Çarşamba günü Verona’da Burcu Esmersoy ile Calzedonia Summer Show’u izledik. Calzedonia’nın kendi fabrikasında kurulan dev podyumda birbirinden güzel modeller yeni koleksiyonu tanıttı. Koleksiyon şahane, renkli harika bir yaz kapıda tamam ama bu kızlar yüzünden aç kaldım. Uzun bacaklar, minicik popo, bel. kızları gördükten sonra defile sonrası kurulan o şahane açık büfeye nasıl saldırabilirdim? Zaten yanımda 15 yıldır ekmek yemeyen Burcu Esmersoy var, tamamen aç kaldım. Burcu “Yürü Esin sakın bakma” deyince mecburen bir şey yiyemedik. Ben bir ara kaçtım, Burcu arkamdan “Esin yemek mi yiyorsun” diye geldi. E buyurun işte. Aklım kaldı o harika açık büfede. italya’ya gitmişiz makarna, pizza yiyemedik düşünün. ama olsun, yaz geliyor öyle değil mi? Hem o minnacık bikinileri giymek lazım.

Reyting geldi mi Oktay değişiyor

TANIYORUM, seviyorum, bayılıyorum. Huyunu, suyunu biliyorum. Çok kavga etmişliğimiz vardır. Yaptığı birçok şeye kızarım. O da bana sonrasında anlatır. Ama bu yaptığı anlatılacak gibi değil. Çünkü Oktay Kaynarca bence rolle gerçek hayatı karıştırıyor. Eğer bir dizide oynuyorsa ve bu bir mafya dizisiyse benim tanıdığım o Oktay gidiyor, başka bir Oktay geliyor. Bir dönem ‘Kurtlar Vadisi’nde Çakır’ken de böyleydi. Sonra yaptığı diziler tutmadı. Oktay ballı lokum oldu. Şimdi yine bir dizisi var ve reyting rekorları kırıyor. Herkes onu izliyor yine ve hop değiş Oktay. Yine eski hallerine büründü anlayacağınız. Şaka gibi. Muhabir arkadaşın ayağını ezip geçmiş. Dönüp bakmamış bile. Gerçekten şaka gibi. Oktay nasıl bir ruh halinde oluyorsun sen bu mafya dizilerini çekerken? Acaba rolünü böyle mi çalışıyorsun? Bu nasıl çirkin bir durum? Sen şimdi huzurlu musun, mutlu musun? Olacak iş değil. Hayır, bu dizi de bitecek bir gün. Ya sonra? Yok, benim aklım almıyor. Kafam durdu. Nedir gazetecileri böyle aşağılamak? Nedir bu saygısızlık? Olacak iş değil? Ben böyle insanların ne oyunculuğuna, ne de başarısına saygı duyuyorum. İsterse dünyada reyting rekorları kırsın. Ne kıymeti kaldı?

Bahar geldi haydi ARINALIM

HER gün kendime “Bahar geldi Esin haydi arın” diyorum. Temizliyorum etrafımda birçok şeyi. Tüm fazlalıkları. Beni rahatsız eden her şeyi. Neleri mi?

■ Gereksiz yere konuşan, hatta birilerinin arkasından konuşup yüzüne gülen herkesi.

■ Yüzü sürekli asık dolaşan, hatta negatif enerji yayan herkesi.

■ Tartı üstüne çıkınca beni mutsuz eden tüm fazla kilolarımı. Son beş kaldı o da gitsin tamamen arınmış olacağım. Hadi inşallah. Darısı başınıza.

■ Tüm gardırobumdaki ayakkabı, çanta, elbise fazlalıklarını. Hatta Letgo aplikasyonunu keşfettim. Kendi ikinci el pazarımı oluşturdum. Bir güzel satıyorum anlayacağınız. Siz de çekinmeyin satın. Hem yeni alınacaklar için para lazım öyle değil mi?

■ Sosyal medyada samimi olmadığına inandığım hatta sahte hareketler yaptığını düşündüğüm, başkasını taklit eden herkesi takip etmeyi bıraktım.

■ Sürekli gülen, hatta gülmek için hiçbir sebep olmadığı halde gülen herkesi siliyorum.

■ Sürekli kavga eden, sürekli dırdırlanan, şikâyet eden herkesle selamı sabahı kesiyorum.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!