Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BİLİYORSUNUZ bizim memlekette özellikle yakışıklı dendi mi akan sular durur. İşte Cem Belevi’nin de hem yakışıklı hem sesi güzel olması hem de James Franco’ya benzetilmesi kendisine kapıları sonuna kadar araladı. ‘Sor’ adlı single’ının ardından ‘İnadına Aşk’ dizisiyle yıldızı parladı. Şimdi dizi bitti, yeni single hazırlığında.

        Geçen öğlen Nişantaşı’nda buluşup sohbet ettik. Akıllı ve ayakları üzerine basan biri Cem. Cem’i bulmuşken ‘Ayaküstü’ yapmadan olmazdı. HTDokun ile siz de izleyin derim. Biz konuşurken çok güldük, eğlendik, sizin de eğleneceğinizi düşünüyorum.

        ‘YOLDA SIKIŞTIRIYORLAR’

        ■ Yolda seni sıkıştırıyorlar mı?

        Evet tanındıktan sonra daha da fazla sıkıştırmaya başladılar.

        ■ Ne söylüyorlar sana en çok?

        “Sor” diyorlar, şarkımın sözünü.

        ■ Ne soruyorsun?

        Ben de “Ne sorayım?” diye soruyorum.

        ■ Mıncıklıyorlar mı?

        Oluyor bir şeyler. İmza günlerinde öp öp öp öp doyamadım kısmı yaşıyoruz.

        ■ En çok neren mıncıklanıyor?

        Yanaklarım, ellerim filan işte.

        ■ Pop dünyamızda sahneye iç çamaşırı atılmışlığı vardır. En son Murat Boz’un sahnesine atılmıştı.

        Hım daha başıma gelmedi ama başıma gelirse geri veririm.

        ■ Sevgilin var mı?

        Hımmmmm.

        ■ Olsa da söylemez misin, yok mu?

        (Uzun bir süre düşünüyor)

        ■ Aşkın senin için ne anlama geldiğini 3 kelimeyle anlatsana.

        3 kelimeye sığdırılacak bir duygu değil.

        ■ Kıskanç mısın?

        Yerine göre.

        ■ Kıyafetine mi karışırsın?

        Bir kadın benim yanımda durabiliyorsa ne giyeceğini de biliyordur.

        ‘BAŞARIYI KISKANIRIM’

        ■ Neyi kıskanırsın?

        Başarılı bir insanın başarısını kıskanırım. Daha çok motive eder.

        ■ Şu an kimi kıskanıyorsun?

        Sanırım şu an kendimi yaktım.

        ■ Yani.

        İnsanların takdirini kazanmış herkesi kıskanıyorum. Başarılı insanları ben de örnek alıyorum.

        ■ 10 sene sonra kendini nerede görüyorsun?

        İnsanların hayatında bir cümle bile olmuş oluyorsam ne mutlu bana. Yazdığım sözlerle, oynadığım diziyle olabilir. İnsanların hayatında anlam ifade etmek benim için çok önemli.

        ‘RAHAT GEZEMİYORUM’

        CEM Yılmaz ‘İftarlık Gazoz’ adlı filminin galasında “En çok özlediğim şeyi yaptım, rahat rahat gezdim. Muğla’da beni kimse tanımıyordu” demiş. Yani filmin çekimleri sırasında Muğla’da tanınmadığını anlatıp rahat gezdiğini söylemiş. Aslında biraz da rahat gezememekten yakınıyor. Tabii şimdi Cem’den örnek verdim ama derdim o değil. Genel olarak tüm sanatçıların “Kardeşim bir rahat gezemiyorum sokakta şöyle gerine gerine” dediğini biliyorum. Ünlü olana kadar tanınmak için “Allah’ım keşke daha büyük kitlelere ulaşsam. Sokakta yürürken herkes beni tanısın” diye çalışır, didinir, uğraşırlar. O zamanlar şimdi istemedikleri basın mensuplarıyla can ciğer kuzu sarması olurlar. Ama istedikleri yere geldikle rizaman, banka cüzdanları bir hayli kabardıktan sonra “Sokakta tanınmamayı, rahat dolaşmayı özledim” derler. Şaka gibi ama ben bunu anlam ıyorum ki. Ha bu arada bir zaman sonra yani o ünlerini kaybedince de “Ah nerede o günler?” diye tuhaf şeyler yapmaya kalkarlar. Entesan bir matematik, işin içinden çıkabiliyorsanız buyurun.

        YEMEDEN GEÇME

        Ünlüsü bol

        NİŞANTAŞI’NIN en yenisi, Topağacı’nda açıldı, adı Grey. Geçen hafta inşaat halindeydi, bir kitap tanıtımı yapıldı, kalabalıktı. İnşaat bitti ardından doğum günü yapıldı. Şimdi de tıklım tıklım. Eskiden Union vardı şimdiki Grey’in yerinde. Eski halinden eser yok şimdi. Dekor tamamen değişmiş. Sunumlar değişik, farklı. Topağacı’nda eksik olan brasserie açığını fazlasıyla kapatacağa benziyor. Ünlüsü, blogger’ı, reklamcısı, işadamı bol bir mekân. Birçok kişi sırf “Bilmem kimi gördüm” demek için bile gidecek. Siz de bir şeyler yemeden geçmeyin.

        Mutfağa daldım

        İÇERİYE girer girmez direkt mutfağa daldım. Hiç düşünmeden... Çünkü bana resmen “Gel gel” yaptı. Mim Kemal Öke’nin en yenisi Central. Nişantaşı’nda yeni açıldı ama gerçekten iyi ses getirdi. Şef Arda Türkmen’in popülerliğinin de tabii bunda etkisi yok değil. Bu mekânın da ünlüsü çok hem de her saat. Mekânın 5 ortağı var. Ben böyle çoklu ortaklı yerlerin çok uzun vadeli olacağını düşünmem pek ama mekânın içi, dekor, sıcaklık, lokasyon, ortam gayet yerinde. Yani tüm eksikler birleşmiş. O yüzden de adını çok duyarız gibi geliyor bana.

        Diğer Yazılar