Şu durumdayız...
- Beyoğlu’nda dükkânım var. Açsam mı kapatsam mı? Kapatsam onların istediğini yapacağım. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum?
- Bu gece kulüp boş olur. Açmasak mı? Ama açmazsak olmaz ki. Onların istediğini yapmış olacağız.
- Bugün toplantım var Taksim’de. İptal etmeli miyim? Ama edersem onların istediğini yapmış olacağım. O yüzden etmeyeceğim, başka yere alacağım. Çalışmaya devam.
- Durmamamız lazım. Çalışmamız lazım. Yapacak bir şey yok. Korkup sinmemek gerek.
- Gece kulübünü açmasak mı? Ama açmazsak onların istediğini yapacağız. Açacağız, çalışacağız. Müşteri gelir gelmez. Ama açacağız. Başımız dik çalışacağız.
- Dikkatli olacağız. Kendimizi koruyacağız, temkinli olacağız. Ama çalışmaya devam. Onların istediğini vermeyeceğiz.
- Metro ve AVM’yi çok kullanmamaya çalışıyorum, ama yine de işlerimi yapıyorum. Aksatmıyorum. Kendimizi eve kapatamayız ya.
BİRLİK OLMA ZAMANI
Sıkıntılı günlerden geçiyoruz. Umudumuz bu acılı, üzücü günlerin son bulması. Yürekler sıkıştı. Ankara sonrası İstiklal Caddesi. Saldırıda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına Allah sabır versin. Bizleri de Allah korusun. Bugünleri kenetlenerek elbirliğiyle yok edeceğiz. Maalesef hem sosyal medyada hem de sağda solda o kadar çok bilgi kirliliği var ki. İnsanın aklıselim bir şekilde düşünmesini tamamen yok ediyor. Bu zor günlerde tek yapmamız gereken kenetlenmek ve daha güçlü olmak. Ve bu zor günlerden daha güçlü bir şekilde çıkacağımızı bilmek ve istemek. Allah yardımcımız olsun.
KONUŞULDUKÇA ÇİRKİNLEŞİR
Kayahan’ın kızı Beste Haravon, babasına dava açtı en sonunda. Hayatını kaybeden babasına... Geçen gün de yazdım; Beste’ye kim akıl veriyorsa keşke bundan vazgeçse.
Hayatını kaybetmiş, üstelik Türkiye’nin çok sevdiği bir kişinin arkasından bu yapılanlar gerçekten çok kötü. Ben ilk günden beri bunun yanlış olduğunu yazıyorum. Keşke hadiseler bu noktaya kadar gelmeseydi.
Kişi haklıyken bile haksız duruma düşer. Çünkü hayatını kaybetmiş biri var. Kendini savunamaz, anlatamaz.
Sonuç olarak ilk günden beri yazdım, şimdi de söylüyorum. İpek Açar 22 sene evli kalmış Kayahan’la. Yani Beste’nin iddia ettiği gibi para ve servet için evlendiğini asla düşünmüyorum.
Cumartesi günü İpek Açar ile konuştum. Acayip üzgündü. Konu hakkında şimdilik konuşmak istemediğini söyledi. Çünkü bu duruma hizmet etmek istemiyor.
Çok da haklı. Ne kadar konuşulursa o kadar çirkinleşir bu gibi durumlar. Keşke kızı da ölmüş bir insana saygısından konuşmasa.
MODA HAFTASI YAVAN GEÇTİ
Çok yazdık, “Eski tadı yok” diye. Tabii son yaşanan olaylar da çok etkiledi moda haftasını. Bu sene moda haftası gerçekten çok yavan geçti. Eski şaşaalı günlerinden eser yoktu. Nazif Zorlu da yaşanan terör olaylarının Zorlu PSM’de kurulan çadırda yapılan moda haftasını etkilediğini dile getirmiş.
Etkilememesinin imkânı yok. Ama tabii partiler iptal edilip defilelerin yapılması doğru bir karardı. Ama sonuç olarak bundan memnun olmayıp “Bir hafta ertelenebilirdi” diyen de çok kişi vardı. Evet ama son zamanlarda artık bir haftanın da garantisi yok. O yüzden defilelerin yapılması yerindeydi. Çünkü bir şeylerin ne olursa olsun durmaması gerekiyor.
Tabii ki temkini elden bırakmamak gerek, ama durmaması en doğrusu. Ben şimdi size moda haftasından geriye kalan birkaç şeyden bahsedeyim de kafanız dağılsın.
- Defileleri en önde izlemek için kendi yeri olmadığı halde başkasının yerine oturan ve görevlilerin, “Burası sizin yeriniz değil, kalkar mısınız” dediği halde, “Bana ne, beni buradan hiç kimse kaldıramaz. Ben kimim sen biliyor musun? Sosyal medyada 30 bin takipçim var” diyen çok kişiye yine tanıklık etti.
- Ece Sükan’ın memleketimize alıştırdığı defileleri gözlükle izleme geleneği bu sene de devam etti. Tabii bunu üç beş densiz, “Vogue kraliçesi Anna Vintour’dan ne eksiğimiz var. Gözlükler çıkmaz” diye snap’lerine eklediler. Ama acayip komik duruyorlardı.
ÖZGE VE HACI ÇANAKKALE’DE
Bu acılı günlerden geçerken 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 101’inci yıldönümünde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve şehitlerimizi andık.
Özge Ulusoy ile Hacı Sabancı da bu özel günde erkenden yola çıkıp şehitlerimizi ziyarete gitti. Bir gün önce Özge ile birlikteydik.
Bu ziyareti çok uzun zamandır istediklerini, bu yüzden tüm programlarını iptal ettiğini ve o güne hiçbir iş almadığını söyledi.
Ne güzel. Gurur duydum. Helal olsun. Bu önemli ve özel günde böyle bir ziyaret çok daha önemli.