Hapishanede stüdyo kurulmaz
GEÇTİĞİMİZ günlerde “Deniz Seki, Zeki Müren şarkısını okumak için hapishaneye stüdyo kurulacak” tarzı haberler çıkmıştı. Bunun üzerine Zeki Müren albümünü hazırlayan Murat Yıldırım’la konuştum. Murat “Nasıl stüdyo kuralım. Olacak iş mi? Artık teknoloji çok ilerledi. Stüdyo kurmaya gerek yok. Bir bilgisayar ile gidilecek, Deniz şarkısını söyleyecek. Orada beş-on dakikaya ihtiyacımız var. Kayıt yapılacak ve gerisi stüdyoda halledilecek. Şimdi o işlerle uğraşıyoruz. İzinleri almaya çalışıyoruz” diyor. İnşallah alınır ve yardımcı olur yetkililer. Bu kayıt hem Deniz Seki’ye hem sevenlerine bir ışık olacaktır. Seki’nin sesinden ‘Annem Annem’ şarkısı gerçekten çok keyifle dinlenecektir. Deniz Seki’nin duygularını okuyunca halini anlamamak mümkün değil. Bir de ben onu ziyaret etmiş ve duygularını yazmış biri olarak okurken yine duygulandım, yine ağladım.
SENİ BEKLİYORUZ DENİZ
Kusura bakmayın beni eleştirebilir bazılarınız ama dışarda yüzlerce katil, tecavüzcü, uyuşturucu kaçakçısı, satıcısı dolaşırken sadece kendine zarar vermiş bir kadını suçlayamıyorum. Suçlanmasını da kabul etmiyorum. Bunu defalarca yazdım. Deniz Seki’nin yeniden yargılanmasını bekleyenlerdenim. Seki önceki gün okuduğum Cengiz Semercioğlu ile yaptığı röportajda hemen hemen bana anlattıklarının aynılarını anlatmış. Şunu söylemek istiyorum. Deniz ilk günden beri aynı cümleleri kuruyor. Suçsuz olduğunu söylüyor. Ve yeniden yargılanmak istediğini anlatıyor. Aslında söylediği de duyguları da açıkça ortada. Duymak gerek. Sesini daha çok duyurmak gerek. Kuru bir şöhret dışında hiçbir şeyi olmayan bir kadının isyanı. Deniz seni bekliyoruz. Hadi gel de uzun uzun sohbet edelim. Biz de önceki gün seni hayali bile olsa yanımıza alarak Hülya ve Ebru ile buluştuk. Bol bol kulaklarını çınlattık, şarkılarını söyledik. Hadi gel seni bekliyoruz.,
İSTANBUL’DA BAYRAM
İSTANBUL gece hayatında sezon 1 Ekim itibarıyla açılıyor. Birçok mekân kapılarını açtı ama resmi açılışlarını yapmaya hazırlanıyorlar. Sessiz sedasız olsa bile. Bugün cumartesi. O yüzden İstanbul’da hareketli bir gece yaşanacak. Eğer eğlenmek istiyorsanız, sahilde her zamanki gibi Reina ve Sortie, biraz üst kısımlarda Ulus 29 açık. Asmalımescit tarafında Chanta eğlencesi tüm hızıyla devam ediyor. Maslak’ta yeni açılan Hovarda son zamanlarda adını sıkça duyduğum yerlerden. 02.00’de kapılarını açıp, 07.00’de kapanıyormuş ve tıklım tıklımmış. Ve Harbiye’deki Hero. O da kapılarını yeni açanlardan. Bu sezon eğlence hayatına yeni katılanlardan yani. Hayırlı olsun. Ayrıca Harbiye’de Superfabric’te de eğlence tüm hızıyla sürüyor. Aztek’i artık söylememe gerek yok. Klasikleşmiş eğlence tam gaz, üstelik her gece tıklım tıklım. Ne diyelim klasikleşmiş dükkânlara bayılırım. Bir mekân on yılı devirdiyse tamamdır. Cumartesi sabaha kadar eğlence şart diyenlerin aklında olsun.
BAYRAMDA NELER YAPILIR?
-Bir gün içinde hem Zekeriyaköy, oradan Zorlu Center, oradan Ümraniye, oradan Fındıkzade oradan Nişantaşı oradan da Cihangir’e gidilir. Trafik size tüm bunları yapmanız için izin verir. (İlk gün yaşandı, onaylandı, tasdiklendi. Tüm bu semtlere trafik çilesi çekilmeden ulaşıldı.)
-Vialand’e gidilir.
-Sahilde yürüyüş, koşu, her türlü spor yapılır.
-Köprülerden bedava geçilir.
-Aile, dost, akraba, arkadaş gezilir. Ziyarete gidilir.
-Yemek yenecek yeni yerler keşfedilir. Birçok mekân boş ve sakindir. O yüzden garsonlar size rahat rahat ve güzel hizmet ederler. Sıkıntı yaşamaz, verdiğiniz siparişi yarım saat beklemezsiniz.
-Bol bol sinema keyfi yaşanır.
-Alışveriş yapılır. Çünkü mağazalar boş ve sakindir.
-Piknik yapılır. Bisiklete binilir.