BAKKAL ŞARKISI DEĞİL MİYDİ BUNLAR HANDE?
YIL 2007. O zaman bir ‘bakkal şarkıları’ polemiği vardı ki sormayın. Bakkal şarkılarıyla yatıp kalkmıştık. Şimdi mesela ünlüler birbirine neler söylüyor, neler yapıyor, sosyal medyadan ne laf atışmaları oluyor ancak bir gün haber olup unutuluyor. Ama o dönemler biri, başkasına bir laf söylesin günlerce, aylarca konuşulur hatta sağır sultan bile duyardı. O kadar önemliydi bir polemik yaratmak. Özellikle bir albüm çıksın, bir film yapılsın hooop hemen birine bir laf söyle; günlerce reklamını yap. O kadar basitti işte her şey.
Ama artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Artık sosyal medya fenomeni Sebastian var. Eğer birine laf söylemek istiyorsan Sebastian üzerinden lafını söyle, çekil köşeye. Ohhh için rahatlasın. Laf yerine gidiyor işte. Ya da öyle sanılıyor. Ah eskinin uşağı Sebastian şimdinin laf sokan tiplerinin elinden neler çekiyor bir bilseniz. Yani kızım sana söylüyorum gelinim sen anlanın Sebastian’ca halleri pek moda.
İşte Türk toplumunun eğlence havasını çok iyi koklayan ve çok hiti olan Ersay Üner de Sebastian’ın şarkısını yaptı. Pek de güzel. Aman ince ince laf sokmalar. Son zamanların ‘Ben lafı ortaya koyayım kim isterse alsın kraliçesi’ Hande Yener de Volga Tamöz’ün albümünde söylüyor bu şarkıyı. ‘Bakkal polemiği’nin kraliçesi Hande, “Uzun yıllar sonra Ersay ile yeniden birlikteyiz. Çok istiyorduk bir şeyler yapmak. Şimdi içimize sindi şarkı” diyordu geçenlerda Beyaz Şov’da.
İyi de Handeciğim o dönem “Bakkal şarkıları” dediğin birçok şarkıyı Ersay yapıyordu. Kafam karıştı. Bir açıklık getirsen şu meseleye de yıllar sonra çözülse durum.
Eskiden daha mutluymuşuz
HAYATTA en sevmediğim cümlelerin başında “Sen gelirken ben gidiyordum”, “Ah biz neler çektik, siz ne çekiyorsunuz ki?”, “Biz de çektik siz de çekin azcık”, “Çok gülme ağlarsın sonra” var. En nefret ettiklerim ise “Eskiden daha mı mutluyduk?”, “Eskiden çok güzeldi her şey”... Yahu adı üstünde ‘eski’ işte. Eskinin nesi güzel olacak? Düne bakmayacaksın ki yeni daha güzel olacak.
Yarınlar daha güzel olmalı. Hayat her gün daha da güzelleşmeli ama olmuyor işte. Bizim hayatımızda olmuyor. Türkiye’de yaşıyorsak ol-mu-yor. Kendimi bildim bileli bir kavga, gürültü, tartışma... Her an bir ‘son dakika’ durumları. Tamam annelerimiz, babalarımız yaşamış. Tamam onların anneleri, babaları da yaşamış. Ama artık bizler yaşamasak. Hadi bizi de geçtim, bizim şu an yaşadıklarımızı çocuklarımız yaşamasa...
Ne zaman bu topraklarda dirlik, düzen, huzur, mutluluk olacak? Ne zaman yabancı kanalların haber bültenlerinde izlediğimiz ‘çiçek ekme’, ‘bin yıllık taş kutlaması’, ‘doğa yürüyüşleri’, ‘festivaller’ tadında haberlerin çoğunlukta olduğu yayınlar izleyeceğiz? ‘Son dakikası’ az haber bültenlerini biz görecek miyiz bilmiyorum ama artık yeter gerçekten. Huzur için yanıp tutuşan bir toplum olduk. Her gün huzur arıyoruz. Bulabilen varsa lütfen getirsin.
Ayşe’nin sağı solu belli olmaz
AYŞE Hatun Önal, 2008 yılında ‘Sustuysam’ isimli bir albüm çıkarmıştı. Hâlâ o albümü dinlerim. Harika şarkılar vardır. Müzik kalitesi inanılmazdır. Albüm o dönem gerçekten tutmuş hatta ‘Kırcan mı belimi’ de fenomen olmuştu. Ancak Ayşe sıkıldı ve müziği, her şeyi bırakıp gitti buralardan. Ona güvenen birçok insanı da bırakarak... O dönem defalarca konuştuk, ara ara mesajlaştık. Ben “Albüm tutmasa anlayacağım da neden bırakıyorsun?” diye diye bir hal oldum ama dinlemedi. Yıllar geçti, Ayşe ‘Çak Bi Selam’la yeniden ortaya çıktı. Şimdi de ‘Güm Güm’le yeniden tutturdu. Geçen gün haberlerde izledim Avrupa müzik listelerinin sınırlarını bile zorluyormuş. İnsan izlerken “Oh harika! Şimdi ne güzel şarkılar gelecek Ayşe’den” der değil mi? Ama kendisini çok iyi tanıyan biri olarak “Ayşe bu, sağı solu belli olmaz” diye mırıldandığımı fark ettim. Ah Ayşeciğim benim gibi düşünenleri şaşırt bu sefer. Seni dinlemeyi seviyoruz, güzel şarkılar yapıyorsun. En azından bu sefer sıkılıp kaçmasan. İnatla güzel şarkılar yapmaya devam edip bizi utandırsan.