Yeni neslin 'Unutulurum' derdi yok
Dünya hızla değişiyor. Düşünceler, görüşler ışık hızıyla yer değiştiriyor. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Değişen, etkilenenler arasında magazin dünyası da var elbette. Ne müzik dünyası, ne sinema, ne dizi; hiçbir şey eskisi gibi değil.
Özcan Deniz, “Artık dizi ve müzik yapmayacağım” derken de bunu anlatmak istiyordu aslında. O yeni dünyanın peşine takılıp kendini diri ve canlı tutmaya çalışıyor. Zaten yeni neslin dilini okuyabilen isimler de saçmalamadan, komik olmadan, magazin maymunu olmadan geçiş yapacaklardır istenen olaya.
Mesela yeni neslin ünlülerinin bir dili var. Artık onlar aşk meşk konuşmak yerine sosyal hayat, tatil planı, yeni dil öğrenmek, başka ülkelere gidip uzun süre kalmak derdindeler. Çünkü aşkı çabuk tüketiyorlar.
Biz hâlâ bir öncekini konuşurken onlar başka aşklarda hızlı dolaşıyor oluyorlar. Ve geçmiş hikâyeyi de konuşmak istemiyorlar. Ya da biz aşk meşk, ilişki derken onlar, “Nerede workshop’a gitsek, Los Angeles’ta yaşasak biraz” derdindeler.
Eski nesil sanatçılar, “Bu sezon ekranda bir şey yapmazsam biterim”, “Birine laf atmazsam biterim”, “Albüm çıkarmazsam biterim”, “Dizi, film yapmazsam biterim”, “Reklam filminde oynamam lazım” derken, yeni nesil “Bu sezon dizi sonrasında 1 yıl ara vermem, kendimi yetiştirmem lazım” diye düşünüyor.
Tolga Sarıtaş “İstemiyorum, aşkla gündeme gelmek çok saçma” derken, Kerem Bürsin “Bir sürü teklif geldi ama gündemde kalacağım diye bunları kabul edemem” diyor. Sık eliyorlar, seçiyorlar. “Musluk akarken dolsun” derdinde değiller. Oysa eski nesil:
- Frikik veriyor.
- Canlı yayında bayılma numarası yapıyor.
- Aşk yaşamadığı halde yaşıyormuş gibi gösteriyor.
- Boşanma, ayrılma numaraları çekiyor.
- Birilerini diline doluyor, birileriyle kavga edince gündeme gelip daha çok albüm satacağını ya da dizisinin izleneceğini düşünüyor.
Ama artık bunların hepsi, adı üstünde “eski”, “demode” taktikler. Ve maalesef olmuyor, ters tepiyor.
BÜLENT ERSOY'UN FRİKİĞİ
İşte aslında tam da bundan bahsetmeye çalışıyorum. Bülent Ersoy’un bugün gazetemizde de gördüğünüz göğüs frikiği maalesef hiç de iyi konuşulmayacak. Ve bu durum, yılların Diva’sı Bülent Ersoy’a farkında olmadan derin yaralar verecek.
Şimdi diyeceksiniz ki: “Amannnn Bülent Ersoy’un neleri var, ona mı zarar verecek?” Tamam Bülent Ersoy’un sesine zarar verecek bir şey yok ama üzgünüm, artık bu tarz “Ah yanlış açıldı” frikikleri tarih sayfalarında “kötü anılacaklar listesi”nde en başköşede olacak.
NE İŞİN VAR JÜRİDE?
Pazar gününden bu yana yemediğim küfür kalmadı. Neden mi? Türkiye Basketbol Ligi All Star Smaç Yarışması’nda Gabriel’e 8 puan verdiğim için. Hatta, “Senin orada ne işin var, sen anlamazsın ki basketboldan” diyenlerden tutun da daha yazamayacaklarıma kadar. O zaman arkadaşlar sakin.
1- Bundan böyle All Star jüri üyelerinde benim gibi belki hiç ilgisi olmayan kişileri görebilirsiniz. Bu tamamen eğlence üzerine kurulu bir durum.
2- Evet basketboldan anladığım söylenemez, ama iyi izleyiciyimdir.
3- Sevmeyenler olduğu kadar sevenler de varmış, teşekkürler. Ben de çok eğlendim.
4- Ülker Sport Arena’da tam ortada oturup jüri üyeliği yapmak da pek havalıydı hani, söylemeden geçemeyeceğim.
5- Evet Gabriel de Furkan da acayip yetenekliydi. Ama Furkan’ın Cedi Osman ile yaptığı şov ve smaç, bence daha fazla puanı hak ediyordu.
6- Bu arada Cedi Osman ile Furkan Korkmaz’ın adını ileride magazin sayfalarında çok ama çok duyarız.
7- Basketbolda çok fazla değişiklikler olacak gibi, CEO Hidayet Türkoğlu sayesinde. Belki tamamen üvey evlat durumundan kurtaramayacak ama en azından görünür ve konuşulur yapacak.
NEDEN AÇIKLANMIYOR?
MÜYAP, yani Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Birliği uzun yıllardır doğru düzgün bir satış listesi yayınlamıyor. Oysa, her sene bu listeyi belli bir tarihte yayınlardı. Son yıllarda özellikle yayınlamaktan kaçınıyor.
Televizyonun karnesi “reyting” her gün yayınlanıyor. Sinemanın izlenme oranları belli. İlk 3 gün raporları bile ortada. Ama müzik dünyasının resmi satışları ortada yok. Bu da akıllara sanatçıların, “Şu kadar albüm sattım” cümlesinin tamamen yalan olduğunu düşürüyor.
Bence yayınlamaları, yok olmaya yüz tutmuş müzik dünyası için de çok doğru bir karar olacaktır. B