Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        RADYO ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Gülşen’in ‘Dan Dan’ klibi için “Telefonla arkadaşlık hizmeti veren kadınların reklamına benziyor” dedi. O anda ağzım açıldı daha da kapanmadı. Hayır ben kadın olduğum için mi böyle şeyler aklıma gelmiyor? Yani klibi izledim ve hiç böyle bir düşünceye kapılmadım. Tamam memlekette yaşanan taciz, tecavüz, pislikler de hiç aklıma gelmiyor mesela. Yıllardır sokakta dolaşıyorum. Gece hayatının içinde neler gördüm neler. Ama bu yaşanan olaylar gerçekten gece hayatını filan solladı. Yani ben bu işin kitabını yazdım ama son yaşanan taciz, tevavüz olaylarında yaşadıklarımı görmedim, duymadım.

        Tamam tamam ben kadınım, o yüzden “Erkeklerin düşündüğü şeyleri düşünemem” deyip sordum soruşturdum da benim etrafımdaki birçok erkeğin de bu klibi izlerken hiç böyle şeyler aklına gelmemiş. Gülşen de “Kadınlık onuruma ağır bir saldırı gerçekleştirilmiş” diye uzayıp giden bir açıklama yollamış. Bir kadın olarak benim de başıma böyle bir şey gelse mideme ağır bir darbe aldığımı hissederdim. Uzun bir süre de o midemdeki yumruk gitmezdi. Tamam çocukların gelişimi, düşünceleri pek önemli tabii ki ama son zamanlarda yaşanan o kadar acayiplik var ki biraz da onları görmek lazım. Yani bu klibe gelene kadar neler oluyor neler.

        Batman mi, Superman mi?

        HERKES birbirine bu soruyu soruyor. Şimdi konumuz bu: “Batman mi Superman mi?” Pazar günü izledim “Batman ve Superman: Adaletin Savaşı” filmini. Çok sevdim mi diye sorarsanız doğruyu söylemek gerekirse hayır. Daha çok sevmeyi isterdim ama. Fakat ciddi bir görsel şölen olduğunu söylemem gerekir. Acayip güzel çekimler, bayıldım. Ona asla lafım yok.

        Bana “Batman mi, Superman mi?” diye sorarsanız tabii ki “Superman” derim. Tamam Batman daha karizmatik geliyor birçok kişiye ama Superman gibi uçamıyor ki. Hem uçmak dünyanın en güzel şeyi. Ben de süper bir kahraman olsam kesinlikle uçmak isterdim. O yüzden bu filmde de gözlerimi kendisinden alamadım. Zaten film ‘Superman’ hikâyesi. Ve filmde en çok sevdiğim de kesinlikle Wonder Women oldu. Ne güzel oldu 2 kahramanın arasında bir kadın. Gal Gadot bence yakışmış. Kendisini de bir dönem billboardlardan inmeyen Eyşan Özhim’e benzettim. Hey gidi günler.

        Ah şu kadınlar ah!

        ‘TÜRKİYE’DE kadın olmak’ diye yaza yaza bitiremeyeceğiz anlaşıldı. Oturmasına kalkmasına, konuşmasına, gülmesine hep dikkat etmesi gereken kadın. Yaptığı her hareketi ölçmek, biçmek zorunda olan da kadın. Evine, barkına hep dikkat etmesi gereken de kadın.

        Eğer bir erkek bir kadına yiyecek gibi bakıyorsa kadın gözlerini hemen kaçırmalı. Ya da olduğu ortamı, durduğu yeri değiştirmeli. Yoksa alimallah yanlışlıkla adamın gözleri ile göz göze gelir bir de adam o göz göze gelmeden bir mana çıkarırsa vah ki ne vah! Yani bunları yıllar önce de konuşuyorduk hâlâ konuşuyoruz. Değişmiyor, bitmiyor, bitmeyecek.

        Yemeden geçme

        Pala bir başka lezzetli

        UZUN süredir bu bölümü ihmal ediyorum ama biliyorsunuz lezzet başka bir durum. Herkesin damak tadı başka olduğu için çok sık bahsetmiyorum ama Pala’dan bahsetmeden olmaz. Çünkü ocakbaşı seven ve arayan çok kişi var biliyorum.

        1962’de Taksim’de hizmete girmiş Pala Ocakbaşı. Çok ciddi müdavimleri var, ben neden bu kadar geç keşfettim anlamadım yemeğe çok düşkün biri olarak. Şimdi kendimi oradan alamıyorum. Her fırsatta oraya gitmek istiyorum çünkü acayip bir lezzet. Adana’yı o an yapıyorlar, taze taze eti şişe geçirip o an pişirip size getiriyorlar. Mezeler de harika ama kendinizi güzel bir Adana kebaba saklayın.

        Diğer Yazılar