Bu memlekette kadınsan
- Susmak zorundasın.
- Hamileysen sokağa çıkma ayıp.
- Kalabalık ortamlarda kahkaha atman edepsizlik.
- Gece başına her şey gelebilir dikkat et.
- Trafikte tacize uğrayabilirsin. Küfür edebilirler. Özellikle “Geçsene Or..p.” diye bağırabilirler. (Benim başıma geldi, kulaklarımla duydum. Şoktan plakasını bile alamadım)
- İçeceğin her şeye dikkat et, içine bir şey atarlar.
- Eğer tecavüze uğramışsan sen adamı baştan çıkarmış olabilirsin.
- Kadınsan sana verilenle yetineceksin.
- Zaten sen kadınsan SUS.
RAFET BU NEYİN KAVGASI?
BU da bir kadının yıllardır çektiği eziyet. İçlerinde ne yaşadılar, kim haklı, kim haksız bilmem. Beni de ilgilendirmez. Ama yıllardır bitmeyen bir Rafet El Roman ve Tuba Altıntop kavgası var. Bu erkekleri anlamak mümkün değil. Bu kadın sana iki çocuk vermiş. Neyin kavgasını yapıyorsun bu kadınla, saygı duyacağına. Hem yıllardır bitmeyen bu çekişme niye? Mehmet Ali Erbil’i bu anlamda acayip takdir ediyorum. Eski eşlerine “Onlar benim çocuklarımın annesi” diye sahip çıkıyor. Ne istiyorsa veriyor ve yapıyor. Hâlâ ellerini üzerlerinden çekmiyor. Yani çekebilir ama çocuklarının annesi o kadınlar. Nasıl kötü davransın ki. Rafet El Roman yıllardır bir kavga, bir çekişme içinde. Çocuklarının annesini kötü kadın gösterme çabasında. Hayır kötü olsa ne olacak? Onlar senin çocuklarının annesi. Bakın tekrar ediyorum kimseyi koruduğum, kayırdığım yok. Bana ne. İçlerinde ne yaşadıkları beni zerre ilgilendirmiyor. Kim kötü, kim iyi kimseyi ilgilendirmez. Ama ortada çocuklar var. Ben şimdi genç kız olan o çocukların yıllar yıllar önce kameralar önünde döktükleri gözyaşlarını hatırlıyorum. O kızların psikolojilerini düşünen var mı acaba? Hadi babaları düşünmüyor, hadi anneleri düşünmüyor. Kim düşünecek? Yazık gerçekten yazık. Yıllardır bitmeyen bir Tuba-Rafet kavgasıdır, sürüyor.
Dikkat ediyor musunuz?
- EBRU Şallı her saniye pilates yapıyor. Havuzda, karada, çimde, mutfakta. Uyurken de bacaklarını hareket ettiriyor mu acaba? Kadın hiç durmuyor. Şöyle beş dakika oturduğu bir anı var mı acaba?
- HERKES Fatih Ürek’i konuşuyor. Ne çok seveni varmış. Mide ameliyatı geçirdikten sonra çok zayıfladı. Ben hâlâ alışamadım bu görüntüsüne ama kendisi acayip memnun.
- AH Cihangir, güzel Cihangir ne çektin be. Her şey senin başına geliyor. Ne olacak sonumuz çok merak ediyorum. Hayır bir Cihangirli olarak mahallede çıt çıksa “Aman yine bir şey oldu” diye yüreğim hopluyor da. Ha geçen gün beni Cihangir’e getiren bir taksici “Hanımefendi burada meydanda biri düşse bayılsa kimse gidip yardım etmez. Hatta ‘Kesin bir şey içmiştir kafası iyi’ der. Buraya karşı böyle bir algı var” dedi. Ne komik öyle değil mi? Tuhaftır ama ey ahali burada oturanlar gerçekten normal insanlar yahu. Korkmayın bu kadar. Belki sizlerden bile normal o derece yani.
- BEN yıllardır yazıyorum. Hazal Kaya’nın fanlarını, hayranlarını. Görüyorsunuz işte kendisi de çekiyor hayranlarından. Ben Hazal için iyi bir şey yazsam da kabahat, kötü bir şey yazsam da. Tabii bana nefretten saldırıyorlar, kıza da sevgiden. Nasıl olacak bu hayran durumu hiç belli değil. Allah onların da yardımcısı olsun. Bu fanlık durumu sağlıksız noktalara gelebiliyor tabii.