Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        MERYEM Uzerli’nin oynayacağı dizinin başına gelmeyen kalmadı. Öncelikle senaryo bir değil 2-3 kez değişti. Yayın tarihi de öyle. En sonunda ilk çekimler Cannes’da başladı. Öyle ki çekimlerin ilk günü ben de oradaydım. Hatta sabah uçağında giderken Mehmet Aslantuğ ve eşi Arzum Onan da vardı. Ben “Mehmet Aslantuğ’da mı vardı? Bilmiyordum” dediğim zaman ekip “Dün akşam anlaşıldı, el sıkıştı. Şimdi hem havayı solumaya hem de diğer oyuncularla tanışmaya davet ettik” dedi. Anlayacağınız her şey çok hızlı oldu. Sonrasında Cannes’da düzenlenen özel gecede tanıştı oyuncular ve bu kadronun ilk fotoğrafı da orada çekildi.

        Ama artık sadece anılarda kaldı. Çünkü Mehmet Aslantuğ hakkında çıkan “Aşk-ı Memnu’yu çarpık ilişki konusu olduğu için kabul etmedi. Ama bu dizide aynı kıza âşık olan bir baba-oğul var. Bunu kabul etti” tadında haberleri kaldıramadı. Ve kısa bir süre önce “Beni azat edin” diye ayrıldı. Keşke bu kadar takılmasaydı. Malum yeni Türkiye’de hiçbir şeye bu kadar takılmak doğru değil. Bu kadar kaliteli, hassas ve detaycı olmak saçma geliyor. Neyse dizinin başına gelmeyen kalmadı. Ama belli olmaz belki bunlar uğurudur, şimdi geçip biter ve reyting rekorları kırar; belli mi olur? Bu arada uğur uğur diyorum ama Mehmet Aslantuğ yerine Uğur Polat ile anlaşma imzalanmış bile. Yani oğluyla aynı kıza âşık olan baba-oğul Uğur Polat ve Murat Yıldırım olacak. Kız tabii ki Meryem Uzerli.

        Sosyal medya ile yaşamamak gerek

        1 Kasım seçimleri tamamen gösterdi ki sosyal medya özellikle Twitter kocaman bir yalan. O yüzden de çok sosyal medya odaklı yaşamamak gerek. Orada yapılan yorumları bilmek ama ciddiye almamak gerek. Tam da bunları konuşup dikkat kesildiğimiz gün, pazartesi günü Bergüzar Korel’le Zorlu Center’da karşılaştım. Her zamanki gibi mütevazı ve çok güleryüzlüydü.

        Ayaküstü “Ablam sizin Instagram’a geri dönmenizi çok istiyor. Hatta geçen gün bana özellikle sordu. ‘Neden artık bir paylaşım yapmıyor? Onu takip etmeye bayılıyordum’ dedi. Hadi dönün artık. Takılmayın, boşverin. Sevmediğiniz yorumları silin ve o kişiyi engelleyin” dedim. Ama kırgın ve bıkkındı bu konuda belli ki “Bakalım” dedi. Artık eleştirilmeye, didiklenmeye, “Sizler- bizler-onlar” denmesine alışmamızda fayda var hanımlar, beyler. Türkiye gerçeği budur. Değişmeyecek, değişmeyecek. O yüzden kendi hayatlarımızdan ödün vererek yaşamak saçma. Mecburen çok takılmayacağız. Yapacak bir şey yok.

        BİZ KADINLAR

        GEÇEN hafta “Ne olacak?” durumundan sonra pazartesi sabahı özellikle kadınlar sabahın köründe kalkmış, “Oh hava mis, hadi spor zamanı. Haydi haydi, hayata devam. Nerede kalmıştık?” diye neşe içindeydi. Ben de onlardan biriydim. Neden mi? Hayat devam ediyor. Tamam hayat başka bir yöne doğru devam etmeye başladı. Ama kendi hayatını kendi bildiğin şekilde yaşayacaksın. Yine yeniden, her zaman olduğu gibi.

        O yüzden de hanımlar nefes alın. Sporunuzu, sağlıklı beslenmenizi, sanatı, okumayı, koşuşturmayı, sokakta olmayı, çalışmayı, başarılı olmayı, en önde olmayı bırakmayın. Koşun koşabildiğiniz kadar. Bu hayat kadınlarla güzel. Ve daha da güzel olacak. Her gelen eleştiriye cevap vermek yerine daha çok koşmak, daha iyi işler yapmak için durmamak gerek. Daha güçlü olma zamanı.

        Diğer Yazılar