İdil ticarete atılıyor
Önder Fırat’ın kızı İdil Fırat, ticarete atılıyor. Cumartesi günü Küçük Bebek’te bir mağaza açmaya hazırlanıyor.
Ortağı Ezgi Kural ile birlikte Glamm Co markasını yarattıklarını söyleyen İdil’i salı günü gördüm. Çok heyecanlıydı.
Butiklerinde giyim, takı, aksesuvar üzerine güzel ürünler yarattığını söyleyen İdil, “Ortağım tekstilci bir aileden geliyor. Ama ben inşaat sektöründen sonra köklü bir değişiklik yapıyorum. Çok iyi olacak” dedi.
Tasarım dünyasına yeni bir ikili katılıyor. Hadi bakalım nasıl olacak.
BİR KADIN DOLDURUŞA GELMEZ
Coşkun Sabah’ın telefonunda bir mesaj gördükten sonra boşanma kararı alan Ceyda Sabah’ın sonuna kadar arkasındayım.
Coşkun Sabah, “Basit bir mesajı nerelere taşıdı. Başka kadınların dolduruşuna geldi. Kadın dayanışmasının mağduruyum” demiş, ama boşuna demiş.
Bir kadın kimsenin dolduruşuna gelmez...
Evet kadınlar dolduruşa getirir. Hatta ortada hiçbir şey yokken de ortalığı alevlendirir. Ama bir kadın iki çocuğuna rağmen yıllar sonra bu kararından dönmüyorsa bu basit bir mesaj değildir. Bu alenen ortada.
Bence Coşkun Sabah daha fazla ortalığı germeden ve eşini de sinirlendirmeden bir orta yol bulmalı.
Sonuç olarak bazı kadınlar, “Bir kere yapmış affedeyim” der, ama bazı kadınlar da “Bir kere yapan hep yapar” der.
Ceyda Sabah da işte o affetmeyen kadınlardan.
SENARİSTLER CESUR OLURSA OYUNCULAR DA CESUR OLUR
Show TV’nin yeni dizisi “Oyunbozan” da Ece isimli bir psikoloğu canlandıran Tuvana Türkay, “Oyuncunun bedeni kiralıktır. Saçımı kazıtırım, hiç düşünmeden 20 kilo alırım” demiş.
Bravo Tuvana’ya, ne güzel söylemiş.
Oyuncu dediğin cesur olmalı.
Rol geldiği zaman bir dakika bile düşünmemeli.
Ama tabii cesur senarist kalmadı. Ezbercilikten çıkamıyorlar. Hep aynı klasik şeyleri yazıyorlar.
Eğer senaristler güzel roller yazarsa daha çok Tuvana gibi oyuncular çıkacak.
Sonuç olarak, kendilerini gösterecek rollerde oynayacaklar.
Senaristlerin biraz daha cesur olmasını bekliyoruz.
PARTİCANLAR SALI GÜNÜ DAVET DAVET KOŞTURDU
Önceki gün gerçekten davet patlaması yaşandı. Davet kuşları partiden partiye koşturdu.
O kadar koşturdular ki “Salı sallandı” tabirini kullansak yerinde olur. Ama eskiye baktığım zaman gözlerim birçok ismi arıyor.
Mesela arabada üstünü değiştiren Eda Taşpınar’ı.
Yeni nesil koşturan kadın arabada üst falan değiştirmiyor. Bir kıyafetle üç daveti bitiriyor.
Salı günü öğlen de aynısı yaşandı. Kadınlar aynı kıyafetle üç partiyi de çıkardı aradan.
- Sabahın ilk saatlerinde Şah Yaycı’nın “Yuvanızın İyilik Hali” daveti vardı. Nişantaşı Park Hyatt Hotel’de düzenlenen davette Şah, “Temizlik evde başlar” dedi ve Philips davetinde ince detaylar anlattı. Sosyetenin tanınmış simaları, magazin dünyasının ünlülerini ağırladı.
- O davet sonrasında particanlar soluğu Pervin Ersoy’un ev sahipliğini yaptığı “Bizim Çocuklar” davetinde aldı. Ulus 29’da 250 kadın bir araya geldi. Yemek sırasında Uğur Batur müzayede düzenledi. Yemek ve müzayededen elde edilen tüm gelir Çekmeköy’de yapımı başlanacak olan anaokulu için kullanılacak.
Bizim Çocuklarımız Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sinem Nefesoğlu destekte bulunan herkese plaket verdi. Bu arada bundan böyle yapacakları davette Tarkan’ın sahneye çıkması için çalıştıklarını söylediğinde salondaki tüm kadınların “Amin” diye hep bir ağızdan dua etmeleri de bence günün en keyifli anıydı.
Tarkan her an konser verse sosyetenin ünlü kadınları akın edecek. Benden söylemesi.
- İşte bu iki davet sonrasında tüm kadınlar koştur koştur soluğu Kanyon Harvey Nichols’ta aldı. Demet Sabancı Çetindoğan’ın da ev sahipliği yaptığı mini defilede HP’nin yeni ürünü, tasarımcıların kıyafetleriyle tanıtıldı. Modeller çanta yerine bilgisayarla çıkarak “Teknolojisiz asla” mesajı verdi. Halimiz duman. Teknoloji her yanımızı sarmış durumda.