Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Uzun röportajlar yapmaktan sıkıldım bu ara. Bu nedenle davetlerde, gece mekânlarında, yemek yerken, kuaförde, parkta, bahçede, sokakta kiminle karşılaşsam kameramın düğmesine dokunuyorum. Çünkü bu kısa ayaküstü muhabbeti sizin de HTDokun ile izlemenizi istiyorum.

        Tamamen doğal, olduğu gibi. Süs püs yok. Nerede, ne zaman, ne yapıyorsak izleyebilirsiniz. Anlayacağınız, o anı sizin de yaşamanızı istiyorum. Aklıma gelen ilk soruları yöneltiyor, merak ettiğim şeyleri soruyorum.

        Bugün pazar, size Özge Ulusoy’la keyifli bir sohbet hazırladım. Özge’yi yıllardır tanırım. Hakkında her şeyi bildiğimi zannediyordum ama bilmiyormuşum. Mesela Özge anında tersten konuşabiliyor. Hatta bunu sizler için de test ettim. “HTDokun’la izleyin” derim. Özge’nin evde Temel Reis ve Safinaz’lı pijamalarla dolaştı- ğını da öğrenebilirsiniz. Yaslanın arkanıza ve güzel, keyifli bir pazar günü geçirin.

        - Bugünlerde çok yoğunsun. Bir kozmetik markasının yüzü oldun, tasarımlar yapıyorsun, her gün de pilates yapıyorsun.

        Haftada 5 gün 1’er saat spor yapıyorum. Yürüyüş yapıyorsam 1.5-2 saat oluyor. Hafta sonlarında Belgrad Ormanı’na gidiyorum.

        - Haftada 1 gün de her şeyi yiyorsun sanırım.

        Artık 2 gün yapıyorum. Cumartesi ve pazarı özgür bıraktım.

        - Pazar akşamı ne yiyeceksin mesela?

        Akşam Çin yemeği yiyeceğim, şu an öyle hissediyorum.

        - Yağ ve kas oranını biliyor musun?

        6 ay oldu ölçüm yaptıralı. Gayet normal ama yağ oranım normale göre biraz düşük. O yüzden biraz üşüme gibi bir problemim var. Yazın denizde bile üşüyorum. İnsanlar beni sağlıksız gibi düşünüyor ama gayet sağlıklıyım.

        - En son hangi filmi izledin?

        James Bond’u izledim.

        - Şu an hangi kitabı okuyorsun?

        3 kitap birden okuyorum.

        - Evde pijamalarla mısın?

        Evet, hatta Temel Reis ve Safinaz’lı pijamalarım var.

        - Yatağın başında oyuncakların var.

        Evet pelüş oyuncaklarım dolu. 8 yaşındaki yeğenimin en sevdiği yer benim odam.

        - Yemek yapıyor musun?

        Hayır yapmıyorum.

        - Mutfağa ne için giriyorsun?

        Su içmek için.

        - Yemek yapmayı bilmiyor musun?

        Biliyorum ama yapmıyorum. Akşamlarımı salatayla geçiriyorum.

        - Kaçtan sonra yemek yemiyorsun?

        19.00’dan sonra asla yemek yemem. Sadece sakız çiğniyorum.

        - En çok nereyi merak ediyorsun?

        Uruguay.

        - Gardırobunda en çok ne var?

        Ayakkabı ve tayt var.

        - Hangi renkler çoğunlukta?

        Siyah, gri, kahve.

        - Bilmediğimiz bir özelliğin var mı?

        Tersten konuşabiliyorum. Evet, ben de Özge’nin bu özelliğini bilmiyordum. Ve o an, o dakika Özge’ye bazı cümleler kurdum. Anında tersten söyledi. Siz de izlemek istiyorsanız HT Dokun yapmalısınız. Keyifli pazarlar.

        BARİ GENÇLER YAPMASA

        Hande Erçel ile sevgilisi Ekin Mert Daymaz, Karaköy’de yakalanınca panik yapıp gazetecilere “Çekmeyin” diye bağırmışlar. Hatta ikisi de kaçmış. İyi ama neden? İkiniz de gençsiniz, hayatınızda daha yaşayacak güzel şeyler var. Anın tadını çıkarsanıza. Neden gazetecilere bağırıyorsunuz, panik yapıyorsunuz. Sizi sevenler var, izleyenler var. Hayır biriniz evli olursunuz da anlarım. Evli insanlar bile el ele dolaşıyor, dudak dudağa öpüşüyor, umurlarında değil. Hayır ablalarınız, abileriniz bu tarz agresif hareketler yapıyor, bari gençler biraz rahat olsa. Nedir bu sinir, anlamak mümkün değil.

        ZAHİDELİ SABAHLAR

        Zahide Yetiş ile güne başlamaya çalışanlardanım. Çünkü ben Zahide’nin konuşmasını, sempatikliğini, gülüşünü, içtenliğini, samimiliğini seviyorum. Show TV’de her sabah program yapan Zahide Yetiş’i çok kez yayın yaptığım zaman konuk etmiş ve tadına doyamamıştım. Öyle güzel muhabbeti var ki. Yayını alır götürür. Hatta bir keresinde, “Zahide sanki ben sana konuk olmuş gibiyim” dediğimi hatırlıyorum.

        Gerçekçidir, keyiflidir. Sektörde zor bulunan türdendir anlayacağınız. O yüzden de sabahları çoğu zaman güne onunla başlayanlardanım. Anne olmak istediğini de biliyorum. En yakın zamanda da bebeğini kucağına alır inşallah.

        NERAYE GİDELİM?

        Bana en çok sorulan soruların başında “Nereye gidelim?”, “Nerede dans edelim?”, “Nerede yemek yiyelim?”, “Nerede evlenme teklifi yapayım?”, “Nerede doğum günü düzenleyeyim?” geliyor. Yıllardır bu soruları cevaplıyorum. Arşivlerde duruyor, bakınız. Bir kez daha yanıt veriyorum.

        Sizin ruh haliniz, büt- çeniz, ağzınızın tadı, kaç kişi olacaksınız, bütün bunlar değişken. Öyle hemen pat diye yanıt veremiyorum. Sosyal medyada soruyorsunuz, sonra da “Amma ukalasın, yanıt vermiyorsun” diye kızıyorsunuz. İyi ama ben şimdi, “İlla şuraya gidip yiyin, eğlenin” diyemem. Sizleri biraz tanımam lazım. O yüzden bu tür sorulara yanıt vermiyorum.

        Sadece zaman zaman bu köşeden yeni açılan mekânlarla ilgili sizi bilgilendiriyorum. Hem ben size “İlla şu mekâna gidin, bu mekâna gidin” desem ya da her hafta “En İyi 10 Mekân” diye bir liste yapsam taraflı olurum. Yoksa liste yapmak dünyanın en kolay şeyi. Ama bana göre etik değil ve yanlış. Bu yüzden sizlere öneriler sunamıyorum.

        Bu köşeden yeni mekânlar, semtler, lezzetler, sanatçıların çıktığı yerler hakkında bilgi veriyorum. Artık bu köşeden takip edip kendiniz seçeceksiniz.

        Diğer Yazılar