Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        2 gün, 500 km araba kullandım. Kullanırken bir güzel de sırtıma masaj yaptırdım. Kulağa tuhaf geliyor değil mi? Vallahi biri bana söylese “Evet, evet ben de yürürken masaj yaptırıyorum” diye dalga geçerdim. Ama Bentley Bentayga kullanınca bunlar mümkün oluyor. Araba el yapımı olduğu için insanların isteklerinin sınırı olmadığını hatta çok geniş düşündüklerini, kendiminse dinlediklerim karşısında çok küçük düşündüğümü fark ettim.

        Mesela Victoria Beckham makyaj çantasını, istediği model Bentley’ye monte ettirmiş. Hiç aklıma gelmezdi. Sonra Uzakdoğulu işadamının eşinin sürekli kullandığı ojenin renginden istediğini duyunca daha da cesur olmam gerektiğine karar verdim. Düşünsenize paranız var, e biraz da zevkiniz varsa tam da kendinize göre bir araba yaratabiliyorsunuz. Ne güzel bir şımarıklık. Ne şahane bir duygu.

        Şimdi okuyup “Sen daha oralarda mısın? Parası olan neler yapıyor” diyebilirsiniz. Özellikle Fatih Altaylı “Ah Esin benim yazılarımdan bir şey öğrenmemiş” diye mırıldanıyordur. Hakkı var. Vallahi bu kadar küçük düşündüğüm için üzgünüm. Sınırlarımı bütçeme göre zorladığımı hayal kurmayı unuttuğumu da fark ettim. Sonuçta hayal bile güzeldir.

        İlk gün nazar boncuğumu taktım

        İNSAN 585 bin Euro’luk bir araba kullanınca şöyle bir dikleşiyor. Üstelik daha Türkiye’ye yeni gelmiş ve kimseler görmemiş, ilk test eden olunca da bir panikliyor tabii.

        Münih-Avusturya hattında yaptığımız 500 km boyunca önceliğim kazasız belasız tamamlamaktı. Allah korusun, ne bileyim insan bin tane şey düşünüyor. Ama ilk gün Alman polisine yakalanıp 20 Euro cezayı yiyince derin bir nefes aldım. Ben gülüyorum, Alman polis söyleniyor.

        Ben “Nazar boncuğunu taktım, tamam şerit ihlali yapmışım” diyorum ama hâlâ kızıyor. Sonuç yediğim trafik cezası ilk kez mutlu ediyor. Bu arada özel yapım Bentley, 90 yaşına giren Kraliçe için de özel araçlar yapmış. Fotoğrafta gördüğünüz üzere Kraliçe çok özel yapım araçlara biniyor. Deriye alerjisi olduğu için aracın içinde ipek kullanılmış. Yani aracın içi ipekten yapılmış.

        Doğanın içinde sürüş keyfi

        ARABA kullanırken etrafa bakmamak için zor tuttum kendimi. Avrupa İletişim Müdürü Sebastian Michel o kadar güzel bir güzergâh hazırlamış ki bize büyülendik. Audi-Bentley, Lamborgini marka Genel Müdürü Gino Bottaro ve Pazarlama Yöneticisi Ebru Sayer de bizleri harika ağırladı. Gezide hepimiz araçları test ettik.

        Kullanırken sürekli “20 yıldır araba kullanan biriyim. 500 km kullandım. Yorgunluk hissetmedim ve daha da kullanmak istiyorum” dedim. Bağımlılık yaptı, kusuruma bakmayın artık. Ve sonuç: “Yazık arabaya verilen paraya” diyen ben “Param olsa kesin şımartırım kendimi, hiç düşünmem” diyerek Türkiye’ye geldim. Bu arada Türkiye’ye 6 adet gelecekmiş. Zaten Bentley Türkiye’de yılda 20-25 tane, dünyada 10 bin satıyormuş. El yapımı kolay değil tabii.

        Adını en yüksek TEPEDEN ALDI

        HEP artistlerle fotoğraf koyuyorum ama bu araç da kendi başına şöhret. Ve onunla zirveye kadar tırmanıp yine en aşağıya indik. Gün içinde hem kış hem de yaz yaşadık. Bu arada adını Kanarya Adası’ndaki bir tepeden almış. Çünkü o tepe dünyanın, ulaşılması ciddi performans gerektiren en tap noktasıymış.

        Münih’ten dönerken

        - Diğer Almanya şehirlerinden farklı Münih. Özellikle dönüş biletiniz yoksa sakın gitmeye kalkmayın. Pasaporttan geri gönderebilirler.

        - Münih’te yaşayan Türkler sizin Türk olduğunuzu anlıyor ama çoğu Türkçe konuşmuyor.

        - Havaalanından şehir merkezine taksi 60 Euro.

        - Sadece Türkiye’de değilmiş, otobanda yol kenarında tuvaletini yapan birine denk geldim. Türk mü Alman mı onu bilemem tabii.

        - Çok seyahat ettiğim için gittiğim birçok mekânda internet adresi istiyorum. Ama Münih’te bu mümkün değil. Hiçbir mekân, restoran sizinle şifre paylaşmıyor.

        Diğer Yazılar