Nişantaşı siyah beyaz
■ Nasıl Fenerbahçe maçlarında Bağdat Caddesi’nde her taraf sarı laciverte bürünüyorsa Beşiktaş maçlarında da Nişantaşı siyah beyaz renklere bürünecek.
■ Nasıl Fenerbahçe maçlarından önce fanatikler Kalamış Develi’de toplaşıp maç saatini bekliyor ve rakı-kebap yapıyorsa, Beşiktaş taraftarı da Nişantaşı Develi’de maç saatini bekleyip rakı-kebap muhabbeti yapacak.
■ Nasıl Bağdat Caddesi’nde erken saatlerde sarı lacivert formalı insanlar yürümeye başlıyorsa Beşiktaş maçlarında da Nişantaşı’nda siyah beyaz formalı taraftar görünmeye başlayacak.
Bu saydığım tüm detaylar pazartesi stat açıldığı gün yaşandığı için bana ister istemez bunları düşündürdü. Hayır bir Fenerbahçeli olarak “Burada ciddi bir kopya var” demeye çalışmıyorum. Sakın yanlış anlaşılmasın. Mecburiyetten bu tarz benzerlikler oluşacak diyorum. Çünkü Beşiktaş evine döndü. İyi ki döndü. Bir Fenerbahçeli olarak canı gönülden tebrik ediyorum.
Bu hafta hızlı başladı
LÜTFİ Kırdar Kongre Vadisi’nde gerçekleşen kongre nedeniyle tüm yollar kapalı. Üzerine Beşiktaş’ın evine dönmesiyle pazartesi tam bir trafik curcunası yaşandı. İstanbul pazartesi güne yürüyerek başladı ve yürüyerek kapattı. Tabii ertelenen organizasyonlar da aynı güne gelince davetten davete koşturan birçok ünlü evinden çıkamadı. Ya da yetişemedi. Başlıkta da gördüğünüz gibi bu hafta acayip hızlı başladı. Ben ancak iki davete yetişebildim. Onun dışında ömrüm yürümekle geçti İstanbul sokaklarında.
-Pazartesi ilk durak Özge Ulusoy oldu. Ortaköy The House Hotel’de Nivea tanıtımını yapan Özge için markanın renklerinden oluşan özel bir kıyafet hazırlanmıştı.
-Deniz Marşan, Moda Haftası kapsamında gerçekleştireceği ancak yaşanan terör olaylarından dolayı ertelediği partisini Nişantaşı La Petite Maison’da yaptı. ‘Direct Message’ tasarımlarını görücüye çıkartan Deniz’i dostları yalnız bırakmadı.
Müslüm Baba’yı rahat bıraksak
USTALAR çok güzel eserler bıraktılar. Acayip güzel kitleler oluşturdular. Hepsinin seveni çok. Barış Manço, Cem Karaca, Kayahan ve Müslüm Gürses gibi ustalardan bahsediyorum. Ama maalesef bu ustalar öldükten sonra adları o kadar kötü olaylarda, o kadar kötü haberlerde geçiyor ki üzülmemek işten değil. Barış Manço’yu kaybettiğimiz zaman da bir sürü şey yazılıp çizilmişti. Kayahan olayı hâlâ kapanmış değil. Şimdi de Müslüm Gürses şarkıları. Sibel Can ne güzel bir şey yapıyor şarkıları yorumluyor. Öncesinden okumuş, okumamış, vefa göstermiş, göstermemiş. Bunları tartışmak ne fayda. Yeni nesil için çok güzel bir fırsat Müslüm Gürses şarkılarını dinlemek için. Bırakın artık bu tarz tartışmaları. Hem hayatını kaybeden ustalara da saygısızlık. Ustaların eserleri seslendirilecek ki daha çok ölümsüz olacaklar. Bence Muhterem Nur da sırf bu yüzden saygı göstermeli. Müslüm Baba’nın adının telaffuz edileceği eserlerin defalarca seslendirilmesi için bu tarz dargınlıklar yaratımamalı.
Arkadaşlarım isyan ediyor
YURTDIŞINA çıkarken ve dönerken uzun zamandır TAV kartım sayesinde biyometrik geçişten yararlanıyorum. Uygulama başladığı an kayıt oldum. Ve sanırım bir yıldır parmak izi okutup hızla geçiyorum. Önce sağ, sonra sol ve “Hadi geçtim ben” diyorum eğer sırada tanıdıklarım varsa. Onlar da isyan ediyor haklı olarak. Çünkü onlar geçmeye çalışırken ben tuvalete girmiş, freeshop’a uğramış hatta bavulumu bile almış oluyorum. Dünyanın en rahat uygulaması. İnşallah emniyet bir an önce bu uygulamayı devreye sokar. Herkes dört gözle bekliyor çünkü. Bu arada TAV Passport kullanıcıları için yakın zamanda akşam partileri başlayacak tekrar. Yaz aylarında sık seyahat edenlerin bilgisi olsun.