Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bir taraftan “yarım kadın” tartışmaları süredursun diğer taraftan ikili ilişkilerde, “Adamı bunalttın”, “Bırak erkek arkadaşlarıyla tatil yapsın”, “Çok fazla kıskanıyorsun” türünden cümleler devam ediyor.

        Geçen kalabalık bir grupta mevzu döndü dolaştı yine Belçim Bilgin ile Yılmaz Erdoğan ikilisine geldi. Bir türlü boşanamadılar ya bazılarını rahatsız ediyor bu durum haliyle.

        Belçim Bilgin’in, “Gerçek sevgi kusursuz olmalı. Kimse kimseyi üzmemeli. İnsanların dip dibe yaşaması gerekmiyor” diye açıklama yapması da nafile. Kimse inanmıyor onların evliliklerinin devam edeceğine.

        Son yıllarda yaşadığımız sıkıntılar birçok kişinin beyin dalgasına da zarar verdi haliyle. Kimsenin kimseye inancı kalmadı.

        Malumunuz Başak Dizer, “Hamile değilim” diyor, bazıları buna rağmen, “Yok seni kandırıyor, hamile hamile” diyor. Belçim’in durumu da o hesap anlayacağınız.

        Bunlara takılmamayı çoktan öğrendim, ama Belçim’in düşüncelerine kesinlikle katılıyorum. Dip dibe yaşamak gerekmiyor, hatta dip dibe yaşamak ayrılık getiriyor. İnsanlar sıkboğaz oluyor. Daralıyor. Şöyle bir etrafınıza bakın. Dip dibe yaşayanlar birbirini daha çok aldatıyor. Arkasından daha çok iş çeviriyor. Tabii istisnalar her zaman vardır. “Herkes öyledir” demiyorum. Ama genelde öyledir.

        Daraltılan erkek boşluk bulmaya çalışır. Etrafımda çok örnekleri var. Aman dikkat!

        DİP DİBE YAŞAMAK...

        1- Bunaltır.

        2- Kaşıntılar getirir.

        3- Küçük kaçamak fırsatları yaratılmaya çalışılır.

        4- Göz, kaş sürekli oynamaya başlar.

        5- İş toplantıları daha çok sıklaşır.

        6 SENE SONRA YENİDEN BİRLİKTELER

        Sanat dünyasının küskünleri meşhurdur bilirsiniz. Manasız şeylerden bir küser, bir daha da barışmazlar. Hatta “O geliyorsa ben gelmem”, “O ödül alıyorsa ben oraya adım atmam”, “O varsa ben yokum” gibi cümleler havada uçuşur.

        Bir araya geldiklerinde de “Ay biz neden küsmüştük?” der, yola devam eder ya da etmezler. Etmezlerse bir daha asla aynı havayı solumak istemezler.

        Ancak Nükhet Duru ile Cenk Eren bu ikinci kategoride değiller. Tartıştılar, küstüler ama yeniden bir araya geldiler.

        Hatta son yıllarda eskisi gibi de yedikleri, içtikleri ayrı gitmiyor. Çok göze sokmasalar da güzel dostluklarına devam ediyorlar.

        İkiliyi ikna ettiler ve 6 sene sonra 29 Temmuz’da Batum’da yeniden sahneye çıkacaklar. Ben bu birlikteliğin tek konserle kalacağını düşünmüyorum. Kalmasın da zaten.

        Çünkü Nükhet ile Cenk gayet güzel enerji yayıyor, sahnede hem eğleniyor hem eğlendiriyorlar. Bu arada Cenk Eren’in Tanju Okan şarkılarından sonra Ferdi Özbeğen şarkılarına hazırlandığını herkes biliyor.

        Albümün çıkış tarihi kasım. Meraklısının şimdiden haberi olsun.

        ESKİ ŞARKILARA NUR YAĞIYOR

        “Bitpazarına nur yağar” sözü tam da şu günlerde müzik dünyası için geçerli. Eski şarkılara merakımız bir türlü geçmiyor, geçemiyor.

        Çünkü yeni çıkan şarkılar saman alevi gibi yok oluyor. O yüzdendir ki birçok ünlü isim, nostalji eserleri sandıklardan çıkarıyor. Haksız da sayılmazlar.

        Mesela Hakan Peker, eski şarkılarını topladığı bir albüm yaptı. Her yerde “Efsane” fırtınası esiyor.

        Hangi tatil yöresine, hangi mekâna gitsem, “Bir efsaneydi efsane, seninle beraber olmak” çalıyor.

        Albüm ilk çıktığında ne yalan söyleyeyim yeniden bu kadar sevileceğini beklemiyordum, ama son günlerde hız kesmeden bir “Efsane” şarkısı dönüyor ortalarda.

        Malumunuz Hakan Peker de çok görünmez ortalarda. Kendini saklar, göstermez, ama yıllar sonra bu şarkıyı yapması doğru bir seçim olmuş.

        AKIL SAĞLIĞINIZ İÇİN TAVSİYE

        - Serdar Ortaç ve eşi Chloe Loughnan’ın bir an önce aşklarının büyüklüğünden bahsetmeyi bırakmaları gerek. Ya kendilerine bunu anlatamadılar ya da memlekete anlatamadıklarını düşünüyorlar. Tamam anladık, birbirinize deli gibi âşıksınız.

        - Malkoç Süalp ve Bade İşcil’in bir dargın bir barışık evlilikleri hâlâ sürüyor. Kendilerini çeken gazetecilere “Saçma sapan insanlar” diye çıkışan ikiliye bir tavsiye: “Allah aşkına hem kendi hem de bizim akıl sağlığımız için bir karar verin. Ne yapacağımızı, ne diyeceğimizi şaşırdık da.”

        Diğer Yazılar