Ebeler, kadınlar ve diğer hayalperest insanlar
Ebe demek kadın demek; ebe demek doğum demek, bebek demek... miş... Eskiden. Doğumlar şiddetle medikalize olmadan; akışı tabiata bırakmanın yerini kontrol fetişinin aldığı bir garip jinekoloji anlayışı yer etmeden önceki zamanlarda. Bu paradigma değişiminden sonra ebelik mesleği de anlam kaymasına uğramış. Ebeler hemşireleştirilmiş, doktoru asiste etme göreviyle yetinmeleri beklenmiş ve doğum diyarından dışarı çıkarılmışlar. ★
Bizim ülkemizde ebelerin gebe takibi ve doğum yetkileri yok. Manavın sebze satmasının, futbolcunun top oynamasının yasak olması gibi bir şey bu aslında. Ebeler gebelik ve doğum hakkındaki yetkilerini kaybedince normal yollarla doğurabilen pek kadın da kalmamış doğal olarak. Doğum sağlıklı kadın bedeninin beceri alanından çıkıp; cerrahinin müdahale alanına giren bir patolojiye dönüşmüş. Şimdi artık bunu geriye döndürmenin zamanı.
★
Bir toplumun insanları genelde nasıl doğuyorlarsa ona benzer şekilde ölürlermiş. Suratlarının yarısı maskeyle örtülmüş, elleri neşterli, parlak ışıklı bir ortamdan bahsediyorum. Siz böyle ölmek ister miydiniz? Kim ister ki? Püf noktası işte burada; ölmek bile istemeyeceğin bir ortamda yeni bir can geliyor dünyaya ve seyirci kalıyorsun. Bu normal mi?
★
Bu konuda çenem bir kere açıldı mı beni susturmak zor. Benim gibi doğumun doğal bir yeti olduğuna; kadının kendi bedenine güvenmesiyle, ebelerin tekrar eski rollerine kavuşmalarıyla işlerin yoluna girebileceğine; bu konuda en iyisinin tabiatı izlemek olduğuna inanan (şimdilik) bir avuç insan daha var.
★
Her ne kadar sağlık bakanlığı "hareketsiz bir toplum olduk" açıklaması yapıyorsa da her gün bir şeyler için yürüyen insanlar var bu ülkede. Bugün de ebeleri bahane ederek yürüyeceğiz biz doğal doğumun normalleşmesini, doğum şartlarının insanileşmesini isteyenler. Saat 13.00'te Kadıköy Yoğurtçu Parkı'ndan başlayıp Boğa Heykeli'ne kadar yürünecek; kadınlar, çocuklar, ebeler, doğum destekçileri. Katılanların savundukları değerler gereği sükûnet, neşe ve uyum içinde geçecek. Sloganlar, kavga dövüş yok. (Bilmiyorum sezaryen destekçileri yolumuzu kesip bizi dağıtmak isterler mi?)
★
Bundan iki nesil önceki kadınlara "Doğal doğum hakkı için yürüyüş" de-seydik bize katılarak gülerlerdi eminim; bu absürtlüğe rağmen bu ülkenin tarihi gelecekte doğurabilme hakları için çabalayan kadınlardan bahsedeceği aşikâr. Diyecek bir şey yok. Gelin birlikte yürüyelim; gülelim ağlanacak halimize.