Vitaminler zararlı mı?
2012. Henüz birinci ayının sonuna bile gelmedik ama şimdiden doğru bildiğimiz bir sürü şey değişti... Maya takvimi yorumcuları insan bilincinde ciddi bir değişimi haber vermiştiler amma velakin bu şekilde olacağını düşünmemiştim. Önce GDO’nun insana değil hayvana zararlı olduğuna inanmamız istendi, sonra bir yetkili ağzından kaçırınca çok faydalı sandığımız sütün kanserojen olduğunu öğrendik. Sonra da bu haberin yalanlandığını duyduk. Son olarak da vitamin haplarının sağlığa faydasından çok zararı olduğu gerçeğiyle tanıştık.
#
Doğru düzgün beslendiğinden asla emin olamadığı için çareyi çoğunlukla vitamin haplarında arayanların sayısı hiç de az değil. Besin takviyesi olarak da adlandırılan vitaminler reçeteye bağlı olmadan keyfe keder eczaneden satın alınabiliyor. Aman grip olmayalım, aman bir şeyimiz eksik kalmasın diye sorgusuz ve sualsiz tüketmekte bir mahsur görmediğimiz vitaminlerle ilgili (son zamanlarda yapılan) bilimsel araştırmaların sonuçları ürkütücü... Bunlardan birinde Finlandiya’da 5069 yaş aralığındaki 29 bin erkek inceleniyor. Buna göre vücutta A vitaminine dönüşen betakaroten desteği alanlarda akciğer kanseri riski yüzde 18 artıyor...( Ne âlâ...) 230 bin kişiyle yapılan başka bir araştırmaysa A vitamini, E vitamini, Betakaroten maddelerini vitamin hapı olarak almanın faydasından çok zararı olduğunu ortaya koyarak diğer araştırmayı destekliyor. Vitaminler arasında tek faydası olduğuna inanılan “folik asit.” Bebek sahibi olmak isteyen ya da hamile kadınların kullandığı bu besin takviyesi bebeğin sinir sisteminde oluşabilecek kusurları engellediği için (yani faydası zararından gözle görülür ölçüde büyük olduğu için) mahsursuz addediliyor.
#
Bunları öğrenince Günnur Başar’ın söyledikleri çınladı aklımda... Günnur Hanım senelerce ilaç şirketlerinde araştırmacı ve yöneticilik yapmış ardından da alternatif tedavi metotlarına yönelmiş bir homeopat hekim. “Toplumun yalnızca yüzde 15’lik bir kesimi hasta. İlaç şirketleri sadece bunlara mal satmakla yetinmek istemedikleri için vitaminleri piyasaya sürüyor ve bunların faydalı olduğuna dair bir kampanya yürütülüyor” demişti... Alman politikacı Karl Lauterbach da Spiegel Dergisi’yle yaptığı röportajda Günnur Başar’ı onaylarcasına şöyle söylüyor: “Besin desteği olarak vitamin endüstrisi öyle kârlı bir iş ki neredeyse sıfır maliyetle ürettiğiniz malı eczanede 10-20-30 Euro’dan satıyorsunuz. Tıpkı sigara gibi.”
#
Artık şaşırmıyorum. Beni hiçbir şey sütün içindeki kanserojenler kadar hayal kırıklığına uğratamaz. Tek derdim yaşadığımız hayatın gezegenin üzerindeki canlara değil de şirketlere para kazandıracak mal haline doğru dönüşümünü çok geç kavramış olmak... (Lauterbach röportajın sonunda ekliyor: “Yönetimin yapması gereken, halkı engellenmesi halen mümkün olan bir riskten korumaktır; küçük bir lobi grubunun çıkarlarına hizmet etmek değil.” Gerçekten mi?)