Giyim kuşamla kafayı bozduk
ARTIK bizden çok çantalarımız, ayakkabılarımız, kıyafetlerimiz konuşuluyor. Instagram çıktı çıkalı herkes kıyafet eleştirmeni, modacı, stil danışmanı oldu. Eller, ayaklar, saçlar, makyaj beğenilmediği gibi kıyafetler de pek beğenilmiyor. Hayır bunları eleştirenler de genellikle evlerinde oturup klavye kahramanlığı yapanlar.
Son zamanlarda ‘Gardırop Gurusu’ ismiyle fenomen olan Hande Can Yüce’yle geçen hafta İzmir’de bir davette buluştuk. Hande aslında benim de çok sevdiğim A46’nın ortaklarından Arda Can’ın kardeşi. Çok uzun yıllardır da bu işi yapıyor. Yani ne mi yapıyor? Eğer paranız var zevkiniz yok ya da paranız var zamanınız yoksa sizin için alışveriş yapıyor. Kıyafet odanızı baştan aşağıya değiştiriyor. Her şeyi sizin için kombin edip hazır hale getiriyor. Aylık ücreti 5 bin TL. Paranız varsa ve kötü giyiniyorsanız hiç düşünmeyin derim.
Birçok ünlü isimle çalışıyor Hande. Geçen hafta bir davette kendisinin tasarımını giyen Bergüzar Korel’le 1.5 yıldır çalışıyor mesela. Adını da zaten en çok Bergüzar’la duyurdu. Ben her davette giydiği kıyafete bayılıyorum Bergüzar’ın. Zaten fiziği de müsait. Ama gerçekten şöyle bir dönüp baktığımda her katıldığı davette öne çıkmayı başaranlardan.
ERKEKLER DAHA KOLAY
HANDE’NİN erkek müşterileri de pek fazla. Malum erkekler alışverişi pek sevmez. Onun için kadınlar gibi vakit ayırmak istemezler. O yüzden de erkeklerin daha az kaprisli olduğunu vurgulayan Hande, “Erkeklerin tarzı bellidir. Onları şekillendirmek, kıyafetlerini seçmek her zaman daha kolay. Ama kadınların detayları çok fazla. Ve tabii kadınları ikna etmek daha zor” diyor.
FAKE YERDE, GERÇEK MASA ÜSTÜNDE
BİR de şu malum çantalardan konu açıldı. Herkesin kolunda olan Chanel, Hermes gibi çantaların gerçek mi sahte mi olduğunu sorunca, Hande Can Yüce bana “Özellikle kuaförlerde dikkat et, çanta yerde duruyorsa fake’dir. Aynanın önünde duruyorsa gerçektir” dedi. Şöyle bir düşündüm, çok doğru söylüyor. Sahte çantalar genellikle yere konuyor. Ama gerçekleri kucaklarından ayırmıyor hanımlar. Küçük kızların dahi bu çantalara çok önem verdiğini söyleyince “Bu takıntılarından vazgeçsinler. 50-60 yaşına geldiklerinde ne kullanacaklar? Bazı çantalar erken yaşta oldukça kötü ve gereksiz” dedi. Ben de katılıyorum. Çünkü gerçekten fotokopiden çıkmış hanımlar var sokaklarda.
Kibariye evine hamam yaptırıyor
EVDE hamam meselesi pek meşhur biliyorsunuz. Cenk Eren Cihangir’deki evine hamam yaptırmıştı. İlk fotoğrafını ve haberini bu köşede görmüştünüz. Şimdi de Kibariye’nin evine hamam yaptırdığını duydum. Palladium Tower’dan 700 metrekareye aldığı evin 1 yıla yakındır tadilatını yaptıran Kibariye, bunun için belediyeden özel izin bile almış. Tadilat uzun sürünce komşular şikâyet etmiş. O da özel izin alarak bu işi çözmüş. Kibariye’nin evine İtalya’dan mobilyalar alınmış. Su, kir ve leke tutmayan kumaşlar dokunmuş. Anlayacağınız A’dan Z’ye her şey yurtdışından özel gelmiş. Kibariye yapılan her işin başında durup evini kendi zevkine, isteğine göre dekore ettiriyormuş. Ben duyunca çok sevindim. Kimler kimler bu paraları harcayıp yalılarda oturuyor. Kibariye geç bile kaldı. Yıllardır gece gündüz demeden çalışıyor. Güle güle, sağlıkla, huzurla otursun inşallah. Tadını çıkarsın.
PINAR’IN ELLERİ
PINAR Altuğ “Ne yapayım ellerimi keseyim mi?” diye isyan etmiş. Tövbe ki ne tövbe! Yahu birinin elini, kolunu, bacağını, burnunu, ağzını eleştirmek ne kadar ayıp ve günahtır. Biz böyle bir terbiyeyle büyüdük. Çocukluğumda böyle bir konuşma geçse annem ve babam “Çok ayıp, nasıl konuşuyorsunuz böyle?” diye ikaz ederdi. İnsanlar mı saygısızlaştı yoksa anneleri-babaları bu kişileri uyarmıyor mu anlamıyorum. Demet Akalın’ın ayak fotoğrafı olay olmuştu hatırlarsanız. Pınar Altuğ’un da eli. Millet bir yerlerini koyarken telefonda photoshop yapıp koyuyor artık. Herkes sahte oldu anlayacağınız, gerçek bir şey bulmak zor. Bulanı da didikliyoruz zaten. Allah sonumuzu hayır etsin.