Serenay ile Nejat bugün film çekimine başlıyor
Cumartesi akşamı Serenay Sarıkaya ile Zorlu Center Morine’de karşılaştığımı, yakında setlere döneceğini yazmıştım.
Twitter, Instagram derken sosyal medyada birçok kişi, “Dizi mi çekiyor sinema filmi mi, ne olur açıklayın” dedi. Kafalar karışık anlayacağınız.
Herkes merak ediyor, “Serenay Sarıkaya şu anda ne yapıyor? Kerem Bürsin ile sinema filmi ne oldu? Nejat İşler’le ne yapıyor? Dizi mi, film mi?” diye.
Ben de emin olmak için sordum soruşturdum.
Meğer Serenay Sarıkaya ile Nejat İşler bugün birlikte rol alacakları sinema filminin çekimine başlıyorlarmış. Yani bugün setin ilk günü.
Umur Turagay’ın çekeceği filmin adı henüz belli değil.
Serenay Sarıkaya senaryoyu çok beğendiği için kabul edip Los Angeles’tan gelmiş. Ama tabii sevgilisi Kerem Bürsin ile oynayacağı filmden de vazgeçmiş değil.
O filmin çekimlerine de haziranda başlayacakmış.
Hazirana kadar bu filmi yapıp sonra hemen o filmi çekecek. Yani önümüzdeki sezon iki farklı Serenay Sarıkaya olacak sinema perdesinde.
Serenay Sarıkaya iyi bir oyuncu, o yüzden sinema filmi çekmesi çok doğru bir karar, ama tabii aynı dönemde iki farklı film yapması da enteresan olmuş.
İkisinde de farklı kadın olacağı için önümüzdeki yıl yine en çok Serenay Sarıkaya’yı konuşacağız gibi. Şimdiden hazır olun derim.
MERAKLISINA NEJAT ARTIK DİZİ İSTEMİYOR
Daha önce ilk kez ben yazmıştım, “Nejat İşler bundan sonra dizide oynamayacak” diye. Ama tabii belli olmaz bu işler. Birçok ünlü “Yapmayacağım” dediği bir şeyi kısa süre sonra yaptığı için kesin bir şey söylersek bizim hatamız olur. Şimdilik istemediğini biliyorum, yapmayacağını söyledi, ama dediğim gibi belli olmaz.
KAFAYI DİYETLE BOZDUK
Memlekette o kadar çok şey oluyor ki anlamak, anlatmak, yazmak mümkün değil.
Kafalar karışık. Herkes kafayı bir şeylere takmış durumda, ama en çok da diyet konuşuluyor.
“Diyet” diyoruz, “yemek” diyoruz, başka bir şey söylemiyoruz.
“Hangi diyet iyi hangisi kötü, hangi detoksu yapalım, hangi lahana çorbasını içelim?” muhabbetinin dışında, “Bilmem neredeki Uzakdoğu yemekleri çok güzel, bilmem neredeki kebap çok lezzetli, bilmem neredeki döner muhteşem” gibi konuşmalardan da vazgeçemiyoruz.
Delirmiş durumdayız anlayacağınız.
Bu arada şimdi de moda “beş artı iki” olmuş. Yani beş gün her şeyi yiyorsunuz, sonra iki gün hiçbir şey yemiyorsunuz.
Allah’ım aklımıza mukayyet ol.
Hayır biri bunları uygular, yapar eder. Yazık bu bedenlere.
Metabolizmanın altını üstüne getiren şeyler bunlar.
Yazık, yapmayın bu tarz şeyleri artık.
SOSYAL MEDYA ETKİLERİ TÜM BUNLAR
Bu mükemmel olma çabası, sosyal medya hastalığı.
Biliyorsunuz artık her şeyin programı var.
Makyaj yapıyor, saç uzatıyor, eğer dik oturmuyorsanız sizi dikleştiriyor.
Tırnağınıza manikür, pedikür yapıyor. Yapıyor da yapıyor.
Yani sizin en berbat halinizi mükemmele dönüştürüyor.
İnsanlar da o berbat hallerini harikaymış gibi paylaşıp başkalarını değil kendilerini kandırıyorlar.
O yüzden mükemmel olma çabasından ileriye gidemeyen insanlar çoğalmaya başladı.
Bunun da etkisini göz ardı etmemek gerek.
EDİS’İN ŞİFACISI
Son günlerin en popüler ismi Edis’in hangi röportajına denk gelsem, şifacısından bahsediyor.
Yani Edis, ün ve şöhretin kendisini bozmaması, akıl sağlığını kaybetmemek ve kendini kötü durumlara düşürmemek için şifacısına gidiyormuş.
Ondan ciddi yardımlar alıyormuş.
Yeni nesil çok tuhaf. Vallahi ne yalan söyleyeyim, ben onun yaşındayken hiç öyle şifacı mifacı bilmezdim.
Sırf ben değil, hiçbirimiz bilmezdik. Öyle şeylere de kafa yormazdık.
Üretmeye, öğrenmeye, çalışmaya, hatta hata yapmaya çalışırdık. Daha çok öğrenmek için.
Bu yeni neslin en büyük derdi de bu işte. Hata yapmamaya çalışıyorlar. Ödleri kopuyor. Perişan oluyorlar. Hemen depresyona giriyorlar. Mükemmel olma durumları var.