Yedi maddede Bursa
Sene 94, ya da 95.
Kuruyemişçiye girdim.
Televizyonda maç var.
Herkesin pür dikkati maçta.
Ama ortam da bir o kadar sessiz.
Dedim, "Ne maçı var?" Dediler, "Wimbledon-Bursa."
Dedim, "Kaç kaç?" Dediler, "4-0." Dedim, "Maç nerede?" Dediler, "İngiltere'de." Dedim, "Abi, İngiltere'de acımaz bu herifler."
Bütün kafalar döndü. "Abi, biz öndeyiz."
Dedim, "E ben şok oldum. Siz niye sevinmiyorsunuz?"
Dediler, "Abi biz de şoktayız."
Şimdi bana 15 yıl önce sormuş olsalardı, şampiyonluk Trabzon'dan . sonra havasıyla, stadıyla, formasıyla, futbolcusu ile kime yakışır diye?
Bursa derdim, bu bir.
İki, peki şimdi sordular, Bursaspor gruptan çıkar mı diye? Gol bile zor atar dedim, bu iki. Peki neden dediler? Bu Lig, 1 Bursaspor ve Ertuğrul Sağlam'ın sıkleti değil, Valencia maçını Cüneyt Çakır yönetse de fark olurdu dedim. Bu da üç.
Peki, Bursaspor ne yapmalı dediler? Önce "Sağlam" kadro kuracak, sonra "Sağlam" oynayacak, sıfır da çekse her sene Avrupa'ya katılacak, yoksa bu şampiyonluğun hiçbir anlamı kalmaz, dedim. Bu da dört.
Sordular, Bursa'yı niye seviyorsun diye? 2 yıl Teksas'ta yaşadım. O yüzden kan çekiyor belki, dedim. Bu da beş.
Fakat bu Teksas, Tommiks'e dönmesin sayın Ertuğrul Sağlam, diye eklerdim. Bu da altı.
Biraz Ahmet Çakar gibi oldu kusura bakmayın. Bu da yedi.