Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bizim HT Magazin’de Finlandiyalı muhabirimiz Milja Ramö, bazı konserlere gidip izliyor ve yazıyor. Ben, Milja’nın yorumlarına bayılıyorum.

        Sonuç olarak yabancı bir bakış açısıyla bizim Türk konserlerini gözlemliyor. En son da Sertab Erener’in Harbiye Açıkhava konserini takip etti, yazdı.

        Yazıyı okurken çoğu yerde, “Allah Allah, bizim tanıdığımız Sertab’dan mı bahsediyor?” demekten kendimi alamadım.

        Milja, Sertab için “Sertab Erener için her izleyici önemli. Keşke başka insanlar da bu kadar saygılı olsaydı” gibi cümleler kurdu.

        Sertab’ın bir ara tüm salonda dolaşıp izleyici arasına girmesine “Vay be, bazı şarkıcılar sadece VIP izleyicileriyle etkileşiyor, ama bu kadın herkesle ilgileniyor” diye yazmasına, “Yok bu benim tanıdığım Sertab olamaz, ama demek ki evlilik yaradı. Oh be, keşke daha önce evlenseydi” demedim desem yalan olur.

        Dün de tüm gazetelerde Sertab’ın denize çivileme atlaması, çocuklar gibi şen şakrak hallerine, “Evet evet kesinlikle evlilik yaramış. Sertab nihayet, o içindeki gerginliği atabilmiş” yorumları yaptım.

        Demek ki ne oluyor? Bazı ilişkiler bazı insanlara iyi geliyor. Sertab da hayata döndü maşallah. Çünkü benim yıllardır tanıdığım Sertab;

        - Soğuk, mesafeli, gergin,

        - Adamına göre muamele yapan, istemediği insanla konuşmayan, istediği kişiyle konuşan,

        - Kapris yapan, hatta yanında çalışan birçok kişiye kök söktüren bir kadındı.

        Daha da sıralayabiliriz ama artık gerek yok eskileri deşmeye. Demek ki değişmiş, lokum gibi olmuş. Şimdi gördüğüm kadarıyla tadından yenmiyor. Ama onunla çalışan, onu çok iyi tanıyan kişiler de “Derdi bizimleymiş. Bu Sertab olamaz” demekten kendilerini alamıyorlar.

        O da ayrı bir durum tabii. Ama ben bu Sertab’ı daha çok sevdim. Ne yapıyorsan, ne hissediyorsan öyle devam et Sertab. Böyle daha bir tatlı görünüyorsun.

        TÜRKAN SABANCI ARAYIP 'BAYILIYORUM' DEMİŞ

        Bu sene, “Aşk Bodrum’da Yaşanıyor Güzelim” şarkısını o kadar çok duydum ki, anlatamam. Göcek’te birçok teknede bu şarkı çalınıyordu.

        Oysa Bülent Serttaş bu şarkıyı 2 sene önce yaptı. Üzerinden 2 sene geçti, şarkı daha yeni patladı. Teknelerden duyduğum sesler üzerine Bülent’i arayıp “Sen bu şarkıyı yeni yaptın zannediyor birçok kişi. Her yerde bu şarkıyı duyuyorum” dedim, o da bana “Türkan Sabancı aradı. ‘Bayılıyorum bu şarkıya’ dedi, şok geçirdim. Herkes hâlâ şarkıyı dinliyor, klip çekip gönderiyor” dedi.

        Biz de bunun üzerine teknede bir klip çektik Bülent Serttaş’ın “Aşk Bodrum’da Yaşanıyor Güzelim” şarkısına. Şarkı heyecan veriyor, keyif veriyor.

        İşte bazı şarkılar belli olmuyor. Yıllar sonra daha popüler hale geliyor. Sezen Aksu’nun 80’lerde yaptığı “Hâkim Bey” de 2 sene önce patlamıştı. Hem de Mehmet Erdem’in sesinden.

        Yani bir şarkının kaderinin ne olacağı, şarkının ne zaman patlayacağı belli değil.

        BUNLAR HEP EGODAN

        Bitmeyen bir Demet Akalın ve Hande Yener kavgası var. Hande Yener şimdi de Bodrum’daki beach’inde “Demet Akalın şarkısı çalmayın” demiş.

        Keşke öyle diyeceğine, “Daha çok çalın” deseydi. O zaman Hande kazanırdı. Daha çok alkış alırdı.

        Hatırlar mısınız bilmem, 2 ay önce Demet Akalın’ı sahnede izlediğimi ve Hande’nin şarkılarını okuduğunu yazmıştım. Yani Demet’ten Hande şarkısı okumasını beklemezdim, beni şaşırtmıştı. Ama Demet, “Ben her zaman okuyorum. İş ayrı bir şey. Eski şarkıları çok güzel” demişti.

        Doğru da söylüyor. Hem neden okumasın ki? Bu hareketler Demet’e her zaman kazandırır, kaybettirmez. Ama Hande’nin yaptığı tamamen egosal bir durum. Keşke egosunu kontrol altında tutabilse. Daha çok kazanır, daha sevimli olur.

        Bir zamanlar ikilinin birlikte oynadığı reklamlar vardı. Ne kadar güzeldi, harikaydı, keyifliydi. Hatta o reklam döneminde, “Bu ikiliye acilen bir dizi yapın, program yapın yapımcılar” diye yazmıştım. Ama işte ego araya girerse o işler yürümüyor.

        Oysa hem daha sevimli, hem daha görünür, hem daha keyifli olur, hem daha çok para kazanılır. Ama insanın başına ne geliyorsa egodan geliyor malum. Hep “Ben” demekten.

        'TAVUKLAR' HÂLÂ POPÜLER

        Dilber Ay’ın “Tavuklar”ı var bir de. Aman Yarabbim, böyle bir şarkı yok. Hâlâ popüler, hâlâ her yerde, her zaman o şarkı çalıyor.

        Statüsü, şöhreti ne olursa olsun herkes “Tavukları Pişirmişem”i istiyor. Hatta Cenk Eren Bodrum sahnesinde, “Yalıkavak pahalı bir yer. Lüks teknelerde turlayan trilyonluk insanlar beni dinlemeye geliyor. Sonuçta hepsi ‘Tavuklar’ı istiyor” diyor.

        Evet gerçekten öyle. Yerinden kalkmayan, oynamayan kim varsa kalkıp göbek atıyor. Ve şarkı hâlâ çok popüler.

        Diğer Yazılar