Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        “Nasıl olur?” demeyin...

        Olur, hem de bal gibi olur. Çünkü burası Türkiye ve bu yol satılık. Hem de 600 bin TL’ye.

        Nasıl mı? Anlatıyorum, hazır mısınız?

        Cuma günü Bodrum’a geldim. Yıllardır genellikle bu mevsimde Bodrum- Alaçatı-Mikonos derken tatilcilerden önce gezip “Nerede ne oluyor? Neler olacak?” bir kolaçan edip yazarım.

        Bu yıllardır böyle. O anlamda ilk durak Bodrum.

        Tam Türkbükü’ne girmek üzereyiz, bir başka yola girdik.

        Ben “Hayırdır?” dedim, arabayı kullanan arkadaş “Yolu sahibi kapattı, satıyor” dedi.

        “Sahibi mi? Nasıl yani? Devlet mi satıyor?” diye soruları peşi sıra sormaya başladım.

        Meğer bu yol Bodrum’un bir yerlisinin malıymış. Mahkemeye başvuruyor ve kazanıyor.

        Yolu da bariyerle kapatıyor. Yolun içinde bir başkasının marketi falan var. Yani yıllardır belirlenen ana caddenin kesiştiği yolu kapatıyor.

        Trafik güzergâhı bir tuhaf hale geliyor. Şimdi de 600 bin TL istiyor.

        İster devlet alsın ister başkası.

        Durum bu anlayacağınız. Burası Türkiye, her şey olabilir.

        Şaşırdım mı? Tabii ki hayır.

        INSTAGRAM’IN ZENGİN ÇOCUKLARI DENGELERİ BOZUYOR

        Malum sosyal medyada birileri parasını, malını mülkünü paylaşmaya bayılıyor. Özellikle dünyadan zengin çocukların paylaştığı fotoğraflar, bizim Türk çocuklarının dengesini bozuyor.

        Özellikle anne ve babalar bu konuda dert yanıyor. Tanıdığım birçok kişi, 13-14 yaşındaki çocuklarının, sosyal medyada paylaşılan bu fotoğrafları gösterip “Bunlardan bizde neden yok?” diye isyan ettiklerini söylüyor.

        Kendi 13-14 yaşlarınızı bir düşünsenize. Ne tehlikeli, ne manasız yıllardır.

        Anne ve babayı asla anlamadığınız, hep bir şeylerin daha fazlasının olmasını istediğiniz, her şeyi kendinizin bildiği yıllar.

        Bir de şimdiki gibi sosyal medyanın olduğunu düşünsenize...

        Oysa ben kendi yıllarımda zenginfakir diye bir ayrım yapıldığını hiç hatırlamıyorum. Hatta apartmanın en zengin ailesinin, en orta halli ailesinin ve apartman görevlisinin çocuklarının arkadaş olup evcilik oynadığımızı hatırlıyorum.

        Şu anı düşünürsek, inanılmaz masum kalıyoruz. Ve haliyle şimdiki yıllarda bu zengin çocukları özel uçakla seyahat etmeyi, en pahalı kıyafetleri, takıları, mücevherleri, çantaları almayı ve dünyanın en güzel yerlerinde tatil yapıp bu fotoğrafları paylaşmayı seviyorlar.

        Çok tehlikeli çok. Allah anne ve babalara sabır versin.

        Aman çocuklar, bunlara sahip olalım diye saçma sapan işlere kalkışmayın. Aileniz kimse onların kıymetini bilin.

        DAN DE ERKEKLERİN DENGESİNİ BOZDU

        Genç çocukların dengesi bozuluyor bozulmasına ama bir de erkeklerin dengesi bozuldu Dan Bilzerian yüzünden.

        Paylaşımlarını bilmeyen yok. Paralar, kadınlar, özel uçaklar, partiler, mücevherler...

        Of aman of! Saymakla bitmez. Bu mevzuyu da bana tanıdığım birkaç erkek arkadaşım hatırlattı.

        Hatta Hakan isimli bir arkadaşım, “Ya bizim bir tanıdığımız var. Dan Bilzerian’ı takip ediyor. Kafayı yedi. Sürekli onun yerinde olmak istiyor. Tuhaf hayaller kuruyor ve çok yanlış arkadaşlıklar edindi. Çocuğu resmen kaybettik” dedi.

        Ben, Dan’i takip etmiyorum. Arada haberleri çıkınca görüyorum paylaşımlarını, ama geçen gün girip baktım gerçekten normal değil. Hatta olacak iş değil.

        Bir değil birçok erkeğin dengesini bozdu, bu belli bir şey.

        OH, SEZEN HAYATA DÖNDÜ

        Sezen Aksu önceki gün Arnavutköy Any’de oturmuş, şarabını yudumlayıp şarkılar söylemiş.

        Oh be, Sezen Aksu hayata döndü. Şükür...

        Uzun yıllardır kendisini takip eden biri olarak bu durum karşısında çok sevindim. Hatta uzun uzun fotoğrafa baktım. Pek hoşuma gitti.

        Şimdi güzel bir de aşk yaşarsa oh ne âlâ. Eski, güzel, alıştığımız Sezen şarkılarından gelir. Bence de gelsin. Yeter Sezen Aksu, biraz silkelen. Daha çok görünür ol. Daha güzel şarkılar yaz.

        TARKAN’IN İLACI PINAR’MIŞ

        Meğer Tarkan’a ilacı Pınar’mış. Oh ne güzel oldu da evlendi.

        Neredeyse on yıldır görmediğimiz kadar çok görmeye başladık Tarkan’ı. Hem de bir kadınla el ele, göz göze. Ağzı kulaklarına varıyor. İnanın çok mutlu oluyorum. Şimdi beni sürekli takip eden bilir. Kendini saklamasına çok mutsuz olur, bunun için sık sık “Tarkan azıcık çık ortaya, çok kapatıyorsun kendini” derdim.

        İnanın şu an bu kadar görünür olmasından ötürü çok mutluyum çok. Tarkan ilacını bulmuş durumda. Aman maşallah.

        Diğer Yazılar