Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Pazartesi günü köşede, “Alaçatı’da otelciler, mekânları şikâyet ediyor” diye yazmıştım. Çünkü, otel sahipleri köy içinde hiç müzik sesi olsun istemiyor. Ya da 24.00’te tüm müzik sesinin bitmesini istiyor.

        Mekân sahiplerinin de 02.00’ye kadar ses izni var. Hepsi o saatte müziği kapatıyor. Ama otelciler artık onu da istemiyor.

        Vali de gelen şikâyetlerden bıktığı için bu hafta müziğin sesinin kaçta kapanmasına karar verecekti. Dün haber geldi. Müziğin sesi 24.00’te kapanacakmış.

        Bu karar Alaçatı’yı bitirir. Zaten tüm işletme sahipleri bir araya gelip bu hafta sonu mekânlarını açmama kararı almış. Yani Alaçatı bu hafta sonu sessizliğe bürünecek.

        Bu da otelcileri bu hafta, “Oh be, sessizlik ne güzel” diye mutlu edebilir, ama kısa bir süre sonra “Ah biz ne yaptık” durumuna gelebilirler.

        Öyle ki Alaçatı’ya yüzde 80 eğlenmeye, yüzde 20 de meraktan gidiyor. O meraktan giden kişiler yüzünden de otelciler, “Ben müzik istemiyorum” diyor.

        Kısa vadede mutlu eden bu yeni uygulama, uzun vadede işlerine balta vurur. O müşteri müzik olmazsa, eğlence olmazsa elini ayağını çeker. Yunan adalarına gider. Siz de avucunuzu yalarsınız.

        Onlar para kazanır, siz oturursunuz. Maalesef o iki saatlik fark çok önemli.

        Son yıllarda eğlence ve gece hayatıyla da üne kavu- şan Alaçatı’da kahvede oturup mülkleri için, “Benim mülke 5 milyon lira veriyorlar, vermiyorum. 6 milyon lira versinler, vereceğim” konuşmaları da hayal olur.

        DÜNYANIN HER YERİNDE BÖYLE

        Müzik sesinin kısılmasının bir kuralı vardır. Yurtdışında ve dünyanın çeşitli tatil yerlerinde 02.00 oldu mu müzik susar. Kimse bu kuralı bozmaz. Bozana da ceza kesiliyor ki zaten en büyük cezalar kesilsin. İstanbul’da da kapalı mekânlarda müziğin 04.00’te bitmesi gerekiyor. O kuralı bozan işletmeye ceza kesiliyor.

        BEN BU İKİLİYİ ÇOK SEVDİM

        “Güneş’in Kızları”nda Selin karakterini canlandıran Hande Erçel’i çok sevdik. İzleyici bayıldı, sahiplendi. Yeşilçam dönemindeki isimlerin yerine koydu. Hande şimdi Show TVde “Aşk Laftan Anlamaz” dizisiyle ekrana geliyor. Fragmanını görünce pek sevdim. Hatta izlerken yüzümde tebessüm oluştu.

        Bu iyi bir şey. Eğer bir diziyi, bir klibi, bir fragmanı izlerken yüzünüzde tatlı bir tebessüm oluşuyorsa tamamdır. İçiniz ısınmış demektir o projeye. Ben bu işi sevdim. Hatta Burak Deniz’e de Medcezir dizisinden aşinayız.

        Yani ikili harika olmuş, yakışmış. Malum son yıllarda izleyici birbirine yakışan çift görmek istiyor ekranda. Yıllardır bu böyleydi, ama artık tamamen aşina oldu herkes. Güzel kız, yakışıklı çocuk.

        Bu anlamda Murat ile Hayat’ın aşkına kilitleniriz, benden söylemesi.

        MAGAZİN GAZETECİLERİ DERNEĞİ GECESİNE NEDEN GİTMEDİM ?

        Öncelikle Magazin Gazetecileri Derneği gecesinde ödül alan herkesi tebrik ederim. Güzel ve kıymetli bir dernektir. Tüm yönetim kurulundaki arkadaşları da tebrik ederim.

        Günlerdir gece gündüz demeden çalışıyorlar. Türkiye’de ödül töreni düzenlemek hiç kolay değil. Çok büyük yorgunluk. Ama yorgunluğun nedeni de koşuşturma değil, milletin kaprisi.

        Bu mesleğe yıllarımı verdim. Dertlerini çektim, az da olsa sefasını sürdüm. Hâlâ dertlerini çekiyor, zaman zaman da olsa sefasını sürüyorum. Ancak ödül törenlerinde yapılan saygısızlıklar yüzünden bu sene MGD’ye gitmedim. Sanatçılar ve gazeteciler aynı yolda yürür. Zaman zaman tartışırız, küseriz, kavga ederiz, hatta küfürler, tekme tokatlar havada uçuşur. Ama sonunda aynı yöne doğru gideriz. İki taraf da aynı amaç için çalışır. Ama:

        -Kaçta sahnede olurum? Ona göre tam saatinde geleyim.

        -Ben salonda oturmam. Arkada bana bir oda açın. Oradan sahneye çıkar, ödülü alıp giderim.

        -Ödül verirseniz gelirim.

        -Bilmem kim ödül alıyormuş. Ben hayatta oraya gelmem. Bak kapıdan geri dönüyorum.

        -Bana ödülü verin, bilmem kim sahneye çıkmadan gideceğim.

        İşte bunları söyleyen sanatçılardan gına geldi. Dostlarını, hatta ödül alan gazeteciyi alkışlamayan sanatçıyı alkışlamıyorum.

        Keşke tüm ödül töreni düzenleyenler bir araya gelse de bu tarz kaprisler yapan kimseye ödül vermeme kararı alınsa. Bakın o zaman her şey nasıl değişecek. Tüm ödül alan gazeteci arkadaşlarımı kutluyorum.

        En İyi Magazin Programı ödülü Pazar Sürprizi’ne verildi. Ödülü sunucu Elif Özkul aldı.

        Diğer Yazılar