İlaç niyetine geldim, gördüm, güldüm
OH be sonunda güleceğimiz programlar daha çok yapılmaya başladı. ‘Güldür Güldür’ sonrasında şimdi de ‘Geldim Gördüm Güldüm Show’ önceki gün yayınlandı Show TV ekranlarında. En azından bir iki saat uzaklaşalım, son dakika haberinden biraz nefes alalım öyle değil mi? ‘Güldür Güldür’ son zamanlarda insanların nefes aldığı, güldüğü harika bir program. Şimdi de ‘Geldim, Gördüm, Güldüm’ eklendi, harika oldu. İnanın bu programlar insanlara ilaç gibi geliyor. Reyting karnesine baktığınız zaman da insanların gerçekten gülmeye ihtiyacı olduğunu anlıyorsunuz. 3G’de ekip şahane. Pazartesi akşamı yayınlanan programda ayrıca Elmas Teyze’ye bayıldım. Ve programda “Kadına şiddete son diyoruz” mesajı da vardı ki zaten bunu sık sık dile getirmek gerek. Göze sokmak gerek.
Zihnimiz kirlendi
NURGÜL Yeşilçay sosyal medyada bir fotoğraf paylaştı. Ben de o fotoğrafı gördüm ve “Ne güzel Nurgül resim yapmaya başlamış” dedim. Sonra da kapattım fotoğrafı. Ama sonra olanlar olmuş. Resimde kullanılan renkler hakkında Nurgül’e söylenmedik söz bırakmamışlar. Cümleler ayyuka çıkmış. Yazık, gerçekten yazık. Renkler üzerinden bile birbirimizi ayırmaya başladık. O zaman hepimiz her gün simsiyah giyinelim olsun bitsin.
Yemeden geçme
Antikacıda kahvaltı
PAZAR günü öyle enteresan bir yerde kahvaltı ettim ki sizinle paylaşmasam olmazdı. Çünkü bu memlekette kahvaltı müdavimleri olduğunu çok iyi biliyorum. Chanta’nın ortaklarından Volkan’ın amcası Fehmi Gültekin’in mekânı Ortaköy’deki antikacı. Aslında burası 30 yıldır antikacı. Ama iki senedir hem antikacı hem de kahvaltı dükkânı. Yani kahvaltı ederken yanınızda duran 100 yıllık piyanoyu ya da tavanda asılı 50 yıllık avizeleri satın alabilirsiniz. Kahvaltı ederken etrafa bakmaktan ne yediğinizi anlamıyorsunuz. O kadar antika eşya varken eskilere dalıp gidiyorsunuz. Ortaköy Dereboyu üzerinde bulunan Antikacı son zamanlarda gördüğüm en orijinal mekânlardan. Kahvaltıda yok yok. Eğer enteresan bir kahvaltıcı mekânı arıyorsanız aklınızda olsun.
Son günlerde
- HÜLYA Avşar, kızı Zehra Çilingiroğlu için alınan cip için “İhtiyacı vardı” açıklaması yapmış. Bu cümle sonrasında insan ister istemez “Ne güzel, keşke tüm çocukların ve gençlerin sadece arabaya ihtiyacı olsa” dedirtiyor.
- CEM Yılmaz bir gün üşenmeyip tüm tweet’lerini sildi ya. Ben de bir deneyeyim dedim, başa çıkamadım. Keşke nasıl sildiğini bize de söylese, açıklasa. Hayır bunları toplu silme özelliği olan bir program mı var? Onu söylese bari. Ben baktım bulamadım. Tek tek silmeye kalkınca da ciddi bir zaman kaybediyorsunuz, yani normal kişinin yapacağı bir iş değil. Cem nasıl uğraştı acaba bunun için birini mi tuttu?
- SEZEN Aksu’nun “Müziği bırakacağım” açıklamasının ardından hangi ortama girsem bu konuşuluyor. Konuşuluyor konuşulmasına ama en fenası ne biliyor musunuz? Bu duruma çoğunluğun üzülmemesi. Neden mi? Çünkü kimse inanmamış da ondan. Yani çoğunluk maalesef “Aman yakında döner, klasik sanatçı kaprisi” diyor. İşte geçen yazdığım yazıda da bunu anlatmaya çalıştım. Sezen Aksu gibi bir ismin bu tarz açıklamalar yaparken çok etraflıca düşünmesi ve ona göre hareket etmesi şart. Hem Sezen Aksu gibi bir ismin sahneleri bırakması bu kadar sıradan olmamalı hani. Belli ki Sezen Aksu acayip yorgun, kırgın ve mutsuz bir döneminde “Artık yeter” diyor. Ama bana göre keşke demeseydi.