KADIKÖY Bahariye'deki eski Moda Sineması'nda bugünlerde hummalı bir çalışma var. Kemal Aydoğan, Timur Acar, Onur Ünsal, Mert Fırat, İnan Ulaş Torun, Selçuk Aydoğan, İrfan Varlı, Bengi Günay, Erdal Çiftçi, Orhan Tozkoparan, Barış Yaman ve İlksen Başarır'dan oluşan 12 kişilik bir ekip, Moda Sineması'nı Moda Sahnesi adı altında bir yaşam alanına dönüştürmek için gece gündüz çalışmaktalar. İlksen Başarır dışında, bu 12 kişilik kurucu ekipteki herkes yakın zamana kadar yine Moda'daki Oyun Atölyesi'nde birbirinden başarılı işlere imza atmış isimler. Tadilatı 1 ay önce başlayan Moda Sahnesi'ni gezmek için soluğu Bahariye'de aldığımda, önce Oyun Atölyesi'nden neden ayrıldıklarını sordum kurucular arasında bulunan yönetmen Kemal Aydoğan'a. Çok iyi dost olduklarını bildiğim Haluk Bilginer'le yollarının ayrıldığını duymuştum ancak bu ayrılık sonrasında Oyun Atölyesi'nde bu kadar büyük bir yaprak dökümü yaşandığının farkında değildim. Duruma geçici bir kırgınlık gözüyle bakıyordum ama yanılmışım. Kemal Aydoğan'a, "Ne yaşandı da neredeyse hepiniz yeni bir oluşumun içine girdiniz?" diye sordum. "Neden bu noktaya gelindiğini inan bilmiyorum" dedi ve ekledi:

'DOSTLUĞA YAKIŞMADI'
"Oyun Atölyesi için bankadan bir miktar kredi çekmiştik. Geçtiğimiz haziranda Haluk Abi, bu kredinin bir kısmını kendi işleri için kullanmak istedi. Benim gibi hem tiyatroya hem de kafeye yüzde 10 ortak olan, işletme sorumlusu kardeşim Selçuk Aydoğan, 'Tiyatronun bu paraya ihtiyacı var' diyerek bu teklifi reddetti. Birkaç gün sonra Haluk Abi, bu kez sekreterimiz Rana Hanım'ı aynı taleple aramış. Rana Hanım da meseleyi Selçuk'a açmış. Çok kırılan Selçuk Aydoğan, Haluk Abi'ye 'Madem artık bana ihtiyacın yok, gideyim' demiş. Haluk Abi, 'Git' demekle yetinmiş. Bu olayın ardından ben de 'Madem durum bu, ben de gideyim' dedim ve aynı tepkiyle karşılaştım. Bunlar mesajlaşarak oldu. Haluk Abi'ye, 'Yüz yüze konuşalım' dedim, 'Gerek yok, birbirimizi kırarız. Avukatlarımız konuşsun. Dostluğumuz baki' cevabını aldım. Ekim ayında da Oyun Atölyesi'nden ayrıldım. Olayın çıkış noktası kardeşimin ayrılışı olmasaydı da tepkim aynı olurdu. Tiyatrodan herhangi biri için de aynı tepkiyi verirdim. Sen 'Pandaların Hikâyesi'nin kulisine geldiğinde ayrılmama 3 gün vardı. Olaylar dışarıya yansımasın diye kan içip kızılcık şerbeti kustum. Ben bu işe Tiyatro Stüdyosu'nda Haluk Abi'yle başladım, ardından Oyun Atölyesi'ni kurduk. 22 yıllık dostuz, yüz yüze gelemeden ayrıldık. Çok kırgınım, bu final bize yakışmadı. 13 oyun yönettim tek kuruş para almadım, kendimi o kadar ait hissettiğim bir yerdi. Ben ve ayrılan herkes büyük bir adanmışlıkla çalıştık orada. Ticarethane gibi görmedik. Finalde benim oradaki var oluşum görmezden gelindi. Ayrıldığımdan beri yüz yüze gelmedik Haluk Abi'yle, gelmek de istemiyorum. 22 yıllık dostluk mesajla bitmemeliydi."

 

'KEŞKE HALUK ABİ KONUŞSA...'

"BU kadar ani bittiğine göre, Haluk Bilginer'le başka bir sürtüşme mi vardı aranızda?" diye sordum Kemal Aydoğan'a. "Son zamanlarda tiyatro disiplini konusunda fikir ayrılıklarına düşüyorduk. Onun dışında bir şey varsa bilmiyorum ama öğrenmek isterim. Keşke Haluk Abi anlatsa da öğrensem" dedi. "Peki niye ekipten bu kadar insan da yeni bir sahne kurmayı tercih etti?" diye sorduğumdaysa şunları söyledi: "Benim yönettiğim 'Testosteron' oyununun ekibi, 'Anılarımıza saygıdan artık bu oyunu oynamak istemiyoruz' demiş. Bunun üzerine hemen yeni bir ekip kurdu Oyun Atölyesi. Bu süreçte Moda Sahnesi çıktı karşımıza. Ben 30 Haziran'a kadarki tüm haklarımı Oyun Atölyesi'ne devrettim. Mert (Fırat) ve Onur (Ünsal), sezon sonuna kadar 'Antonius ile Kleopatra'da oynamayı sürdürecek. Sonrasında tiyatro anlamında birbirinin her hücresini bilen bir ekip olarak Moda Sahnesi'nde yolumuza devam edeceğiz. Aramızda kendiliğinden ortak tavır oluştu. Biz çok iyi anlaşan bir ekiptik. 'Bu kadar insan neden orada var olamadı?' diye düşünmek lazım. Haluk Abi'ye samimiyetle teşekkür ediyorum, bize bir sahne hediye etti. Oyun Atölyesi çok önemli ve değerli bir tiyatrodur. Onların da bizim de yolumuz açık olsun."

 

Sanatın her dalı burada buluşacak

GELELİM kurucularından Kemal Aydoğan, Timur Acar ve Onur Ünsal'ın sanatın her alanının etkileşim içinde bulunacağı bir kültür-sanat merkezi niteliğindeki Moda Sahnesi'yle ilgili anlattıklarına:
■ Mekânı 10 yıllığına kiralamışlar. İlk 6 ay 8 bin TL, sonra ayda 12.5 bin TL kira ödeyecekler. Herkes
cebinde ne varsa koymuş ortaya, cebinde olmayan da kredi çekmiş. "Hayallerimize para harcıyoruz. Sıfırdan bir yaşam alanı yaratıyoruz. Duvar kırıyoruz, moloz taşıyoruz, sponsor arıyoruz. 1 aydır burada yatıp kalkıyoruz" diyorlar.
■ Moda Sahnesi 3 salondan oluşuyor. 60-65 kişilik küçük salon Sinematek mantığında. İlksen Başarır'ın ilgileneceği bu salonda önemli filmler oynayacak. 75 kişilik ortanca salon workshop'lara
ayrılmış. 350 kişilik büyük salon ise tiyatro salonu olacak. Burası konser alanı olarak da kullanılacak. Salonların ortasındaki boşluk fuaye ve kafe olacak.
■ Moda Sahnesi, çeşitli festivallere ev sahipliği yapacak. Yetişkinler için atölyelerin ve sanat söyleşilerinin yanı sıra, çocuklarla drama, dans, müzik ve resim gibi konularda atölye çalışmaları yapılacak. Hem ekibin rol alacağı hem de çocukların oynayacağı oyunlar sahnelenecek. Çocuk korosu kurulacak. Yetişkin Kadıköy sakinlerine de tiyatro yapma imkânı sunulacak. Böylece, seyirci tiyatroyla
iyice kaynaşacak.
■ Ekim ayında açılacak Moda Sahnesi'nin kurucuları, açılış oyunlarını henüz seçmemiş.
Sürekli oyun okuduklarını söylüyor ve "Sanatla ilgili nitelikli her teklife açığız" diyorlar.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!