O zaman 'dokun'ma zamanı
Artık haberi her türlü yaşamak, görmek, hissetmek, duymak ve hatta dokunmak istiyoruz. Malum teknoloji öyle bir ilerliyor ki durmanıza izin vermiyor. İşte buyurun, bundan böyle benim haberlerimi de canlı izleyebileceksiniz. Nasıl mı?..
Hani ben özel yerlere gidiyorum, geceleri sabahlara kadar geziyorum, tuhaf yerler keşfediyorum ya... Onların fotoğraflarını sizinle paylaşıyorum ama artık canlı canlı izlemeye ne dersiniz? Mesela ben şu an, yani siz bu haberi okuduğunuz, hatta canlı izlediğiniz zaman Cunda’dayım.
Cunda’ya dün 11. Zeytin Hasat Günleri’ni izlemek için geldim. Çok duyuyordum ama ilk kez fırsat bulabildim. İtiraf edeyim, yakında Alaçatı Ot Festivali’ni geçer. Öyle bir rol çalıyor ki anlatamam.
Yarınki köşemde daha detaylı okuyacaksınız ama işte şimdi meydanda toplanan ahalinin görüntüsünü ve konser veren küçük orkestra “Zeytin Çekirdekleri”ni canlı olarak izleyebilirsiniz. Çünkü ilk kez Habertürk’ün gerçekleştirdiği “HT Dokun” uygulamasıyla seyredin. Keyfini çıkarın.
Yenilikleri takip etmek gerek. Malum sosyal medya, hayatımızın çok büyük bir bölümünü kaplıyor. Twitter, Instagram, Snapchat, Facebook derken her şey çok hızlı.
Cunda’da 11. Zeytin Hasat Günleri’nde konser veren “Zeytin Çekirdekleri” orkestrası.
'ÇEKİMLERDE ASLA KÜRK GİYMEM'
Bazı ünlü isimlerin dik duruşlarını çok seviyorum. Asla kendilerinden ödün vermiyorlar. Özge Özpirinçci de onlardan biri. Geçtiğimiz günlerde bir moda çekimi yapmış Özge. Moda editörünün belirlediği kıyafetleri giymek için hazırlandığı sırada kürkü gören Özge, “Asla kürk giymem” demiş. Ve tabii kıyafet durumu buna göre değişmiş.
Aynı zamanda vejetaryen olan Özge, köy tavuğu ve balık dışında başka bir şey yemiyormuş. Bu arada memlekette vejetaryen olmayan yok gibi. Kiminle konuşsam, “Yeni vejetaryen oldum” diyor.
Hayır, bazıları sırf moda olsun diye mi böyle söylüyor çözemedim. Artık şaşırdım kaldım.
BU HAFTA ŞAŞIRDIĞIM ANLAR
- Mide ameliyatı geçirip ciddi kilo veren Fatih Ürek’i geçen hafta Etiler Sahne’de izledim. Verdiği kilolardan sonra onun olduğunu bilmesem tanımazdım. Çünkü sahnede küçücük biri duruyor. İlerleyen saatlerde meşhur yılan dansına başladı. “Kilo verdikten sonra yılan dansı güzel olmaz” diyenlere “Bir de şimdi izleyin” derim. Yılan dansı daha bir anlamlı olmuş. Kendisini, gözlerimi ayırmadan, şaşırarak izledim.
- Cuma akşamı trafiğin en yoğun olduğu 18.00’de Nişantaşı bomboştu. Bir araba bile geçmiyordu. İnsanlar sanırım artık cumayı beklemeden perşembe akşamından kaçmaya başladı. Malum şehir hayatı kolay değil.
- Sadece burun ameliyatı yapan bir doktorun günde iki burun ameliyatı yaptığını ve 2016’nın sonuna randevu verdiğini öğrendim. Şaşırtıcı değil mi? Burnundan memnun olmayan ne çok insan varmış memleketimizde. Belki de dünyada. Çünkü doktorun, dünyanın dört bir yanından müşterileri varmış.
GECE HAYATINDA HEP OLUYOR
Öncelikle Berkay’a geçmişler olsun. Sahneden iniyor, evine doğru yol alıyor ve belirsiz kişiler tarafından aracı taranıyor. Olacak iş mi? Şehrin göbeğinde, korkunç bir şey bu. Zaman zaman mekânların içinde bile silahlar çekiliyor, birçok masum insan canından oluyor bu yüzden.
Düşünsenize, arkadaşlarıyla beraber eğlenmeye çıkmış ve bir kör kurşunla hayatını kaybediyor. Bunları okuyoruz, görüyoruz, duyuyoruz. Gece belinde silahla dolaşan insanlara birilerinin “Dur” demesi gerekiyor.
Böyle bir acımasızlık, böyle bir çirkinlik yok. Bunları yaptıran, bu emirleri verenleri asla anlamıyorum. Bu durumun bir an önce bitmesi dileğiyle. Gerçekten çok kötü yaşananlar.