İstanbul'da serinlemek hiç de ucuz değil
Ben özellikle Ramazan Bayramı’nı İstanbul’da tatil yaparak geçiririm. Çünkü hem boş hem de sakin oluyor. Trafik çilesi çekmiyorsunuz, gideceğiniz her yere 10 dakikada ulaşabiliyorsunuz. Tadından, keyfinden yenilmiyor.
Ama tabii tatilci de biraz bunu keşfetti, artık bayramı İstanbul’da benim gibi geçiren çok. O nedenle eskisi gibi de pek boş olmuyor anlayacağınız. Çok uzun yıllardır bu sistemi uyguluyor, bir de kendime rota çiziyorum.
İstanbul’da normalde gitmediğim, gidemeyeceğim birçok yeri geziyorum. Yani yeni bir şehre gitmişim gibi plan yapıyorum. Anlayacağınız, kendi yaşadığın yerde turist olup tatil yapma fikri harika bir duygu.
Yıllardır bunu yapan biri olarak size de tavsiye ediyorum. Rotanızı bayramlaşma merasimleri bittikten sonra ona göre çizin. Planınızı denize girmek, havuza gitmek, müze gezmek, istediğiniz bir mekânda yemek yemek gibi genişletebilirsiniz.
Beni yıllardır takip edenler bilir. Ben her bayram İstanbul’da harika geziyorum. Her gün ya denize ya da havuza gidiyorum. İstanbul’da denize girebileceğiniz çok güzel yerler var. Tarabya’da yeni açılan Big Chefs Plajı, Zekeriyaköy’de Burc Beach, Demirciköy’de Uzunya Plajı. Ve Florya, Kilyos, Fenerbahçe plajlarını da es geçmeyin derim.
Ama yok, “Şöyle 5 yıldızlı bir otelde havuza gireyim” de diyebilirsiniz. Her yaz İstanbul’daki 5 yıldızlı otellerin havuzundan çıkmayan bir arkadaşım, “Esin bu sene otellerin havuzları çok pahalı. Eskiden böyle değildi” diye isyan edince ben de küçük bir araştırma yaptım.
Evet hiç de o kadar ucuz değil serinlemek. En çok tercih edilen yerler ve fiyatları şöyle:
- Hilton Oteli, kişi başı 200 TL.
- Suada, kişi başı 170 TL.
- Swissotel, hafta içi 150, hafta sonu 200 TL.
- Çınar Otel, kişi başı 100 TL.
- Conrad Otel, kişi başı hafta içi 80, hafta sonu 100 TL.
- Tarabya Big Chefs Plajı, hafta içi 75, hafta sonu 100 TL.
Anlayacağınız, serinlemek hiç de ucuz değil. Ama tabii cep sizin, kese sizin. Ben bayram öncesi sizi birazcık bilgilendireyim istedim. Çünkü İstanbul’da tatile gidemeyen bir kesim var ki, havuzlardan çıkmıyor. Size şimdiden güzel tatiller.
SİBEL CAN 13 KİLO VERMİŞ
Bunca yıllık gazetecilik hayatımda Sibel Can’ın kilolarıyla ilgili şimdiye kadar kaç kez haber yapıldı, hatırlamıyorum. Her albüm çıktığı zaman verdiği kilolar da gündemdeydi.
Sibel Can’la ilgili sayısız “kilo aldı, kilo verdi” haberleri yapılmıştır. Fakat bu sefer sessiz sedasız bir kilo verme durumu yaşıyor. Çünkü rejime girdiği zaman kendisi de bunu cümle âleme duyururdu. Ancak bu sefer durum farklı.
Can 13 kilo vermiş. Kimselere duyurmadan. Kendisini gören herkes, “Gerçekten kilo vermiş, inanamadım” diyordu. E bu iyi bir şey.
Demek ki bu sefer gerçekten kararlı ve sağlığını düşünüyor. Sessiz sedasız kilo vermeler böyle bir şey.
SONUNDA BİR KADIN ÇIKTI VE...
Bade İşcil ve Ece Erken’in korkunç ve çirkin boşanma sürecinden sonra Yeşim Salkım’ın sessiz sakin boşanması, üstüne bir de “Hoşçakal yol arkadaşım” mesajı yayınlaması, bir kadın olarak iyi geldi doğrusu. Özellikle kadınların bu kavga gürültülü durumlara girmesine son derece şaşırıyorum. Sonuç olarak ortada çocuk var. Ve yine sonuç olarak, bir kadın kendi hayatı hakkında özel mevzuların ortaya serilmesinden hiç ama hiç hoşlanmamalı. Ya da ben mevzuya biraz öyle bakıyorum, sizi bilmem. Yeşim Salkım’ın boşanma sonrası mesajı bile hoşuma gitti. İyi geldi anlayacağınız.