Sanem ile 10 yıl sonra
Cuma günü Cihangir’de turlarken yazımı yazmak için Journey’e girdim. Menajer Selin Kök ve Sanem Çelik ile karşılaşınca oturdum kalkamadım.
Muhabbet muhabbeti açtı. Güzel bir akşam üzeri geçirdik.
Sanem Çelik biliyorsunuz, 10 sene önce çekip gitti Amerika’ya. Sektörde en iyi olduğu, en yıldızı parladığı dönemdi.
Zaten Instagram’a fotoğraf koydum, “Kara Melek, Aliye dön” diye birbiri ardına mesajlar geldi.
Sanem’in bıraktığı dönem ile şimdiki dönem arasında dizi sektöründe çok fark var tabii.
Artık yeni nesil var. Daha az paraya çalışan bir dönem. Sektör eskisi gibi değil. Bu yüzden de kendisine gelen hiçbir teklifi kabul etmiyormuş.
Senaryolar istediği gibi olmuyormuş. Değişen şeylerin en başında da senaristler var zaten. Artık üretemiyorlar, yazamıyorlar.
O anlamda da şu an dizi sektörü kan kaybediyor. Bu sene Kıvanç Tatlıtuğ, Bergüzar Korel, Serenay Sarıkaya, Kenan İmirzalıoğlu, Halit Ergenç ve daha birçok kişi yok.
O anlamda biraz daha hareketlenmesi gerek sektörün. Bu isimler sezonu böyle geçirdiler ama önümüzdeki sezon ne olursa olsun bir iş yapmaları şart.
Ama oyuncuların en büyük derdi de senaryo maalesef. Kiminle konuşsam, “İyi bir senaryo gelmiyor” diyor.
Senaristler yazamazsa, yapımcı daha cesur olmazsa, daha iyi yatırımlar yapılmazsa eğer, gün gelecek “Bu sektör böyle gitmez” dediğimiz durum yaşanacak ve dizi sektörü de birçok sektör gibi yok olup gidecek.
DENİZ BU İŞİ SEVDİ
Önceki akşam Deniz Akkaya, Asmalımescit’te Chanta’da DJ kabinine geçti. Birkaç haftadır Deniz mekânda bir iki saatliğine DJ kabinine geçip insanları coşturuyor. Deniz bu işi sevdi, anladığım kadarıyla izleyici de sevdi; çünkü sosyal medyada her yerde Deniz’i görür oldum. Deniz hem eğleniyor, hem de eğlendiriyor. Bu gece hayatı için yeni bir kan ve Deniz Akkaya için de güzel bir adım. Devam Deniz, devam.
BEN BU İKİLİYİ SEVİYORUM
“Asmalı Konak” günlerini hatırlayanınız var mı?
Dizi yayınlandığı gün herkes evine kapanır, hayat dururdu.
O zaman herkes bu ikiliyi çok sevmişti. Nurgül Yeşilçay ve Özcan Deniz’i.
Yıllar sonra ikili yeniden birlikte. “İkinci Şans” adlı sinema filmini çekiyorlar.
Özcan Deniz, geçen hafta Instagram’a bu fotoğrafı koyup “Başladık” dedi. Bakalım o yılları yeniden yaşatabilecekler mi izleyiciye?
Ben bu ikiliyi ekranda görmeyi seviyorum. Ama onları izleyen nesilden daha farklı bir nesil var artık.
Tabii iyi bir sinema filmi olursa, Asmalı Konak izleyicisi sahip çıkar bu ikiliye. İyi gişe yapabilirler.
İkili keşke dizi de yapsa ama artık Özcan Deniz dizi film tekliflerini kabul etmiyor. En azından şu ara.
Albüm yapmıyor, dizi yapmıyor. Sadece yapımcılık ve sinema.
Kendisi sinemayı, “Bu ara yapılacak en doğru şey” diye anlatsa da tabii bu diziden tamamen elini eteğini çekmek anlamına gelmiyor.
Yani Sezen Aksu “Sahneleri bıraktım” dedi, bırakabildi mi? Bırakılmaz ki. Bir kez kana girmiş bu aşk.
HAYDİ, ŞİMDİ HAREKETLENME ZAMANI
- Neden konser yapayım, kimse gelmeyecek ki.
- Daveti iptal ettim. Şimdi bir sürü para harcayacağım çöp olacak.
- Albüm çalışmalarına ara verdim. Stüdyo çalışmalarını durdurdum. Ne olacağı belli değil?
- Klip çekecektim ama vazgeçtim. Klibi rafa kaldırdım. Çeksem ne olur, çekmesem ne olur? Hiç tadım yok.
- Yazın Bodrum’da bir mekân açacaktım ama korkuyorum. Turizm felaket. En iyisi para harcamamak.
Bunun gibi birçok cümle duyuyorum sektörde iş yapan kişilerden.
Sanatçısı, menajeri, basın danışmanı, yönetmeni, yapımcısı...
İyi de nereye kadar hanımlar beyler? Birçok insan bu sektörden ekmek parası kazanıyor.
Siz biraz daha yürekli ve cesur olmazsanız sektör kendi içinde batar gider zaten.
Lütfen biraz daha yürekli ve cesur olun. Tamam eskisi gibi çok büyük paralar harcamadan, en minimal şekilde.
Ama işi bırakmadan, yine de hareketlendirmek gerek.
Sanatçısı klipte çekecek, konserini yapacak ki orada çalışan insanlar da daha fazla bunalıma girmesin. Kulüp işi yapan mekân açacak, herkes kendine göre fedakârlık yapacak.
Yapması da gerekiyor. Bu zor günler böyle geçer.
Haydi biraz daha sabır, kuvvet. Aman teslim olmadan var gücümüzle çalışmaya devam.