Hangi adam hayır der?
ALİ Ağaoğlu, “Ortanca hanım” dedi, “Gül” dedi, “Karanfil” dedi. Karanfil ve gül olayına hiç girmiyorum. O mevzunun konuşulacak yanı bile yok. Ama diğer ortanca hanım mevzusuna direkt gireceğim, hiç lafı dolandırmayacağım. Öncelikle şunu söyleyeyim, lafım asla Ali Ağaoğlu’na değil. Onun hiçbir suçu yok ki! Onun öyle konuşmasına izin veren ortanca hanıma, hatta birinci hanıma, hatta sonuncu hanıma, hatta ilerde gelecek tüm hanımlara lafım.
Adamlar zaten gönülden razı 1 değil 3-5 kadınla birlikte olmaya. Hem kadın istiyorsa, kabul ediyorsa neden olmasınlar? Allah aşkına şöyle etrafınıza bir bakın, “Asla olmaz, asla kabul etmez” diyebileceğiniz kaç erkek sayabilirsiniz bana? Hangi erkek “Ben asla 2 kadın istemem, 3 kadın istemem” der. Eğer bakacak gücü varsa ki gücü olmasa bile ister.
Ben birçok erkek görüyorum evine ekmek alacak parası olmayan ama hayatında 2-3 kadın olan. Lütfen kendinizi kandırmayın. Asıl bu kadınları sorgulayın. Nasıl hazmediyorlar, nasıl kabul ediyorlar ortanca olmayı, ikinci olmayı, sonuncu olmayı? Nasıl ama nasıl? Aklım almıyor.
Önemli olan kadınlar. Kadınlar düzelmeden bu adamlar düzelmez. Bir bir daha iki. Bitti, boşuna tartışmayalım. Hep aynı mevzular. Yıllar önce bile tartıştık bu konuları. Ama bizler balık hafızalı olduğumuz ve kadınlar değişmediği için hiçbir şey değişmiyor. Açınız arşivi, bütün yazılarımı okuyunuz. Bu olayları bin kere yazdım. Yan masamda 16 yaşındaki kızına “Bilmem kimin kızı en lüks çantayı aldırıyor. Sen bunu mu aldırıyorsun?” diyen anneyi bile yazdım. Hatta bana çok kişi “Kadın düşmanı, erkekleri koruyorsun” diye eleştirilerde bulundu.
Tüm sözlüklerde ‘kadın düşmanı’ olarak geçiyor adım. Evet ben bu ortanca, sonuncu, hatta bunları kabul eden birinci kadınların düşmanıyım. Sevmiyorum, saygı duymuyorum böyle kadınlara. Bitti, nokta.
Bana neden mi ‘Kadın düşmanı’ diyorlar?
■ BAŞKASININ kocasında, sevgilisinde gözü olan kadınları yazdığım için.
■ KENDİSİNE dayak atan adamı affeden kadınları eleştirdiğim için.
■ SOKAK ortasında kendisine tokat atan adamın peşinden giden kadınlara kızdığım için.
■ ERKEKLERLE sadece para için birlikte olan kadınlar, diğer kadınlara göz yumduğu için.
■ KADININ düşmanının kadın olduğunu dile getirdiğim için.
■ KADIN bakanlarımız dahil tüm kadınların kendi hemcinslerini korumadığını yazdığım için.
■ DAHA sayamıyorum, kalbim sıkışıyor.
Annemin nasihati
BENİM klasik birçok Türk ailesinde olduğu gibi, standart, lokum ötesi bir anne-babam var. Ve bu 2 harika insanın da 5 kızı olmuş. Ben de en küçükleriyim. 5 kız. Ne demek biliyor musunuz 5 kızı yetiştirmek, büyütmek? Neyse derinlere girmeyeceğim.
Annem bizi hep şöyle büyüttü: “Ne olursa olsun kendi ayaklarınızın üzerinde durun. Kocaya, eşe, erkeğe bağlı kalmayın. Onun eline, cebine bakmayın. Kendi paranızı kazanın. Eşiniz zor duruma düştüğü zaman elinden tutun. Arkanızı dönmeyin. Cebi değil yüreği zengin olsun. Asla sizi dövmesin. Size bir tokat atıyorsa, bağırıyorsa, kızıyorsa, kötü davranıyorsa hemen o evi terk edin. Yuvanızı koruyun, kollayın. Güçlü, kuvvetli olun. Önce çalışın işinizi kazanın. Kimsenin eline muhtaç olmayın.”
Böyle uzayıp giden bir nasihat listesiyle büyüdüm ben. Çocukluğum “Aman erkeğin eline bakmayın, kendi paranızı kazanın” laflarıyla geçti. Hatta bu meslekte birçok şey görüp öğrendiğimde “Anne sen bize zengin koca bulun diye nasihat etseydin, şu an hepimiz trilyonerdik” diye espri yapt-ı ğımda bana kızardı. Hâlâ da kızıyor böyle espriler yapmama. O yüzden siz siz olun hanımlar, özellikle kız çocuklarınızı güçlü yetiştirin, güçlü. Kimsenin eline bakmasınlar. Ayakları üzerinde durup kafalarını dimdik tutsunlar. İnanın o zaman sizin de gönlünüz daha rahat edecektir.