ALTINCI ÇOCUK geliyor dedikodusu
SON zamanlarda hanımlar arasında bu dedikodu dolaşıyor. Ayşe Kucuroğlu’nun altıncı çocuğuna hamile olduğu dedikodusu kulaktan kulağa fısıldanıyor. Beşinci çocuğu, o harika kızı Selma’ya hamile olduğunun haberini ilk ben yapmıştım. Ama böyle haberler özeldir. O yüzden ekstra titiz davranırım. Hemen aradım sordum, Ayşe “İnan şu anda öyle bir şey yok. Olsa hemen söylerim sana. Sen bizim uğurumuzsun. Ama çok istiyoruz Esin” dedi. Ben size şunu söyleyeyim hemen: Ayşe’nin ses tonundan ve son zamanlardaki güzelliğinden şunu anlıyorum ki yakın zamanda duyacağız biz bu haberi. Altıncı bebek geliyor anlaşılan. Bir de böyle sürekli çocuk dünyaya getirip hâlâ isteyen kadınlara da bayılmıyor değilim. Helal olsun. Ben hâlâ birinciye karar verememişken altıncı çocuğu dünyaya getirmek. Helal bu kadınlara.
Kadınların çektiği yeter artık
PERŞEMBE sabahı gazeteleri okurken cinnet getirdim. Yok “saygın tutum indirimi”, yok “vahşete klasik savunma” yok “erkeklik gururu”. Yeter gerçekten yeter. Cani tecavüz ediyor, kadına işkence ediyor, öldürüyor ama kravat takıp saygın tutum sergiliyor diye ceza indirimi alıyor. Bu kararları alan kişinin kızı, karısı, anası, bacısı yok mu? Bunları da bir kadın doğurmuyor mu? Erkeklerin kadınlar için bu çığlıkları atmaları gerekirken, biz kadınlar sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bizi yöneten insanlar neden sesini çıkarmıyor? Neden başbakanımızın, cumhurbaşkanımızın eşleri bu duruma “Yeter artık” demiyor? Ağırlaştırılmış yasalar neden çıkmıyor? Tecavüz eden adam mahkemede kravat taktı diye ceza indirimi olur mu? Allah aşkına bunu biri bana anlatsın. Allah aşkına biri anlatsın. Allah aşkına. Ben bunu anlamıyorum. “Beni baştan çıkardı” diyen adamın nasıl cezası iner? Kadın ölmüş, kendini savunamıyor. “Ben bu adamı hayatımda hiç görmedim bile” diyemiyor. Allah aşkına bunu gören kimse yok mu?
Ali Nişantaşı’na TAŞINIYOR
MALUM Taksim civarı son zamanlarda sıkıntılı günler geçiriyor. İnsanlar korkudan bu bölgeye çok gelmek istemiyor. Ali Sayar’ın Kumbaracılar Yokuşu’nda bulunan mekânı 1841’de de sıkıntılı günler yaşandığını biliyorum. Geçen akşam gittim. Ali, Les Ottoman The Bar’ın yeni kışlık bahçesinde öğlen başlayıp geç saatlere kadar Emre Ergani ve Ersoy Çetin’e destek verecekmiş. Çoğu zaman DJ setinin başına geçecek. Ben “Tünel 1841’i Nişantaşı’na taşıyormuşsun” dediğim zaman da “Şu an görüşme aşamasındayız. Anlaşabilirsek evet gidiyorum” dedi. Ali, Eksen Grup’la anlaşmak üzere. Cento Per Cento’nun alt kısmına taşınacak. Bence doğru bir karar. Hiç gecikmeden imzalasınlar sözleşmeyi. Bence mekân için de çok doğru olur.
‘Çok heyecanlıyım’
ÖNCEKİ akşam Etiler Fenix’te Serenay Sarıkaya ve annesi Ümran Sarıkaya ile karşılaştım. Anne Ümran Sarıkaya ile ilk kez tanışıp konuştum. Acayip mütevazı ve kızının bir değil, on adım gerisinde durmaya çalışıyor. Asla onun önüne geçmemeye özen gösteriyor. Yani “Yıldız o, sakın benimle çok ilgilenmeyin” mesajını hemen hissettiriyor. Ama duruşuyla da hemen dikkatleri üzerine çekiyor. “Kızına bak annesini al” durumu anlayacağınız. O gece ana-kız hasret giderip güzel bir yemek yemiş. Bu arada Serenay Sarıkaya da Kerem Bursin’le sinema filmi çekimlerine çok yakında başlayacaklarını söyledi. Şimdi hazırlık aşamasında olduğunu belirten Serenay “Çok heyecanlıyım” demeyi de ihmal etmedi. Ben de sabırsızlıkla bekliyorum. Hadi artık başlayınız.