Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        SES TARKAN, GÖRÜNTÜ JUSTİN

        Maaleseh son zamanlarda yaratıcılık diye bir şey kalmadı. Ya klipler benzer ya da şarkılar.

        Müzik dünyası bu yüzden günden güne kan kaybediyor.

        Sanatçıların da ya sinema ya dizi ya da jüri üyeliği derken şarkıcılıklarını unutuyoruz.

        Ki buna en canlı örnek Murat Boz’dur.

        Albüm çıkınca bir garip oldu herkes.

        Birçok kişiden “Hiç Murat gibi değil” sözlerini o kadar çok duydum ki.

        Ve “Ses Tarkan, görüntü Justin” yorumlarına çok denk geldim.

        Daha tam dinlemedim. Şarkılar hakkında yorum yapmam yanlış olur ancak Murat Boz’un “Janti”sinin de diğerlerinin çok benzeri olduğunu görmezden gelemiyoruz.

        Daha doğrusu birçok kişi görmezden gelmemiş olacak ki bana sosyal medyadan, “Sen nasıl araştırıyorsun bunları fark etmedin mi?” diye Murat’ın Janti’sinin benzerlerini gönderdiler.

        Nazan Öncel’in 2008 yılında Hamit Üntaş’a çıkardığı albümün isminin “Janti” olduğunu biliyordum. Ama bunda ne var?

        Sonuç olarak isim benzerliği olabilir. Yani bunun önemi yok.

        Ama Justin Timberlake’in 2006 yılında çıkardığı albüm kapağını andırması ve tabii “Suit and Tie” şarkısının klibinin neredeyse bire bir olması kötü bir durum.

        Yani Murat için kötü bir durum. Murat’ın Janti klibi ile Justin’in klibindeki dansçılar, kıyafetler, 1940’larda geçen konusu, avizeler, dekor bire bir aynı.

        Keşke çalışanlar biraz daha az kopya çekselermiş.

        OKTAY KAYNARCA ARADI ‘HEPİNİZ KÖTÜ NİYETLİSİNİZ’ DEDİ

        Dün köşede Oktay Kaynarca’yı eleştirdim. Muhabir arkadaşın ayağını ezip geçmesinin asla haklı bir yanı olmadığını yazdım. Hatta evet çok acımasız eleştirdim. Geri adım atacak değilim. Çünkü insan sevdiğini eleştirir.

        Oktay’ın yüreğini biliyorum ve böyle bir şey yapmasını da asla kabul etmiyorum.

        İnsan hızlı geçip gidebilir, bir şey olduğunu fark edememiş de olabilir. Ama o kadar hızlı geçiyorsan bir durup da bakmak gerekiyor.

        Sonuç olarak insan canı ve malum trafik. Oktay gayet sinirli (Benim yazım üzerine daha da sinirlenmiş) şekilde beni aradı ve “Artık hepinizin kötü niyetli olduğunu düşünüyorum. Esin ben birini nasıl ezmeye çalışabilirim. Seninle de arkadaşlığımı gözden geçireceğim. Sizin hepinizin içi kötü. Sen gazetecisin, ifademi okumadın mı” dedi.

        Yani böyle bir şey yapmadığını söylüyor. Zaten normal bir insan böyle bir şey de yapamaz.

        Evet ifadesini de okudum. Fakat ortada bir durum, olay anının fotoğrafı var.

        Oktay olayın böyle olmadığını savunuyor. Muhabir Seçkin Şenvardar da rapor aldı, şikâyetçi oldu.

        Artık yargı karar verecek....

        PAPARAZZİLER...

        Şunu bir kez daha hatırlatmak gerek: Paparazziler...

        - “Soğuk” demez kapıda bekler, “sıcak” demez kapıda bekler: Tek bir kare fotoğraf çekebilmek için.

        - “Trafik” demez, “kaza” demez kendini arabanın önüne atar: Tek bir kare fotoğraf çekebilmek için.

        - “Acıktım” demez, “Doydum” demez saatlerce bekler: Tek bir kare fotoğraf çekebilmek için.

        - “Ben ondan nefret ediyorum” demez, “Ben onu çok seviyorum” demez: Tek bir kare fotoğraf çekebilmek için.

        Neyse, kimseye bilinen olayları yeniden anlatacak değilim.

        Tabii çürük elmalar yok değil. Her meslekte olduğu gibi maalesef bizim meslekte de var. Hem de çok fazla. Ama onlar da zaten kendini belli ediyor. Ki Oktay Kaynarca gibi yıllardır bu meslekte olan biri bunu zaten bilir.

        Bu işe gönül vermiş benim gibi birçok kişinin olaylara kötü niyetle yaklaşmayacağını tahmin eder.

        Ve tabii ayağı ezilen muhabir arkadaşımız Seçkin’in de kötü niyetli olmadığını bilir.

        Ancak tabii yıllar Seçkin’i değiştirmiş ve kötü niyetli yapmış, bu olayı kurgulatmışsa bilemem.

        Ben kimsenin avukatlığını yapmıyorum.

        Sadece kim olursa olsun bu işi yıllardır yapan, hatta yıllarca elinde fotoğraf makinesi en temelden gelen biri olarak olayın etik olmadığını savunuyorum.

        Diğer Yazılar