Seda Sayan satın alınırken görmedi bile
EN nefret ettiğim şey, bir başka gazeteyi ya da haberi yapan kişiyi yalanlamaktır. Ama bu kadar da olmaz ki kardeşim. Bizim mesleğimize bu kadar da saygısızlık yapılmaz ki!..
4.5 yıl önce alınmış, haberleri de o zaman yapılmış bir evi yeniymiş gibi haber yapınca bizler de isyan ediyoruz bu işi yapanlar olarak. Buyurunuz, “Seda Sayan oğluna 12 milyon dolara bina almış” diye yeniden haberler yapılıyor.
Aslında bu konuya hiç girmeyecektim, ama Habertürk Televizyonu Spor Müdürü Faik Çetiner twit atınca dayanamadım. Sonra da Faik Çetiner ile konuştuk, gülüştük. Faik bana, “Nedir bu magazinciliğin hali Esin?” diye sorunca gerçekten üzüldüm, utandım.
Yıllardır emek verdiğim, “doğru habercilik” diye yırtındığım mesleğin haline bakınız. Ama kendinden söz ettirmek isteyen herkesin ilk sığındığı liman, magazindir. Zaten onlardan bir kurtulabilsek, mesleğimizi kurtaracağız.
Yeni alınmış gibi gösterilen binayı Seda Sayan, 4.5 yıl önce 4 milyon dolara satın aldı. Üstelik o binayı alırken görmedi bile. Cenk Eren, telefonla Seda Sayan’ı arayarak “Kaçırma burayı” dediği için oğlunun babası, eski eşi Sinan Engin’i arayıp, “Bakar mısın benim için; uygunsa alayım?” dedi.
Sinan Engin de bunun üzerine gidip binaya baktı, hatta ilk Faik Çetiner’e göstermiş. Ben onu bilmiyordum. Faik ile konuşunca öğrendim. Sonra Sinan Engin sıkı bir pazarlık yaparak o binayı 4 milyon dolara satın aldı. Yani Seda Sayan orayı satın alırken görmedi, parayı da banka yoluyla gönderdi.
Sonrasında uzun yıllardır Cihangir’e gelmemiş olan Seda Sayan’ı ben davet ettim. Ve kendisini de ilk ben White Mill’e götürdüm. Arka bahçesinde de oturup çay-kahve içmiş, yemek yemiştik. Yani durum bu. Daha ne diyeyim.
O kadar çok yalanyanlış magazin haberleri dolanıyor ki ortalıkta. Üzülmemek, utanmamak mümkün değil. Hatta böyle yazmak da istemiyorum. Camiamda bu yüzden pek sevilmiyorum, aynı mesleği yaptığım kişiler tarafından. Ama varsın sevilmeyeyim. Okuyuculardan tam not alıyorum ya gerisi önemli değil.
NE MERAKLISI VARMIŞ
MERAKLA beklenen Soho House kapılarını açtı. Üye olmayanlar için perşembe- cuma özel girişler oldu. Belli sınırları olan, herkesin içeriye giremediği, üyelik ücretini ödeseniz bile herkesin alınmayacağı bir yer oldu eski Amerikan Konsolosluğu, yeni Soho House.
Ne yalan söyleyeyim, benim pek ilgimi çekmedi. Çünkü, “kendini belli bir çevreye ait gösterme” çabası olan insanların yaptığı, “Sana davetiye geldi mi şekerim”, “Ay gelmedi mi?”, “Ay bilmem kime de gitmemiş, çıldırıyor” tadında konuşmalar beni çok rahatsız etti. Ha bir de tabii “Gittim”, “Üye oldum”, “Ben de oradaydım”cılar var ki, aman aman onlar pek bir fena.
Paranız varsa ve ayrıcalık istiyorsanız hiç düşünmeyin derim. Ama 1800 Euro + KDV ile toplam 2124 Euro verip, etrafa “İşte ben buradayım” tadında fotoğraf çektirip Instagram’a yükleyerek hava atmak derdindeyseniz paranıza yazık. Çünkü yasak.
Tabii bir de telefonda, “Ben şimdi işte Soho House’tayım. Karşımda Kıvanç Tatlıtuğ var, bilmem kimin gelini var. Bilmem kim işte o kızla gelmiş” gibi konuşmalar da yapacaksanız hiç kalkışmayın. Çünkü bunların hepsi yasak. Ancak sessiz sedasız, kimseler görmeden sosyalleşmek, belli bir çevreye ait hissine kapılmak istiyorsanız paranıza kıyın derim.
Fakat bizim insanımızın biraz gösterişe merakı malum. O yüzden de ben Soho House’un Türkiye’de ömrünün çok uzun olmadığını düşünüyorum. Ama tabii zaman gösterecek. Ha bu arada sosyetenin çok ünlü bir isminin kaydolduğunu biliyorum. Kıvanç Tatlıtuğ da, Cem Yılmaz da kaydolacaklar arasındaymış.
MEMLEKETTE HABER...
ÜNLÜ sunucu Defne Samyeli, şarkıcı olmaya karar vermiş. Haberlerin eski tadı olmadığını söyleyen Defne Samyeli 20 yıllık şan eğitimini hayata geçirme kararı almış. Ama Defne’ye kötü bir haberim var. Maalesef müzik dünyası da artık eskisi gibi değil. Aman dikkat Defne, hayal kırıklığına uğrama sonra.
KADIN OLMAK BUGÜN
Dünya Kadınlar Günü. Özellikle yaşaması zor olan yerlerde yaşayıp kadın olduğunu hissetmeye ve hissettirmeye çalışan her kadının gününü kutlarım. Çünkü bugün aslında onların günü.
Habertürk internet sitesinde rastladığım Amerikan “International Women’s Travel Center”ın hazırladığı raporda, dünyada kadınlar için en tehlikeli ülkeler yer alıyordu. Ben, “Ülkemiz de var mı, aman Allah korusun, inşallah yoktur” tedirginliğiyle haberi okurken başta Hindistan olmak üzere Kolombiya, Kenya, Arabistan, Brezilya gibi ülkelere rastladım. İşte bugün asıl onların günü.
Tüm kadınların günü kutlu olsun. Ülkemizde yaşanan kadın ölümleri, eziyetleri ve şiddetinden sonra içim o kadar buruk ki. Daha fazla cümle bile kuramıyorum.