Paris havası Harbiye'de
PARİS’TEKİ Raidd isimli kulüpte duvarın içinde kurulmuş duşakabinde bir adam çırılçıplak soyunarak banyo yapar. O vücudunu köpürttükçe mekânda sesler yükselir, alkış kıyamet kopar. Bu şov da yarım saat arayla tekrarlanır. Mekân kapanana kadar da devam eder. Artık İstanbul’da bu şovu aratmayacak bir yer var. Üstelik duşakabine 1 değil, 2 kişi giriyor. Harbiye’de yeni açılan gay kulübümüz Superfabric’te oluyor tüm bunlar. Geçen akşam nihayet gidebildim. Çünkü burası kısa sürede pek bir meşhur oldu. Zaten benim gittiğim gece de tıklım tıklımdı. Yurtdışından da gay kulüplerimiz için turistlerin çok fazla geldiğini hatırlatmak isterim. XLarge’tan ayrılan ekibin açtığı mekânda şovlar güzel.
Nişantaşı’nda BİR URFALI
BU hafta çok yemek yediğimi itiraf edeyim. Biz kadınların diyet ve spor konusunu göz önünde bulundurursak benim halim fena. Ama güzel yemek görünce de kaçamak yapanlardanım. Teşvikiye Camii’nin arkasına konuşlanan Ar-Ruha’da bir 1-2 kilo almışlığım var sanırım. Ama bu benim suçum değil, nedeni yemeklerin çok güzel olması. Mekânın en başta lahmacunu meşhur oldu. Milletin dilinde. Kusura bakmayın ama lahmacun özel bir konudur ve her yerde yenmez. Siz de benim gibi ara ara lahmacun krizine giriyorsanız çekinmeden burayı arayın derim. Ama tabii sadece lahmacunla kalabilirseniz. Dayanamayıp diğer yemeklere bulaşırsanız ben karışmam. Sonra bana kızmayın.
Union 22
SON günlerde Nişantaşı’nda bir şeyler oluyor. Bir hareketlilik, bir hareketlilik... Mağazalar kapanıyor, bankalar taşınıyor; yerlerine yeme-içme mekânları açılıyor. Nişantaşı’nın son günlerdeki gözde semti Topağacı’nda da olanlar oldu. Moc ve Cosmonot’tan sonra şimdi de Union 22 konuşulur oldu. Hatice Aslan’ın oğlu Ekin Ergök ile Orhan Aşıcıoğlu’nun ortağı olduğu mekân pek bir cool. Mahalleye pek bir yakışmış. Semtin en havalı tipleri orada. O gün gittiğimde Hatice Aslan da oradaydı. Herkeste bir sohbet muhabbet. Evlerinin koltuklarında oturuyor gibi... Pek bir şık olmuş.
HAYATI tiye almak
GEÇEN pazar röportajımız vardı Yeşim Salkım ile. Dobra dobra konuştu hatırlarsanız. Çarşamba gecesi de Desibel’de izledim. Uzun süre sonra ilk kez sahneye çıktı. Ne iyi etti de çıktı. Uzun süredir izlediğim en iyi sahne, en iyi performans. İşletmeci Ergun Yıldız bana “Yeşim Salkım sahneye çıkacak. Bayılacaksın, inanamayacaksın” dediğinde itiraf ediyorum az biraz ‘Eskisi gibi olmaz’ durumundaydım. Çok daha fazlası olmuş. Yeşim Salkım döktürüyor. Stand-up yapıyor. Hayatı tiye almak dedikleri var ya; işte aynen öylesini yapıyor.
Sanat müziği ve alaturka şarkılarından oluşan muhteşem repertuvarı ve enerjisiyle mekânda bulunan herkesi avucunun içine aldı. “4 koca eskittim” de dedi, “Kitabım ben öldükten sonra çıksın ki kahraman olayım. Hitler bile olmuş, ben neden olmayayım?” da. “Hanımlar kilo vereceğiz diye canınız çıkıyor. Boşuna uğraşmayın, erkekler kilo sever ama çaktırmazlar” diyerek tüyolar verdi. “Ahmet Kaya şarkılarını artık rahat söylüyoruz, ne güzel” de dedi, izleyenlerden birinin telefonunu alıp karşıdaki insanla “Ben Yeşim Salkım, hadi gel” diye sohbet de etti. Dedi de dedi... Hem hüzünlendirdi hem kahkahalarla güldürdü. Gerçekten güzel bir performanstı. Çarşambaları artık bu sahnede. İzleyin, pişman olmayacaksınız.