama devlet idaresindeki gürültü,futbolun gürültüsüne benzemez.Buna mutlaka kulak asmak gerek.Yoğun tepkilerde,giderek artan protestolarda ,ikaz ve uyarılarda ayaklar frenden çekilmez.Emniyet ve güvenlik önlemleri bu durumlarda hemen devreye girer.

        Bunları yazmamın sebebi ,Başbakanın sürat ve tehlikeyi sevmesi,Kasımpaşa’lı- lığından olsa gerek fazla cesur olması ve aklına eseni yapmada inattan vazgeçmemesi yüzündendir.Durduk yerde kamuoyunu rahatsız ediyor.Türkiye’nin meselelerinde önceliklere dikkat etmek yerine, kendi gündemindeki konulara öncelik veriyor.İmam Hatip,türban,Anayasa değişikliği,hakim ve savcı atamaları,durup dururken Merkez Bankasının taşınma kararı bunun en güzel örnekleridir.

        Recep Tayyip Erdoğan ortaya bir mesele atıp, milletin kapışmasından müthiş keyif alıyor.Şu Merkez Bankası işine bakın,Türkiye günlerdir bunu konuşuyor.Banka Istanbul’a gitse ne olur,gitmese ne olur? Istanbul’a giderse paramız artacak mı,kalırsa azalacak mı?İncir çekirdeğini bile doldurmayacak laflar ,işler bunlar.Ama mesele o değil,devletin yavaştan İstanbul yolculuğu başlıyor galiba.Bunlar ilk denemeler…Başbakan Dolmabahçe Sarayının müştemilatında kendine bir çalışma ofisi yaptı bile.Yarın Bakanlar Kurulu da orada toplanabilir.İşte Merkez Bankası da yola çıkıyor.İstermisiniz arkasındandan bakanlıklar da taşınmaya başlasın.Parlamento da eşyaları toplamaya koyulsun yavaştan…

        Şakası bile kötü bunun.Atatürk’ün yarattığı Başkent’i,kimse bir yere taşıyamaz.Bırakın taşımayı,aklının ucundan bile geçiremez.Bakmayın Merkez Bankasının taşınması kararına,öyle kolay işler değildir bunları uygulamak.Yeri hazır olabilir,haydi gidiyorsunuz denilebilir,ama işin hukuki boyutlarını da unutmamak gerek.Merkez Bankası bağımsız bir kurumdur.Başkanı,Başbakanın memuru değildir.Bankanın taşınma kararlarını Başbakanlar değil,Merkez Bankası Başkanları alabilirler.

        Ama Recep Tayyip bu,aklına eseni yapmakla şöhretli bir Başbakan..Yarın Bankanın başkanını değiştirtir yada istifaya zorlar,yerine kendisine yakın birinin gelmesini sağlar,böylece taşınmanın altyapısını yeni baştan oluşturabilir.Böyle yapmakla eline ne geçer acaba?Zaten uzun olan boyu,bir karış daha uzar mı dersiniz?

        Yol yakınken vazgeçmeli bu sevdadan.Ben kararın kasıtlı yada hesaplı alınmış bir karar olduğunu sanmıyorum.Paranın merkezi İstanbul,diğer bankalar da merkezlerini oraya taşımaya başladı.Hatta bazıları gitti bile..Merkez Bankası da giderse ,para piyasasında bir bütünlük sağlanmış olacak. Hükümet böyle düşünüyor olmalı.Öyle olsa bile,Merkez Bankası yine de yerinde kalmalı.Adı üzerinde Merkez,onun için merkezden ayrılmamalı,Ankara’dan başka bir yere gitmemeli.

        Başbakan bu ve benzer kararları alırken,etrafın ve otoritelerin görüşlerine kulak vermeli,genel eğilimin istikametinde hareket etmelidir.O takdirde,durup dururken ortalık gerilmez,kendisi de böyle yaralar almaz…

        Bu yazıları okuma şansının olmadığını biliyorum.Görevliler ona hep lehindeki yayınları,yağcıların görüşlerini taşırlar.Muhalif gazetecilerin değil seslerin duymak,fotoğraflarını bile görmez hiç.O nedenle, kafasına aykırı görüşlerin mevcudiyetinden bile haberdar olmaz çok kere.Varsın olsun,biz söyleyelim de,o bildiğini okumaya devam etsin yine de.Ama dileriz ki,gerçeklerle yüzyüze geldiğinde vakit geçmemiş olsun…

        canpulak@haberturk.com

        Diğer Yazılar