Meryem Uzerli: Murat'la kimyamız tuttu
Ben Meryem Uzerli’nin dizisiyle ilgili çok yazdım, konuyu çok didikledim. Bu kadar geç kalmasına, “E hadi neden başlamıyorsunuz? Yazık oldu Meryem Uzerli’nin bir anda parlayan şöhretine. Tam zamanında girmesi gereken dizi gecikiyor” dedim. Hatta Meryem’in senaryo beğenmediğine kadar vardı konu.
Ancak O3 Medya’nın yapımcıları, senaryoları Meryem’in hiç görmediğini, kanalla yazılanları bir türlü beğenmediklerini söyledi. Aralıkta Star’da gösterime girecek dizi için 2006 yılında İzzet Pinto tarafından kurulan Global Agency, O3 Yapım, dizinin oyuncuları Meryem Uzerli, Murat Yıldırım, Mehmet Aslantuğ ve uluslararası kanal temsilcileriyle Fransa’da Cannes La Bastide Saint Antoine’de buluştuk.
Meryem Uzerli ile Murat Yıldırım’ın yanlış bir tercih olduğunu yazmıştım. Çünkü tam olarak ikisini yan yana koyamamıştım. Ancak ikiliyi yan yana görünce fikrim değişti. Yönetmenler Yağmur ve Durul Taylan da “Ekranda çok farklı bir ışıkları var. Biz de çekmeye başlayınca çok şaşırdık. Bu ikili iş yapar” dediler.
Meryem Uzerli de “Bizim kimyamız tuttu. Gayet iyi anlaşıyoruz” diyor.
'FRAGMANI BEĞENDİM'
Muhteşem Yüzyıl sonrasında şimdi “Kösem Sultan” başlıyor. Meryem’e haliyle yeni oyuncu kızı kastederek, “O da senin gibi kırık Türkçe’yle konuşuyor” dediğimde, “Evet olabilir, öyle olması gerekiyordur. Ben fragmanı izledim, çok beğendim. Hollywood filmi gibi gözüküyor” dedi.
‘SORUMLULUK TEK KİŞİYE YÜKLENMEZ'
Meryem Uzerli’ye “Herkes ‘Meryem’in dizisi’ diyor. Bu sana bir sorumluluk yüklüyor mu? Başarısız olursa fatura sana kesilecek” dediğimde, “Biz bir ekibiz. Beraber yapıyoruz bu işi. Biz 100 kişiysek 100 kişinindir sorun. Bir oyuncunun üzerinden konuşulmamalı. Ben haberleri okumadığım için neler yazılıyor, neler düşünülüyor bilmiyorum. Ama bir dizi, bir oyuncuya bağlanmamalı” diyor.
'LARA'YA KARDEŞİ ALLAH BİLİR'
Meryem Uzerli’ye kızı Lara’yı sordum, “Burada mı?” diye, o da bana şunları söyledi: “Benimle her yere geliyor. Sonuçta her şeyi onun için yapıyorum artık. Mesela bu sabah 06.00’da uyandım. Senaryo çalıştım. Sete gittim. Sonra 2 saat arayla çalıştım. Hazırlandım buraya geldim. Tam böyle, ‘Bir uyusam, bir uyusam, çok yorgunum’ dedim, Lara gülerek ‘Mama’ diye geldi. Ben de ‘Doğru, her şey senin için’ diye kalktım. Güç aldım. Bana o güç veriyor. Güçlü yapıyor.”
“Lara’ya kardeş gelir mi?” dedim, “Bilemem, Allah bilir. Allah izin verirse olur, neden olmasın? Her şey kısmet” dedi.
VE DETAYLAR
- Dizinin seti 12 gün daha Cannes’da devam edecek. Ardından 10 gün ara verip Doğu Karadeniz’de çekimlere devam edecekler. Sonra da İstanbul çekimleri başlayacak.
- Dizinin adı henüz belli değil. Kod adı olarak “Aşkın Kokusu” konulmuş. Şu an öyle ilerliyorlar. Nice’te küçük bir parfüm dükkânında parfümör rolünde olacak Meryem Uzerli. Senaryosu Ozan Aksungur ile Cüneyt Aysan’a ait.
- Bir parfümör yani parfüm eksperini canlandıran Meryem Uzerli, bunun için kursa gidip diploma bile almış. Meryem’e hangi kokuyu kullandığını sordum, bana “Sana söylerim ama yazma. Parfüm kadına özel bir kokudur, söylenmez” dedi.
- Salı sabahın ilk saatlerinde başlayan yolculuğumda ilk karşılaştığım, Mehmet Aslantuğ ile Arzum Onan çifti oldu. İnsan bu kadar kaliteli ve zarif olur. Arabadan indikleri andan itibaren herkese “Günaydın” deyip güler yüzlerini hiç eksiltmediler.
'TÜKENDİM, ÇÜNKÜ HER ŞEY ÜST ÜSTE GELMİŞTİ'
Meryam Uzerli’nin çalışma saatleri de çok fazla. Hatırlarsanız, “Tükendim” diyerek “Muhteşem Yüzyıl”ı bırakıp gitmişti. Meryem’e “Çalışma saatleri yine çok uzun. Yine tükenir misin?” dediğimde, “Orada benim takıldığım çalışma saatleri değildi. Başka noktalar aynı anda geldi. Biz aslında harika ve çok düzenli bir settik. Tabii ki her işin yorgunlukları vardır. Ama o olayda hepsi üst üste geldi. Bir günde olmadı. Aylar içinde oldu. Kendimi kaybettim işte. Ama insanlar bunu hep soruyor ve soracaklar. Tamam haklılar, sorun ama bu benim için çok eskide kaldı” diyor.
Haliyle artık Lara var ve ben de “Artık Lara var, kendini kaybetme lüksün yok” dediğimde ise şunları söylüyor: “İnsanın kendini kaybetmesi lüks değil. Mantıklı değil. Sonuçta hepimiz kendimizi kaybedebiliriz. Bir çocuk varken de olabilir. Ama benim için konuşursak o dönem farklıydı. Kendimde bir daha öyle bir şey olacağını zannetmiyorum. Bazen insanın kendini tanıması için bir şeyleri yaşaması gerekiyor. Alarmlar kafada kesişsin diye.”