Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HEP söylüyorum; tiyatro benim en sevdiğim oyun alanım, tiyatrocular oyun arkadaşlarım... Sahne tozunu soluduğum her an kendimi şekerci dükkanına düşmüş çocuk gibi hissediyorum. İzlediğim oyunlar, girdiğim kulisler, tiyatro üzerine yaptığım sohbetler bayram sevinci yaşatıyor bana. Bugün Şeker Bayramı'nın ikinci günü. Bu vesileyle tiyatro dünyasına hayatıma kattığı tüm şeker tadında, tadı damağımda anlar için teşekkür ediyor ve sizi tiyatrocuların unutamadıkları bayram anılarıyla baş başa bırakıyorum. Herkese iyi bayramlar...

        ALİ POYRAZOĞLU

        'Çikolata dönüp dolaşıp beni buldu'

        Geçtiğimiz Şeker Bayramı'nda bir bankanın müdürü Bodrum'daki evime bir kutu çikolata gönderdi. Ben çikolata yemem. İzmir'e bir doktor arkadaşıma gidiyordum, çikolatayı ona götürdüm. O da açmamış paketi, Bodrum'a ortak bir avukat arkadaşımıza bayram ziyaretine gelmiş ve ona vermiş. Bayramın son günü avukat arkadaşımız elinde bir kutu çikolatayla beni ziyarete geldi. İkram etmek için çikolatayı açtım. İçinden banka müdürünün bana yazdığı tebrik kart çıktı. Bana gelen çikolata elden ele dolaşıp yine beni buldu. Benim kısmetimmiş. Oturduk, kahkahalar eşliğinde bir kutu çikalatayı yedik.

        HALDUN DORMEN

        'Tiyatroya gitmek en güzel hediyeydi'

        Benim çocukluğumda bayramda tiyatrolar kapalı olmazdı. Bayramda ailem beni tiyatroya götürürdü. Bu, aldığım tüm harçlıklardan değeliydi benim için, en anlamlı bayram hediyesiydi. Oyuncu olduktan sonra da bayramlarda sahnede olmaktan büyük keyif duydum. Artık bayramlarda tiyatroların çoğu kapalı oluyor ya da herkes tatile çıktığı için çok seyirci gelmiyor. Eskiden öyle değildi, salon tıklım tıklım dolu olurdu. Bayramlarda seyirciyle buluşmak bayram sevincini katlardı.

        SELÇUK YÖNTEM

        'Başucumda bayramlık ayakkabılarımla uyudum'

        10 yaşındayken annem baba bayram hediyesi olarak ayakkabı almıştı. O kadar sevinmiştim ki bütün gece başucumda o ayakkabılarla uyumuş ve sabah kalkar kalkmaz giymiştim. Topladığım harçlıklar ya da aldığım hiçbir hediye beni o ayakkabılar kadar mutlu etmemişti. Eski bayramların tadı gerçekten başkaydı.

        NİLGÜN BELGÜN

        'Kenan'la evlenmeyi düşünüyorum baba'

        2 yıl önce babam hayattayken ailemizle birlikte bayram yemeği yedik. Çok kalabalıktık. Babam o zamanlar bana hep, "Evlenmeyi düşünmüyor musun? Ben yaşlandım. Nereye kadar gidecek bu yalnızlık?" derdi. O gtün herkesin içinde yine "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" diye sordu. Ben de "Düşünüyorum" dedi. Şaşırdı. Çatalı, bıçağı bırakıp, "Kiminle?" dedi. "Kenan İmirzalioğlu'yla" dedim. "O seni alırsa hiç kaçırma" diye yanıt verdi. Bütün masa kahkahalara boğdu. Canım babam, nur içinde yatsın.

        SEVİNÇ ERBULAK

        'Hala sakladığım bir bayram harçlığım var'

        Ben bayramlarda harçlığımı hep babamdan alıyordum, bizim evde büyük patron oydu. Hep madeni para verirdi, kağıt para, büyük para vermezdi. Bir bayram anneannem bana, o zamanın parasıyla 10 lira verdi. Şimdiki 200 lira gibi, bir çocuk için çok büyük harçlıktı. Ben o parayı sakladım. Babam sonradan duymuş, "Bırakın saklasın, çocuğa o kadar çok para verilmez" demiş. Sonradan çok aradım ama bulamadım o parayı. Mecidiyeköy'deki evimizden taşınırken evdeki aynalı sehpanın içinden çıktı. Oraya düşmüş. Artık babam da anneannem de aramızda değildi parayı bulduğumda. Ben o parayı hala saklarım. Bayram harçlığı dendiğinde aklıma hep o para gelir.

        ALPER KUL

        'Annemin su böreğini sokak köpeğine verdim'

        Çocukken bir bayram için annem 2 gün uğraşarak bir tepsi su böreği açmıştı. O zamanlar Fatih'te oturuyorduk. Annemin onca emek vererek hazırladığı bir tepsi böreği sokak köpeğine ikram ettim. Annem çok sinirlenince kaçtım. Aama ben kaçarken arkamdan attığı terlik kafama isabet etti. Hatırladığım ilk bayram anım budur.

        Diğer Yazılar