Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        SON günlerde detoks kelimesini her şeyden çok duyar oldum. Kiminle konuşsam “Yaz geliyor detokstayım” diyor. Ben “Daha ne yazı yahu” diyorum ama insanlar koşuyor, yürüyor, detoks yapıyor. Hatta bana da “Göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Başla başla” diye çemkiriyorlar. İnsanlar etrafımda sürekli kilo konuşuyor. Yok ödem, yok su derken; önceki gün duyduğum olay karşısında artık pes dedim.

        Kate Moss, Naomi Campbell detoks hatta sadece mis gibi güzel hava için Bodrum’u tercih ediyor ama bizim insanımız Uzakdoğu’ya gidiyor. Son günlerde moda olan ise Bangkok yakınlarında bulunan detoks merkezlerine gitmek. Ünlüsü, ünsüzü, sosyetiği, ev kadını 10 günlüğüne uçak ve otel hariç 12 bin dolar vererek bu merkezlere kapatıyorlar kendilerini. Evet yanlış duymadınız; 12 bin dolar.

        Önceki gün Nişantaşı’nda bir arkadaşım kendi arkadaşından bahsediyordu. Hanımefendi yeni gelmiş. 3 kilo hafifleyerek. 10 gün boyunca 3 kilo vermiş. Yani kilo başına 12 bin TL. Aslında uçak, otel gibi ücretleri de dahil ederek 3 kiloya 36 bin TL harcamış diyebiliriz. Tabii para onun. Zenginin parası züğürdün çenesini yorar diyeceğim ama o kiloyu da zaten uçak yolculuğunda dönerken geri almıştır. Malum uçak şişiriyor.

        Bitmeyen MEVZU Asena-Caner

        ASENA ve Caner Erkin’in aylar önce evleri ayırdıklarını hatta boşanma kararı aldıklarını yazmıştım. Ben yazdıktan sonra ikili yalanladı. Birlikte ortaya çıkmadılar ama Asena “Ayrılmıyoruz” diyerek aldığı arabayla poz verip “Kocam sağolsun” dedi. Oysa ki bunların hepsi zaman kazanmak için ya da boşanacaklarını açıklamak istemedikleri içindi. Buyurun işte ikili boşanıyor, mahkemeye başvurmuş. Tabii ki birileri boşanıyor diye sevinmiyoruz, keşke benim haberim yalan çıksaydı ama şunu anlatmak istiyorum. Klasik, haberler hiç kabul edilmez. Bu da yine yeniden birçok haber gibi örnek olsun diye yazdım. Hayırlısı.

        Dizide de elinden telefon düşmüyor

        GEÇEN hafta bizim gazetede Burak Özçivit’in direksiyon başında telefonla konuştuğu haberi vardı. Önceki gün de elimde kumanda kanalları dolaşırken, Burak Özçivit’in rol aldığı diziye denk geldim. Sahne aynen şöyle:

        O ve sevgilisi rolündeki Neslihan Atagül kendi arabalarındalar. Birbirleriyle konuşuyorlar. Ama o sırada kar yağıyor ve ikisi de araba kullanıyor. Yolda karşı karşıya geliyorlar. Az daha kaza yapıyorlar türünden bir sahne. Yani ellerinde telefon olmaması gereken bir durum. Sonuç olarak hem tehlikeli hem de yasak. Hoş bu ve bu gibi birçok dizide herkesin elinde telefon... Burak’a da diziden alışkanlık kalmış.

        LAILA Uludağ’da

        YENİ nesil pek hatırlamaz ama İstanbul gece hayatına bir dönem damgasını vuran, kapısında kuyruk olan hatta içeriye girebilmek için önemli kişileri devreye sokmak gereken en önemli mekânlardan biriydi Laila. Geçenlerde Laila’nın patronu Şefik Öztek’le konuştum. Yeni heyecan içinde. Çünkü Laila’yı Uludağ’da açmış. Hayri Yazıcı’ya ait Uludağ’ın Tütyeli bölgesinde yer alan kayakçıların önemli mola yerlerinden Chalet’de açılmış. Öğlen yemek, gece kulüp olarak hizmet verecekmiş. Ne güzel, hayırlısı olsun. Hazır Uludağ’da da harika bir kar başlamışken aklınızda bulunsun. Hem nostalji yaparsınız. Yeni nesil de bu güzel mekânla tanışmış olur.

        Diğer Yazılar