BENİM için herkesin kalbinin ekmeğini yiyeceği bir arınma yılı olan 2012, nihayet geldi. Bu yıl her fırsatta tiyatroya gideceğinize hatta tiyatroya gitmek için kendinize fırsatlar yaratacağınıza bütün kalbimle inanıyor ve size soruyorum; 2012'de gerçekleştireceğiniz ilkler listesinin tepesine tek seyircilik bir oyun izlemeyi yerleştirmeye ne dersiniz? Henüz böyle bir deneyim yaşamayanlardansanız; 0212 224 57 56 numaralı telefondan Harbiye'deki Mekan Artı'yı aramalı ve 'üçKİŞİ' adlı oyuna bilet almalısınız.
Oyunun çıkış noktası Japon yazar Ryunosuke Akutagava'nın 'Çalılıklar Arasında' adlı öyküsü. 1950'de dünya sinemasının önemli yönetmenlerinden biri olan Akira Kurosawa tarafından 'Rashomon' adıyla beyazperdeye de uyarlanan öyküyü, Ufuk Tan Altunkaya tiyatroya uyarlayıp yönetmiş. Altunkaya'nın övgüye değer kurgusunu ve tasarımını Didem Kaplan'la birlikte oluşturduğu oyunda; Arda Çetinkaya, Cihan Esen ve dönüşümlü olarak Neşem Akhan'la Berrin Karabaş rol alıyor.

SIR PERDELERİ ARALANIYOR
Sizi bir otel odasında işlenen cinayetin içyüzü aracılığıyla kendi iç ve dış dünyanızda olup bitenlerle yüzleştiren oyun; son derece gerilimli bir müzik eşliğinde salonun kapısını çalmanız ve toz bulutlarının arasından geçerek yerinize oturmanızla başlıyor. Önce karşınızdaki barkovizyondan Ayça Damgacı, Memet Ali Alabora, Şebnem Sönmez ve Suat Sungur cinayetin tanıkları olarak konuşmaya başlıyor. Ardından oyunculardan biri size perde arkasına doğru ilerlemenizi işaret ediyor. Ve sadece bu cinayetin değil, kendi çevrenizde ve içinizde yaşanan tüm cinayetlerin perde arkası da yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor.

KATİLLE YÜZLEŞME ZAMANI
Dar koridorlardan geçip sisli odalara varıyor ve her odada katil olduğu iddia edilen birinden kendi hikâyesini dinliyorsunuz. Tüyleriniz diken diken olmuş halde susarken, susmanın kalbinizde, ruhunuzda ve çevrenizde yarattığı bütün görünmez yaralar ortaya çıkıyor. Hani şu gazetelerin üçüncü sayfalarında okuduğumuz olmaz olası haberler var ya; 50 dakikalık oyun boyunca, hepsi birlikte üzerinize üzerinize yürüyor. Oyuncuların akıcı performansları da buna eklenince, çığlık atmak kaçınılmaz hale geliyor. Ne mutlu atabilene! Ben yapamadım mesela; sinirim bozuldu katıla katıla gülmeye başladım. Oyunda "Katil kim?" sorusunun cevabı seyirciye bırakılıyor. Ben salondan çıkarken "Hepimiz katiliz. Suça susanlar da en az suçu işleyenler kadar suçlu" diye sayıklıyordum. 'üçKİŞİ', 12-13-14 Ocak'ta Mekan Artı'da! Tek seyircilik olduğu için önceden rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim. Yineliyorum; mutlaka izleyin! Çok farklı bir deneyim!

***

'Mozart ve Perileri' çocuklarınızı bekliyor

2011'in son demlerinde tiyatromuzun şen kahkahası Nilgün Belgün'e 2012'den tiyatroya dair beklentilerini sordum. "Aileler mutlaka çocuklarına tiyatroya gitme alışkanlığı kazandırmalı. Bu hem ülkemizin hem de tiyatromuzun geleceği açısından çok önemli" dedi. Bu sözlere kesinlikle katılıyorum ve kulak verecek olanlara çocuklarını her cumartesi sabahı saat 11.00'de Fulya Sanatta sahnelenen 'Mozart ve Perileri' adlı oyuna götürmelerini tavsiye ediyorum. Sahne İstanbul ve Terakki Vakfı'nın ortak yapımı olan oyun; müzik tarihinin en büyük dehalarından biri olan Wolfgang Amadeus Mozart'ın hayatını eşzamanlı olarak Periler Ülkesi'nde yaşananlarla birlikte anlatıyor. 80 dönemi çocuklarının vazgeçilmezlerinden olan Susam Sokağı'nın yaratıcılarından Ayfer Artaç'ın kaleme aldığı, Ali Artaç'ın ise yönettiği oyunda; Tunca Ay-doğan, Özlem Menligil ve hepsi birer peri olan Terakki Müzikal Oyuncuları rol alıyor. Oyunun en önemli özelliği çocukları sadece tiyatroyla değil, klasik müzikle de buluşturması. Üstelik bu müzikal serisinin devamı da gelecek; çok yakında 'Beethoven ve Düşler Ülkesi' sahnelenecek. Biletleri www.mybilet.com'dan ya da oyun günlerinde Fulya Sanat'ın gişesinden temin edebilirsiniz.

***

Haftanın repliği

Başarı mutluluktur, mutluysan başarılısın. (Tiyatro Öteki Hayatlar'ın Adami adlı oyunundan)

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!