Süleyman Demirel'den taşın yerine gülleri koyan özel bir defile!
Genç tasarımcı Süleyman Demirel’in recm cezasını protesto eden ‘Ten ve Kan’ adlı koleksiyonu, 2 Mayıs’ta özel bir defileyle tanıtılacak. Baş mankeni Tuğçe Kazaz olan defilede, podyuma güller yağacak
Türkiye’nin genç ve ödüllü tasarımcılarından Süleyman Demirel, 2 Mayıs akşamı, Four Seasons Hotel’de, ikinci kişisel defilesini gerçekleştirecek. Ünlü tasarımcının recm cezasını protesto etmek için hazırladığı ‘Ten ve Kan’ adlı koleksiyonunu tanıtacağı defilenin çıkış noktası, Cyrus Nowrasteh’in yönettiği ‘Soraya’yı Taşlamak’ adlı film. Filmdeki recm sahnelerinden çok etkilenen ve kadına yönelik şiddeti tasarımlarıyla kınama yoluna giden Demirel’in defilesinin baş mankeni Tuğçe Kazaz olacak. Demirel, “Bu yılın en iyi şovunu hazırladık” diyor...
*Neden recm konseptli bir defile yapıyorsunuz?
Çıkış noktam ‘Soraya’yı Taşlamak’ adlı sinema filmi oldu. Filmden çok etkilendim ve ikinci kişi selde filemde kadına yönelik şiddeti ele almak istedim. Bukonu sadece Türkiye’nin değil, dünyanın kanayan yarası. Amacım dinleri yargılamak değil, benim tepkim kadına yönelik şiddete karşı! Recm, çok berbat bir ölüm şekli!
* Defilenin baş mankeni Tuğçe Kazaz olacak. Onunla çalışmak istemenizin özel bir nedeni var mı?
Tuğçe şu an Türkiye’nin en başarılı modeli. Avrupa’da da çok önemli markalarla iş yapıyor. Çok iyi bir çalışma süreci geçirdik, eminim bu başarı defile için de geçerli olacak.
*Defilede sergileyeceğiniz koleksiyonun adı ‘Ten ve Kan’... Ne tür kıyafetler var koleksiyonda? Finalde taşlama üzerine kurulu recm cezasını protesto etmek için mankenlerin başından aşağıya gül yağdıracağınızı duydum; doğru mu?
Sürpriz bunlar, çok anlatmak istemiyorum. Ama finalde güllerle ilgili küçük bir şov olacak. Kadınları hem ekonomiye yön veren bir unsur olarak değerlendirip hemde şiddete maruz bırakmak bana çok ters geliyor. Bu defileyle onların ne kadar değerli olduğuna dikkat çekeceğim. Koleksiyon için filmde gördüğüm bazı sahnelerden yola çıktım. Film de toprak, beyaz gelinlik ve kan ön plandaydı. Ben de bu üç renk üzerinden yürüdüm. Sezon modasından ise danteller var koleksiyonda. Tasarımlarım tamamen hislerimi yansıtıyor. Çok inandığım bir defile bu! Türkiye’de bu sene bu zamana kadar yapılan en iyi şov, büyük bir görsel şölen olacak.
Demet’le barıştık defilede sürpriz yapabiliriz
*Sizi Demet Akalın’a tasarladığınız kıyafetlerle tanımıştık. Sonra aranız açıldı, küstünüz. Bu defile için sizi aradı mı? Belki barışmanıza vesile olmuştur defile...
Bunu ilk kez açıklıyorum; biz barıştık. Önce Demet bana mesaj attı, ben cevap vermedim. Ancak Önder Bekensir araya girdi ve bizi barıştırdı. Defileye Demet de gelecek, belki bir sürprizimiz bile olabilir. Ancak bundan sonra birlikte çalışırmıyız bilmiyorum. Bu, Demet’le alakalı bir durum değil! Ben genel olarak şarkıcılarla çalışmak istemiyorum artık. Amacım yurtdışına açılmak. Milano Moda Haftası’na gitmeyi planlıyorum. Türkiye ile ilgili çok beklentim yok benim.
Türkiye’nin en iyi giyinen kadını FERYAL GÜLMAN
*Türk kadınının giyim tarzını nasıl buluyorsunuz?
Bence insanın giyimi el yazısı gibi olmalı, kendini yansıtmalı. Ama bizde bir özentiliktir gidiyor... Moda dünyada çok evrensel ama Türkiye’de öyle değil! Çok az bir kitle iyi giyiniyor. İnsanlar modayı dizilerde gördüğü karakterlerle özdeşleştiriyor. Bir dizideki kadını örnek alıp, onun gibi giyinip, o kadın olmaya çalışıyorlar. Bunun en açık örneğini ‘Aşk-ı Memnu’ zamanında yaşadık. Herkes Bihter gibi giyinmeye çalışıyordu. Bu, hiç doğru bir yaklaşım değil! Ama çok doğru giyinen kadınlarda var. Türkiye’de sokaktaki pek çok kadın Avrupa’daki sokaktaki kadından daha şık! Bu arada genç nesilde kızlar çok özenti giyiniyor ama erkekler çok başarılı bence.
*İyi giyinen az sayıda insanın arasında ikoncanlar var mı?
Türkiye’de stil ikonu diyebileceğim çok kişi yok ! Bu yakıştırmayla anılanlar ikon değil! Ama giyim tarzını beğendiğim isimler var. Mesela Feryal Gülman ve Mermerci Ailesi.
*Modacılardan en çok kimleri beğeniyorsunuz ?
En çok Hakan Yıldırım’ı! Onun başarısını dünyada kabul etti. Arzu Kaprol, Özgür Masur ve Niyazi Erdoğan da başarılı bulduğum isimler.