Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Daha, ne Tarkan “Yakalarsam muck muck” diyor, ne de Sezen Aksu o şarkının sözlerini yazmış... Yıl 1959... Sanat Güneşimiz Zeki Müren, Belgin Doruk ile oynadığı “Kırık Plak” filminde “Uzat Dudaklarını Öpeyim” şarkısını okuyor ve şarkı aralarında da “muck muck” yapıyor. Yani Tarkan’ın ilk yaptığında şaşırdığımız öpücüğü, Zeki Müren yıllar öncesinden yapıyor.

        Artık Sezen Aksu bu öpücükten mi etkilenmiş bilemem ama her seferinde Zeki Müren beni şaşırtmayı başarıyor. Çünkü öyle şeyler yapmış, öyle eserler bırakmış ki, her yeni öğrendiğim bir Zeki Müren detayında şaşırıyorum. Ve çok erken inzivaya çekilip gittiği için de üzülüyorum.

        BİZDE KİM KABUL EDER 'STAJYER' OLMAYI?

        Dün, sinema tarihinde unutulmaz karakterlere hayat vermiş Robert De Niro ile yeni nesil oyunculardan Anne Hathaway’in başrollerini paylaştığı Stajyer’i izledim. Film boyunca, “Acaba ülkemizde hangi oyuncu stajyer olmayı kabul eder?” diye düşünmedim dersem yalan olur. Çünkü filmde en çok “yaşlı” ve “stajyer” kelimesine vurgu yapılıyor.

        Filmde emekli olmuş ve 70 yaşına gelmiş bir adamın gençlerle dolu bir şirkette çalışması konu ediliyor ki alışılagelmiş Robert De Niro portresinden çok uzak bir rol. Adı üstünde “rol” ama gelgelelim böyle bir senaryoyu ülkemizde ancak egosu tavan yapmamış, özgüveni tam bir oyuncu kabul edebilir.

        Şu anda bir döneme damgasını vurmuş oyuncularımızı saymaya kalksam hepsi, “Ben stajyer olmam” deyip rolü elinin tersiyle itecektir. Ki zaten ülkemizdeki en büyük sorunlardan ikisi “özgüven” ve “ego”. Daha da büyük sorun ise “Toplum ne der?” düşüncesi; yani kabul edecekleri varsa da sırf “Beni o role yakıştırmazlar” fikri. O yüzden birçok sanatçımız gelen rolleri kabul etmeyip evde oturuyor.

        GECE HAYATINA 95'LİLER HÂKİM

        Birçok kişi, “Sen bilirsin, nereye gidelim? Gidecek yer yok. Her yerde çocuklar var artık” diyor. “Çocuklar” dediği de 90’lar. Yani 94-95 doğumlular. Hepsi 20-22 arasındalar. Şöyle koltuğa oturun, elinize bir kahve alın, arkanıza yaslanın ve kendi 20’li yaşlarınızı düşünün...

        Siz eğlenirken eminim başka birçok insan da şimdi sizin söylediğinizi söylüyordu. O yüzden lütfen artık “Gidemiyoruz, eğlenemiyoruz” diye dert yanmayı bırakın ve kendi eğleneceğiniz yerler keşfetmeye çalışın. Ya da yeni nesle ayak uydurup onların eğlencesine ortak olun.

        Çünkü gerçekten gayet güzel eğleniyorlar. Hiçbir şey umurlarında değil. “Yok loca kapatayım, yok şişe üstüne şişe açayım, yok assoliste şampanya üstüne şampanya açayım” gibi dertleri yok. Yani kimse kimseye hava atmıyor. Eğlence mekânına kimi taksiyle geliyor, kimi yürüyerek, kimi de metroyla.

        Tabii işi abartanlar da yok değil. Baba parasıyla gecede 5-10 bin TL hesap ödeyenler de var. Ama onlar azınlıkta. O yüzden de hemen dikkat çekiyorlar.

        VE ZEKİ MÜREN ALBÜMÜNÜN ÇIKIŞ TARİHİ BELLİ OLDU

        24 Eylül 1996’da kaybetmiştik Zeki Müren’i. 2016’da da 20 yıl olacak. İşte tam da 20’nci ölüm yıldönümüne girerken 6 Aralık’ta raflarda saygı albümü yer alacak.

        Murat Yıldırım’ın yapımcılığını üstlendiği albüm, Mehmetçik Vakfı il Türk Eğitim Vakfı tarafından yapılıyor. Albümün telif gelirleri de bu iki kuruma bağışlanacak.

        Albümde Halit Ergenç, babasının Zeki Müren ile birlikte sözlerini yazdığı “Şeytana Uyduk Bir Kere”yi, Funda Arar “Şimdi Uzaklardasın” ı, Göksel “Bir Demet Yasemen”i, “Muazzez Abacı “Bir Gönül Hikâyesi”ni, Kıraç “Berduş” u, Mustafa Ceceli “Beklenen Şarkı”yı, Sibel Can “Manolyam”ı, Belkıs Özener-Ferda Anıl Yarkın “Tekrar Bana Dönsen”i, Yaprak Sayar “Zehretme Hayatı”nı, Emel Sayın “Hayat Bazen Tatlıdır” ı, “Enrico Masias “Beni Terk Etme”yi, Boğaziçi Üniversitesi Caz Korosu ise “İşte Benim Zeki Müren”i söyleyecek.

        Son dakika 2 kişinin daha eklenmesi bekleniyor bu listeye. O isimlerle konuşuluyor. Daha net olmadığı için yazmadım. Ama yakında netlik kazanacak.

        Geç kalınmış güzel bir saygı albümü. Gelirin bu özel iki kuruma gidecek olması ise ayrıca sevindirici.

        BU SENEYİ DE GEÇİRİRSEN ARTIK ÇOK GEÇ KIVANÇ

        Kıvanç Tatlıtuğ bu sezon için “Farklı bir karakterle dönüyorum” demiş. Bence de acilen bir dizi yapmalı. Çünkü sektör o kadar acımasız ki, yeniler o kadar hızlı geliyor ki, bir sene daha gecikirse o kazandığı şöhretin hepsi boşa gider, başa dönmek zorunda kalır. Sektörde kimse kimsenin gözünün yaşına bakmıyor ve genç nesil gümbür gümbür geliyor. Birkaç sene sonra artık baba rollerinde karşımıza çıkacak Kıvanç, çünkü 90’lılar piyasaya hâkim olmuş durumda. Hangi oyuncuya sorsam 94 ya da 95’liyim diyor. Hesap kitap yapabiliyorsanız buyurun yapın. Yeni nesil de kararlı ve dikkat çekmeye başladı bile.

        Diğer Yazılar