Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bilen var mı?...

        Çıksın söylesin.

        Ben bilmiyorum.., öğrenemedim de..

        Son zamanlarda kulüplerde, işsize iş yaratmak için olsa gerek, "Sportif Direktör veya Futbol Direktörü" diye bir apolet yaratıldı.

        "Organizasyonları yapıyor" desek, kulüplerde bu işi yapacak adam bolluğu var..

        "Transferde idari işleri yapıyor" desek..

        Hiç anlamazlar, kulüp müdürleri bu işin üstesinden geliyor.

        "Takımı çalıştıracak" desek... O zaman Teknik Direktörün ne işi var.

        Spor hukukundan da hiç anlamazlar...

        Eee.. Transferi yapacaklar, istedikleri oyuncuları alacaklar.

        Eee.. Menajerlerle, futbolcularla para pazarlığı, yapacaklar.

        Sonra.. Takım kurulacak ve teknik direktöre emanet edilecek.

        "Hah.. İşte sana takımı kurduk. Al, çalıştır.. Sonra, sahaya çıkar, sonra kaybedersen, sen suçlusun, kazanırsak, beraberiz...

        Allah.. Allah...

        Teknik direktörler böyle bir durumu nasıl kabul eder, anlamıyorum..

        Ben teknik direktör olacağım, bir takımın başına geçeceğim.

        Sonra birilerinin yaptığı takımı kabullenip, oyun sistemimi ona göre düzenleyeceğim..

        Bence futbol direktörü veya sportif direktörün profesyonel takımla bağlantısı, altyapı takımlarıyla kurulacak olan köprüdür. Yani; altyapı takımlarının başında olmalıdır. Kendisine yüzlerce çocuk emanet edilmiştir. Bu çocuklar arasından profesyonel takıma sunulacak isimlerin yetiştirilmesini sağlamalıdır.

        Aslında görev çok önemlidir.

        Profesyonel takımın başına gelmiş teknik direktörden daha ağır yükü ve sorumluluğu vardır.

        Sorumluluğu vardır, çünkü..

        Gencecik insanların hayalleriyle oynamayacak bir organizasyonu sağlamalıdır.

        Doğru ve adil seçimler yapmalıdır.

        Yeteneği keşfetmeyi hedefleyen amacı olmalıdır.

        Gençlerin antrenmanlarının, "Lay. Lay..Lom" geçmesini engelleyebilmelidir.

        Birlikte çalıştığı antrenörlerin eğitimde devamlığını sağlamalıdır.

        Onlardan maksimum performansı alabilecek çalışma düzenini kurmalıdır.

        Aldığı raporlara ve kendi izlenimlerini ekleyip, A takım antrenörünü devamlı rahatsız etmelidir.

        Gerekirse, gençler için, idealleri için kavga etmelidir.

        Şampiyon olmuş takımlarla değil, şampiyonluğa oynayan A takımına oyuncu ve oyuncular vermenin gururuyla yaşamalıdır.

        Gençlerin önünü böylelikle açıp, forma giyebilecekleri hedefini koyabilmelidir.

        Yoksa.. Ligler başladığı anda görevi biten, ara transferde tekrar başlayan bir futbol direktörünün kısa ömürlü performansının bir kulübe faydası yoktur.

        Onun yaptıklarını yapacaklar bir kulüpte yoksa, zaten çok eksik var demektir.

        Teknik direktörle yönetim arasında bağlantıyı sağlayacak kişiler, genellikle futbol şube sorumlusu olarak adlandırılır. Futbol direktörü değil... Ve yönetim kurulları arasından seçilir..

        Buna ihtiyaç duyanlar...

        Gereksiz yere yarattıkları bu görev tanımından, yararla mı yoksa zararla mı kalkarlar..

        Yıl sonunda bakmak lazım...

        Diğer Yazılar