Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        SON dakika haberlerinden gerçekten nefret ediyorum. Ama son yıllarda maalesef son dakikasız bir günümüz geçmez oldu. Her gün bir ölüm haberi. Her gün bir acı. İşte dün de kötü haber hiç beklemediğimiz bir isimden, Mustafa Koç’tan geldi. Evet bu dünya çok kötü ve bu dünyadan iyi insanlar çabuk, çok çabuk ayrılıyor. Yıllardır kendisini görürüm, bilirim, selamlaşırız. Nazik, kibar, saygılı ve hep güler yüzlüydü Mustafa Koç. En son bir ay önce bir mekânda eşiyle birlikte baş başa yemek yiyordu. O kadar güzel görünüyorlardı ki, uzun süre baktım. Hatta masada arkadaşlarla “Ne tatlılar ve ne kadar pozitif enerji yayıyorlar etrafa, ne çok yakışıyorlar” diye kendi aramızda konuşmuştuk. Yan masalarında başka bir çift gece boyu kavga etti. Hatta öyle bağırıyorlardı ki biz utanmasınlar diye kafamızı çevirip bakamadık bile. Mustafa ve Caroline Koç da hiç bakmadılar. Çünkü birbirlerinden gözlerini ayırmadılar ve yemek boyunca sohbet ettiler. Biz de o kavga eden çifti değil onları izlemeye devam ettik. Çünkü çok güzel ve huzurlu görünüyorlardı. Ve evet birbirlerine çok yakışıyorlardı. Allah ailesine, eşine sabırlar versin. Nur içinde yatsın. Allah mekânını cennet etsin.

        Hayattan geriye kalan

        BU çirkin hayatta geriye kalan nedir ki? İşte kocaman bir boşluk ve arkasından “Ne iyi insandı” denmesi. Gerisi boş. Kariyeri, çoluğu çocuğu, parayı, pulu, evi, barkı, arabayı, ayakkabıyı, çantayı her şeyi bu çirkin dünyada bırakıp gidiyorsunuz. Yani paranın hiçbir etkisi yok. Gitme zamanı geldi mi para, pul hiçbir şeyi durduramıyor. Çirkin diyorum ama aslında bu dünya çok güzel de insanlar çirkinleştiriyor maalesef. Bu ayrıntıyı söylememe gerek yok sanırım. Sosyal medya sayesinde hayatını kaybeden insanlar hakkında daha çok yorum yapılır oldu. Tanıyan tanımayan... Birçok kişi hakkında hayatını kaybedince öyle kötü yorumlar yapılıyor ki. Ölünün arkasından konuşulmaz oysa. Ama yeni anlayış ile artık arkadan kötü konuşmak da gayet normal oldu, hem de göstere göstere. Hatta küfür bile ediliyor. Ne acı. Dün Mustafa Koç’un arkasından o kadar güzel yorumlar vardı ki. Tamam işte. Bitti ve arkandan konuşulanlar kadar kalıyorsun bu hayatta.

        Kesin Rıza’nın suçu vardır

        BU hafta bizim gazetede çıkan haberle birlikte İrem Derici ve Rıza Esendemir’in ayrılma kararı aldıklarını öğrendik. Lafı hiç uzatmayacağım, bu olayda sanki Rıza’nın hatası var gibi duruyor. Çünkü kocasını, hatta bir adamı bu kadar sevip tüm dünyaya ilan eden bir kadının hata yapma olasılığı çok azdır hatta yoktur da ondan. Bir kadın bir adamı severse tüm yüreğini ortaya koyar. İrem de benim tüm yüreğini ortaya koyduğunu gördüğüm nadir kadınlardan. Beyler böyle kadınları bulunca pamuklara sarınız. Çünkü gerçekten çok nadir bulunur bu kadınlardan.

        FOTOĞRAF SİLME HADİSESİ

        Daha net bir karar verilmemişken koşa koşa Instagram’dan fotoğraf silmek bana çok komik geliyor. En son İrem ve Rıza olayında yaşadık. Bana göre zaten boşanma olmayacak, bir şans daha verecekler birbirlerine. Öyle bir anda tüm gemileri yakmak hadi al misketlerini ver misketlerimi demek çok yanlış geliyor. Çocuk oyuncağı değil ki bu, evlilik. O zaman çiftlerin birbirine saygısı kalmıyor. Keşke daha net düşünülse boşanma gerçekleşse de öyle olsa tüm bunlar. Barışınca o silinen fotoğraflar yeniden mi yüklenecek. O yüzden hızlı karar vermemek gerek. Bir kere şu sosyal medya ile evlilik yürütmemek gerek. En büyük hata.

        Sosyal medyada komik şeyler

        - Evlendiği gün soyadını değiştirmek.

        - Sosyal medyada atışmak.

        - ”Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” babında imalı sözler sarf etmek. Kime olduğu belli olmayan sözleri ortaya söylemek.

        - Kavga edip tüm fotoğrafları silmek.

        - Gizli hesaptan başkasını takip etmek.

        Sahte takipçi satın almak. Hatta sahte yorum ekletmek.

        Diğer Yazılar