Her gün tek öğün yemek normal mi?
MALUM son günlerde yeme-içme üzerine bir hayat kurar oldu insanlar. Nerede sağlıklı bir yemek, nerede sağlıklı bir ortam, nerede sağlıklı arkadaşlar onların peşine takılıyor insanlar artık. Hatta yeni nesil haftanın 1-2 günü yeme-içme günü ilan ediyor. Mesela Özge Ulusoy sadece pazar günleri yemek yiyor. Hafta içi geçiştiriyor. Ya da sadece salatayla besleniyor. Onun dışında sürekli spor, sürekli sağlıklı beslenme...
25 kilo veren Serdar Turgut da günde tek öğün yemek yiyerek besleniyor. Yani kahvaltı, akşam yemeği yok. Sadece öğlen yemeği o kadar. Bu sistemi uygulayan çok kişi var çevremde. Mesela Günay Tuncel de yıllardır tek öğün beslenenlerden. 70’i devirdi hâlâ sağlıklı bildiğim kadarıyla.
Tabii bunun sağlıklı yanları var mı tartışılır. Mesela Osman Müftüoğlu’na sormak istiyorum ama kendisi dün yeni trend olarak pegan diyetini yazdı. Her gün yeni bir trend çıkıyor. İyi de bu diyet meselesi öyle kıyafet, ayakkabı değiştirir gibi değiştirilir mi? İnsanın bir beslenme düzeni olmaz mı? Osman Müftüoğlu bir yanıt ver bize. Tek öğün beslenmek doğru mu?
Bu mekânın sahibi çok özel biri
SERDAR Turgut beni 1976 doğumlu Alper’in sahibi olduğu Gayrettepe’deki Caretta’ya davet etti. Benim gittiğim gün Alper spora gittiği için orada yoktu ama annesi Leyla Hanım ile tanışma fırsatım oldu. Leyla Hanım, Profesör Doktor Muzaffer Bayhan’ın avukat eşi. 20 sene avukatlık yapmış ve şimdi de oğlu Alper için açtıkları mekânın başında duruyor.
15 sene önce açılan mekân gittiğim öğlen saatinde tıklım tıklımdı. Harika yemeklerin olduğu mekânın sahibi Alper Down sendromlu bir genç. Duvarda özel fotoğrafı var. Her sabah, öğlen ve akşam herkesi kapıda karşılıyormuş. Benim gittiğim gün orada yoktu ama onu görmek için yeniden gideceğim. Tabii o güzel yemekleri yeniden yemek için de. Sağlıklı Akdeniz mutfağı arayanlara tavsiye olunur efendim. Değişiklik isteyenlere...
Mono yok oldu aman dikkat!
GEÇENLERDE bir arkadaşım arayıp “Esin Karaköy’de Mitte ve Goya’yı aradım, 2 ay sonrasına randevu veriyorlar. Şaka mı bu?” dedi. Genellikle yeni mekanlar strateji için bunU yapar. Gelen telefonlara “Doluyuz” der. Bir anda havaya girmek tehlikeli benden söylemesi. Cihangir’de Mono açılmıştı. Burunlarından kıl aldırmadılar. Fiyatlar uçuyordu. Hatta “Cihangir’in Papermoon’u yapacağız” diye iddia ettiler. Kapıda kuyruk olurdu ama 2 ay sonra sinek avlamaya başladı. Şimdi ortada yok. O yüzden de aman dikkat! Karaköy’e Bebek muamelesi yapmak hata. Müşteri çok çabuk sıkılır. Benden söylemesi.
Kelebeğin Kaderi
BAŞAK Sayan’la geçen sabah kahve içtik. Uzun uzun sohbet ettik. Üçüncü kitabını hazırlamış bile. ‘Kelebeğin Kaderi’ adını verdiği kitabı, kasım ayında raflarda yerini alacakmış. “Yanındaki ile aklındaki farklı olduğunda mutlu olamaz insan” diyor.
Üzerine çok konuşulup tartışılacak bir konu. Çünkü günümüzde maalesef bu çok var. Yanındaki başka olup aklında başka birini düşünen çok insan var. Günümüz hastalığı bu maalesef. Yani ailesini mutlu etmek istiyor ya da başka bir durumdan ötürü birinin yanındayken başkasını hayal eden çok fazla. O yüzden de bu kitap çok dikkat çekeceğe benziyor.
Kadınlar hep sever
KİTAP demişken son günlerde Didem Moralıoğlu’nun ‘Seni Yine Severdim’ kitabına takıldım. “Kadınlar, hiçbir erkeğin cesaret edemeyeceği kadar âşık olurlar” diyor.
Of bu kadınların cesareti beni benden alıyor ama çok haklılar. Bakınız Başak Sayan da çok cesur bir konudan bahsediyor Didem de. Harikalar ve işte kadınlar ve erkekler arasındaki en büyük ve keskin fark bu. Kadınlar her zaman daha cesur. Gerisini de tartışmaya gerek yok zaten. Öyle değil mi? Keyifli okumalar.