Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        19 yaşında üniversite öğrencisi genç bir kız, İstanbul’un en önemli semtlerinden birinde tecavüze uğruyor. Sosyal medyada kendini bilmez, hadsiz bir sürü insan “Sokakta tek başına dolaşıyorsa hak etmiştir”, “Gecenin bir yarısı ne işi varmış sokakta?”, “Kesin kadın işaret vermiştir” diye utanmadan, arlanmadan yazıyor.

        İnanın akıl, mantık, beyin kalmadı artık bizde! Bunları almıyor, yetmiyor benim beynim bu kadar kötü düşünceye. Tükendik, bittik. Yeter; içimiz çekildi, yüreğimiz dağlandı. Yeter, Allah aşkına yeter! Bu nasıl zihniyet? Nasıl bir düşünce? Sizin ailenizde hiç kadın yok mu? Hiç mi vicdanınız yok?

        Ben de sokaklarda geziyorum. Hem de tek başıma. Hem de kadın başıma. Hem de gece yarısı. Benim de başıma bir şey gelse hak etmiş mi olacağım? Ben de gece yarısı dolaşıyorum diye tüm bunları yaşamak mı zorundayım? Allah aşkına günah. 19 yaşındaki o gencecik kızın ne halde olduğu hiç mi aklınıza gelmiyor? Allah aşkına şu tecavüz ve hatta taciz eden adamlara neden daha kuvvetli cezalar verilmiyor? Neden, neden bir yasa çıkarmıyorsunuz neden?

        1 senedir tedirginim

        ÇOK küçük yaşlarda başladım bu mesleğe. Mesleğim gereği gece-gündüz demeden dolaştım ki hâlâ dolaşıyorum. Hem de korumasız, tek başıma. Bir korku, bir şüphe, bir “Aman başıma bir şey gelir” düşüncesi olmadan hem de, ama son 1 yıla kadar. Muhabirlik yaptığım dönemlerde mekânlarda tek başıma dolaşır, gece yarısı gazeteye döner, hatta oradan da eve giderdim. Sokaklarda, Taksim’in göbeğinde araba beklerdim. Tamam olurdu laf atmalar, bakmalar ama korkmazdık. Başka kötü bir şey gelmezdi aklımıza. Çocukken hep sokaklarda oynardım hem de kızlı erkekli. Bu kadar korku yoktu içimizde. Zihnimiz bu kadar kirli değildi.

        Şimdi sokaklarda yürürken, eve giderken etrafıma bakınıyorum. Apartmana girerken kapı aralıksa korkudan ölüyorum. Elim telefonda birini arama düğmesinden geri durmuyor.

        Etrafımdaki kadınlar bunları söylüyor

        ■ Artık gece dışarıya çıkmak istemiyorum.

        ■ Annemin eski fotoğraflarına bakıyorum, eteği o kadar kısa ki neredeyse sadece poposunu kapatıyor. Yani bu bahsettiğim 50 sene önce.

        ■ Eve giriyorum, kapıyı bin kere kontrol ediyorum. Deli saçması bir durum yaşıyorum.

        ■ E şimdi eve mi kapatacağız kendimizi?

        ■ Ben artık etekleri çöpe attım.

        Etek bahane zihniyet şahane

        AYNEN de böyle. Yok mini etek, yok işveli cilveli konuştu, yok o karşılık verdi. Bunları geçin beyler, bunları geçin. Tamamen zihniyetten bahsediyoruz. Yurtdışına gittiğim zaman gece yarısı rahat rahat dolaşabiliyorum, “Yahu şurada çıplak gezsen dönüp bakmazlar” diyorum. Ben bunları maalesef 20 yıl önce de söylüyordum. Yıllar geçiyor hâlâ aynısını söylüyorum. Ne acıdır ki benim ülkemde bu konuda gram ilerleme olmadı, daha da fenası geriye gittik. Ne yapacağız, nasıl kurtulacağız bu durumdan belli değil. Allah biz kadınların yardımcısı olsun. Bu yasaları çıkaracak kişilerin en azından evlerindeki kadınlar başkaldırsa, en azından onlar “Yeter” dese belki bir çare olur.

        Ne mi öğrendim?

        ■ Böyle giderse Meryem Uzerli’nin hatırı sayılı bir hayran kaybedeceğini. Çünkü hangi ortama girsem bu konu açılıyor ve Meryem Uzerli fanlarından bile “Çok soğuduk” laflarını işitmeye başladım. Acil B planına geçilmeli yoksa gerçekten acayip bir kitle kaybedecek.

        ■ Kıvanç Tatlıtuğ’un dizisinin ne çok beklendiğini. “Kıvanç’ın dizisi geliyor” dendiğinde “Oh be hele şükür” gibi laflar işittim.

        ■ Fast food denince akla gelen isimlerden biri olan Burger King’in ülkemizde 20’nci senesini kutladığını. Türkiye genelinde 606 dükkânı olduğunu ama Hakkâri ve Şırnak gibi yerlerde şubelerinin olmadığını. Ve hatta Türkiye sahiplerinin Çin’deki 60’ın üzerindeki dükkânı da yönettiğini.

        Diğer Yazılar