Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        YENİ seneye girmemize iki gün kala Ayfer Toprak’la Ataköy’de Pervin Ersoy’un davetinde karşılaştık. Hatta dönüşte Ayfer beni gazeteye bıraktı. Yol boyunca sohbet ettik. Babasının yanına Nice’e gideceğini, hatta kardeşinin de Londra’dan geleceğini anlattı. Aile toplanacağı için çok mutluydu. Hatta Ayfer “Seni bıraktıktan sonra markete gideceğim. Babam börek istedi. Orada yufka satılmıyor biliyorsun. Yufka ve peynir alıp vakumlatacağım. Gidince babacığıma börek yapacağım” dedi. Haliyle ben “Buradan mı gidiyor yiyeceği her şey” dedim, “Yok hayır orada her şey var aslında. Bir Türk bakkalı var. 20 yıldır yanında çalışan Emine Hanım her şeyi oradan alıyor. Çok güzel yemekler yapıyor. Ama yufka satılmıyor Nice’te. Bilmiyorlar yufkayı. Ben giderken götürüyorum. Börek sever, onu yapacağım” dedi. Evden çıkmayacaklarını yeni yılı evde hep birlikte karşılayacaklarını anlattı Ayfer Toprak. Pazar günü Halis Toprak’ın hayatını kaybettiğini duyunca ilk işim telefona sarılıp Ayfer’e mesaj atmak oldu. Çok kötü ve üzgündü. “İyi ki gelmişim Esin’ciğim. İyi ki gelip böreğini yapmışım. Son günlerinde yanında oldum şükür” dedi. Ancak Halis Toprak kızından istediği böreği yiyememiş maalesef. Ayfer, “Keyfi yoktu. Yiyemedi” dedi. Önceki gün dönüş yolunda tekrar konuştum Ayfer’le. Ayfer “O benim idolümdü. Onun kızı olmaktan gurur duyuyorum. Sadece biz değil Türkiye kaybetti. 10 bin kişiye iş imkânı sağladı. Beşle çarpsan 50 bin kişi” diyebildi. Tüm ailenin başı sağ olsun. Yakınlarına sabır. Tabii Halis Toprak denince herkesin aklına birçok şey geliyordur. Benim de geliyor. Hatta ölümünü duyduğum an bir acayip oldum. Farkında olmadan hayatımızın içine girmiş meğer Halis Ağa. Huzur içinde yatsın.

        CEYDA’NIN AJANDASI

        AKILLI telefonlar çıktıktan sonra hepimiz ajandaları bir tarafa attık. Artık hiç kullanmıyoruz. “Uzun yıllar sonra ajanda kullanmalıyım” dedirten bir ajanda var şu an elimde. Ceyda Düvenci’nin kızının adına hazırladığı bu ajanda adeta mutluluk saçıyor. “Sevmeli ve değiştirmeli dünyayı” diye başlayan ajandada çok güzel fikirler var. Unutmaya yüz tutmuş güzel fikirler sunuyor Ceyda bize. Ben çantama attım ve kullanmaya başladım bile.

        Delibal neden izlenmeli?

        ■ HAYATIMIZDA, etrafımızda olan ama hiç bilinmeyen hatta hiç konuşulmayan bipolar hastalığını anlamak için.

        ■ KADINA kadın değil de “bayan” denince sinir olan ben ve benim gibi kadınların anlayacağı bir sahnesi de olduğu için.

        ■ ‘KARADAYI’DAN önce bizim gazetenin asansöründe keşfettiğim, bayıldığım, “Ne kadar güzel” diye içimden geçirdiğim ve sonrasında her fırsatta takip ettiğim HT Kulüp sunucusu Leyla Lydia Tuğutlu’nun ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu görmek için.

        ■ ‘MEDCEZİR’İN Yaman’ı Çağatay Ulusoy bundan önce oynadığı tüm karakterleri unutturup harika oynayarak sizi etkileyebildiği için. Ve hatta film sonrasında “Bu çocuğun önü çok açık bana hiç Yaman’ı hatırlatmadı. Helal olsun” dedirttiği için.

        ■ NE kadar yakışıklı olursa olsun uzun saçın bir erkeğe yakışmadığını görmek için.

        ■ DÖVMENİN herkese yakışmadığını görmek için.

        ■ AŞKI anlamak için.

        ■ KURALLARA sıkışıp kalmadan ve sonunun iyi olmayacağını bile bile “İyi ki yapmışım” demek için.

        ■ CİNSİYET ayrımı yapmadığı için.

        ■ FİLMİN sonunda tartışılacak çok mevzu olduğu için. Sonuç: ‘Delibal’ iyi bir sinema filmi. Çok izleneceği de kesin. Oyuncu kadrosu başarılı. Doğru seçimler yapılmış. Sezen Aksu şarkısı harika. Ve filmin sonunda anıra anıra ağlamak istiyorsunuz. Tutmayın kendinizi. Ağlayın. Hatta “Kim ne der?” diye düşünmeyin. Bırakın ağlayın gitsin.

        Diğer Yazılar